şükela:  tümü | bugün
  • çocukların henüz düşünceleri filtreleme ve -mışcasına davranma yetenekleri gelişmediği için beyaza beyaz, siyaha siyah demeleri durumu.

    çocuklar büyükler gibi değildir. size duymak istediklerinizi vermezler. girdikleri kabın şeklini almazlar. çocuklar gerçekleri, olduğu haliyle size sunarlar. bunu dersem ne hisseder diye düşünmedikleri için son derece ayarsız canlılardır.

    bir çocuk sizinle ilgili bir tespitte bulunmuşsa bilin ki siz osunuz. az önce bir tanesi beni öyle bir silkeledi ki gülsem mi ağlasam mı hiç bilemiyorum şu anda.

    şirketteyim, her departmanda bir kişi var. ortalık çok sakin. ikram görevlisi ablanın 11 yaşındaki kızı da gelmiş, benim odaya geldi. boş bir masaya oturdu; bir şeyler yazıyor çiziyordu kendi halinde. derken başladık:

    - sen burda ne iş yapıyorsun carrie abla?
    şimdi abidik gubidik işler yaptığım için çocuğa özetle bir şeyler anlattım. çünkü biliyorum ki ona bildiği bir meslek ve somut bir şeyler vermeliyim. bilgisayar mühendisiyim, avukatım, öğretmenim gibi. ama onlardan biri değilim. anlayabileceği şekilde şunları şunları yapıyorum dedim.
    suratında zerre ikna olmadığını belirten ifadeyi gördüm ve gardımı aldım.

    - o zaman neden bugün işe geldin ki??!!%&
    bak şimdi lafa bak. çocuk, benim gerekliliğimi sorguluyor. ona o kadar fuzuli geldim ki, varlığımı sorguluyor artist.*

    -nerden mezunsun?
    okulumu ve bölümümü söyledim.
    - ne yapıyor yani o? *
    çocuk için ne mesleğimin ne bölümümün zerre kıymeti harbiyesi yok. fuzuliyim onun için, gözünde zerre karizmam yok.

    (en sevdiğim kısmı geliyor)

    - bütün derslerin iyi miydi lisede peki? lise çok zormuş. öğretmenliğe puanın mı yetmedi?
    burda ben biraz hata verdim, açıklamaya çalıştım. zaten onlar atanamıyorlar dedi.
    bakın, benim açıklamalarımdan ikna olmuyor. ona göre öğretmen olmak yerine bu gereksiz mesleği yapmamın kabul edilebilir tarafı olmadığı için bahane yarattığımı düşünüp beni pışpışlıyor bir de velet.*

    sonra benimle meslek ve kariyer konuşması yapmasının çok gereksiz olduğuna karar vermiş olmalı ki "sen youtube izliyor musun" dedi. çünkü artık onun gözündeki yerim bu benim.
    şarkı dinlediğimi ve film seyrettiğimi söyledim.
    ben izliyorum, benim izlediğim youtuber film çıkarttı, ona ödül vermişlerdi ama çocuklara kötü örnek oluşturduğu için ödülünü geri aldılar dedi.
    eğer ki enes batur denen çocuk film çıkarıp solda gündem olmasaydı adını dahi bilmeyecektim ve çocuğun gözünde sosyal açıdan da tam bir idiyot olacaktım.*
    seviyor musun? dedim.
    evet çok komik biri dedi. bunu diyen çocuk 11 yaşında, başka yorum yapmayacağım. anlayan anlamıştır.

    şükür ki annesi yemeğe çıkardı ve gitti ben de hayatımın en çetin mülakatlarından birini vermiş oldum. şimdi oturdum ağlıyorum ve bu satırları yazıyorum. birazdan tarayıcıya nasıl öğretmen olunur yazacağım, bir youtube videosu ile anlatıyorlardır diye ümit ediyorum.