şükela:  tümü | bugün
  • türkiye'de hala lüks görülen, çocukların cankurtarıcısı. altın bileziğe, yemek odası takımına, plazma tv'ye, otomobile, ne acıdır ki otomobil kaskosuna para döken yurdum insanı en değersiz varlık olarak çocuklarını mı görmektedir ki, ucuzdan pahalıya çeşitli seçenekleri olan çocuk oto koltuklarını kullanmamakta, çocukları arka koltukta başıboş bırakabilmekte, hatta ön koltukta, direksiyonda kucağa alarak götürmektedir. otomobili çizilecek diye içi giden ana babalar nasıl olmakta da çocukları zarar görecek diye korkmamaktadırlar, anlamak mümkün değil.
    (bkz: cehaletin böylesi)
    (bkz: tevekkülün böylesi)
  • anne kucağından daha güvenli olan tek yer, tabii seyahat durumundayken.
  • araba hırsızlarının * kesinlikle tamah etmedikleri koltuklardır. halbuki tanesi 200 - 500 ytl arasında değişen ve oto teybine göre daha iyi kazandıracak metalardır. neyse uyanmasınlar
  • araba hirsizlarinin calmaya calisirken kesin yakalanacaklari koltuklardir. netekim britax (turkiye'de romer adiyla satiliyo) marka bir oto koltugunu arabaya adam gibi takmak icin en azindan 10 dakika, cikarmak icin de 8 dakika ugrasmak gerekir (saat tuttum, hic sormayin).

    guvenliginin ve diger faydali ozelliklerinin disinda, arka koltukta oturan iki cocugun birbirlerine ucan tekme atmalarini da onler.

    "iki dakikalik yol, baglamasam da olur" diyenlere de, istastistiklere gore cocuk yaralanmali kazalarin %80den fazlasi, evin 5 mil capindaki cevresinde oluyormus. bakkala bile gidiyorsaniz, ya baglayin cocugunuzu, ya da yuruyun kardesim zaten benzin ne kadar olmus.
  • (bkz: isofix)
  • içleri uzun süreli kullanımda cips, kek ve bilumum kırıntı ile dolan koltuklardır, üzerine bir de işenir bunların o yüzden en geç 3 ayda bir temizlenmeli ve havalandırılmalıdır yoksa otomobilde şöyle diyaloglar yaşanabilir

    - bir kaka kokusu geliyor mu burnuna tatlım ?
    + evet ama çocuk evde ?
  • cocuklarin araba ile seyahatleri sirasinda kullandiklari ozel koltuklardir.

    arabadaki emniyet kemeri ile arabaya baglanir, her yasa gore belirli bir yuksekligi vardir ve erken yaslardaki cocuk araba koltuklarinin kendi emniyet kemeri vardir.

    turkiye'de lux bir ihtiyac olmasina karsilik, ingiltere ve pek cok avrupa ulkesinde cocuk belirli bir boya gelinceye kadar (1.52 cm) kullanilmasi kanunen mecburidir.

    kullanilmazsa ve kaza gecirilirse sigorta odeme yapmaz. tum sorumluluk sofore aittir.
    (bkz: car seat)
  • sonuna kadar gerekli bir araçtır. arabada anne kucağından daha güvenlidir.
    kaza anında anne kucağındaki bebe fincandaki zar gibi zıplar arabada ama koltuğunda ve bağlıysa kıpırdamaz bile,tecrübeyle sabittir.
    çok çok çeşidi vardır ama temelde 3'e ayrılır.
    1. 3-9 kg arası bebekler içindir.daha bi anakucağı-beşik havası vardır. bağlanmaları ve çözülmeleri oldukça kolaydır ve taşıma kolları vardır.zira arabadan çözüp takımı olduğu bebek arabasına monte edebilirsiniz.
    2. 9-18 kg arası bebek ve çocuklar içindir. daha bi koltuk gibidir ama yinede yanlarda uyuyup kafası düşünce anne göğsü gibi tutacak kısımları vardır. bunların bağlanması bira komplikedir. bi bağlarsınız sonra kalır orda.
    3. bunu daha kullanmadık o yüzden pek bilmiyorum :d ama sanırım 12 yaşa kadar falan kullanılır. minder tazında olanları da vardır. bu artık bildiğiniz koltuk gibidir.
    hepsinin ortak amacı çocuğa arabada ekstra güvenlik sağlamaktır ortak özelliği ise biraz tuzlu olmalarıdır.
    ama bebelerimiz herşeye değer ;)

    aman oturmuyo durmuyo geyiği yapmayın kardeşim daha ne olduğunu anlamadan alıştırırsan oturur hiç de aramaz seni.
    ayrıca annenin bebeyle arkada oturması da bence çok itici.
  • çocuklar genellikle 2 - 3 yaşından itibaren bu koltuğa oturmayı redderler. daha çok ön koltuğa hatta şoför koltuğuna oturmak isterler. bu arzu gün gittikçe daha da alevlenir. ağlayıp, zırlayıp olayı terörize ederler. anne babanın her türlü ikna çabasını boşa çıkarırlar. isteklerinde ısrarcı olurlar.

    bilinçli, tehlikenin farkında olan ebeveyn bu durum karşısında tutumunu değiştirmez. zorla da olsa çocuk koltuğuna oturtup kemerini bağlar. çocuk bu arada ağlama dozunu daha 10 kat artırır..
    tüm telkinlere, güzel sözlere ağlamanın ötesinde, adeta yırtan bir sesle karşılık verir. küfür etmeyi de öğrendiyse hiç çekinmez eder.

    peki ne yapmak gerekir?

    bunu kesin olarak bilsem gerçekten paylaşırdım. yine de ne kadar faydalıdır bilemem ama ürettiğim bir çözümü aktarayım.

    hız kontrolü yapan trafik polis noktasında durdum. polisin yanına giderek, konuyu genel olarak aktardım, çocuğumla konuşması için ricada bulundum. polis memuru, sağolsun aynı duyarlılıkla işini gücünü bırakıp geldi.

    + bak, yakışıklı biz ağladığını, koltuğuna otumak istemediğini gördük. babanı durduk. eğer ağlamaya devam edersen, anne, babana ceza yazarım. çocuklar ön koltuğa oturmaz. tamam mı? anlaştık mı? dedi.

    bizim delüğanlı ağmayı kesti. cılız bir sesle cevap verdi.

    + an laş tık.

    polise teşekkür ettim ve tekrar yola çıktık. ne ağlama kaldı. ne terör.

    tabi iş bununla bitmedi.

    aradan bir kaç gün geçti.

    iş dönüşü en sevdiği çikolatadan alıp, önceden a4 boyutunda bir kağıda polis arabası print ettiğim ve çikoltayı buna sardım.

    + bak oğlum polisler ön koltuğa oturan çocukların babasına, annesine, kuzenlerine, dayısına, halasına, eniştesine, dedesine, babaannesine.. ceza yazmışlar o parayla da arka koltuğa oturup kemerini bağlayan çocuklara çikolata almışlar. beni çağırdılar, bu çikoltayı sana vermemi söylediler..
    dedim.

    olayı bitirdik..