şükela:  tümü | bugün
  • küçük yaştan itibaren bazı seçimleri ona bırakın. haysiyetini kırıcı eylemlerde bulunmayın. ceza adı altında sevmediği şeyleri yaptırmak yerine sevdiği şeyleri ertelemeyi deneyin. başkalarında görüp eleştirdiğiniz şeyleri onların gözü önünde yapmayın.
  • "cocuk bos bir sayfadır, ne yazarsan o olur" düşüncesinden kurtulun. cocuklar, kendi huyları, tercihleri ve ozellikleri olan kucuk insanlardır. yonelimlerine göre egitim verin, yaparken mutlu olacağı bir mesleğe hazırlanmasına yardim edin.
    "kendi gönlüne bırakırsan ya davulcuya, ya zurnacıya kaçar" diye boğmayın.
    bol bol sevin. bunun limiti olmaz, yarin daha da fazla sevin.
    başkasının cocuguna, hatta anasına davrandığınız gibi davranın. (vurmayın, yaninda veya kendisine argo konuşmayın, nazik olun)
    yuz goz olmayin.
    kimin buyuk oldugu belli olsun. disiplini elde tutun.
    herşeye hayir demeyin. hayir dediginiz zaman mumkunse sebebini de anlatın.
    sigara içmeyin.
    ve her zaman elinden tutun, karsiliksiz destekleyin.
  • oblomov u okusunlar
  • illa bir uğraşları olsun. spor yapsın, ne bileyim piyano çalsın, gitsin kaysın. ama bir şey yapsın. hobisi matematik olsa bile olur, yeter ki bir şeyde iyi olduğunu söyleyebilsin. sevinir hem.
  • ev işlerine yardım etmesine izin verin, bırakın kırsın, dökülsün, üstü kirlensin. çamurla oynasın, kumda yuvarlansın. elinizde bezle çocuğun peşinden koşmayın ''ay kirlendi, ay pislendi.'' diye.
    bir de arada gönderin seveyim, ısırayım. ağlayınca gelir alırsınız.
  • çocuğunuzun terbiyesini kendiniz verin.
    eğer bunu yapmazsanız, büyüdüklerinde başkaları mutlaka yaparlar (çünkü kimse kimseye sonsuza kadar sabır göstermez) ve sizde anne-baba olarak bu duruma çok üzülürsünüz. yetiştirdiğiniz çocuğunuza başkalarının terbiye vermesi zorunuza gider çünkü.
    çocuklar, her anne-baba için kıymetlidir, özeldir. dünyanın en güzel şeylerine layıktır ve her iyi anne-baba çocuğuna her şeyin en güzelini vermek ister. doğaldır ve olması gereken şeydir bu. ama bunu yaparken; çocuğunuzu dünyanın merkezinde kendisi varmış gibi, her şeyi yapmayı kendinde hak gören bir insan olarak yetiştirirseniz, ilerde çok acısını çekersiniz.
    annemin bir sözü vardı: "kendinize, "allah belanı versin" dedirtmeyin kimseye. efendi olun, düzgün bir hayat yaşayın."
    sözünü kendimce yerine getirmeye çalışıyorum. düzgün bir hayat yaşamaya, efendiden bir insan olmaya, başkalarınında bu dünyada en az benim kadar yaşama hakkı olduğuna, herkesin zaten kendine yeten yeteri kadar derdi tasası varken birde benim kimsenin başına bela olmamam gerektiğine, tüm bunlara elimden geldiğince dikkat ederek yaşamaya çalışıyorum.
    benim naçizane tavsiyem, bu yönde olacaktır.
  • beni rahat bıraksın da kime bela olursa olsun mantığıyla sokağa salmayın. çocuğunuzun başkalarını rahatsız etmediğinden, başkalarının malına zarar vermediğinden emin olun. sonra çocuğa değil size (daha doğrusu çocuk üzerinden size) sövüyorum haberiniz olsun.
  • 1.si çocuk yapmayın.
    2. yaptıysanız olmuş artık, çocuğunuzun ergenlik döneminde ailenizin size davrandığı gibi siz de onlara davranmayın.
    3. ergenlik dönemi saçmalıkları olucak elbet, ama düzgün bi insan olarak yaşamasını sağlayın.
    4. ve son olarak da, her şeyi size anlatmasına alıştırın, baskıcı olmayın. baskıcı olunca biliyorsunuz ki her şey ebeveynlere söylenmiyor. üzülen siz olursunuz.
  • çocuk hakları temelinde şekillenmesi anlamlı olan tavsiyelerdir. öncelikle kilit kavramın sevgi olduğunu unutmayın, çocuğunuzu bir uzman da kurallara göre yetiştirebilir ama o sizin çocuğunuz kimse onu sizin kadar sevemez. temel çocuk haklarını yerine getirseniz bile hiç bitmeyecek bu öğrenme sürecine iyi bir giriş yaptınız demektir.
    hak deyince yaşama hakkı ilk sıradadır, tabi ki beslenmesinden sağlığından ve barınmasından sorumlusunuz.
    gelişim hakkı; ebeveyn olarak çocuğunuzun fiziksel, sosyal, duygusal ve zihinsel gelişimini desteklemelisiniz. bilemedim ben onu derseniz yardım alın, grup eğitimlerini öneririm hem keyifli vakit geçirirsiniz hem de grup süreci verimliliği artırır. (bkz: badep) (bkz: adp)
    çocuğunuzu tehlikelerden ve ihmal / istismardan korumakla yükümlüsünüz. bu konu hassas; çocuğa iyi dokunma-kötü dokunmayı öğretin, vücudunun özel bölgelerini anlatın.
    ve illa ki katılım hakkı. bağımsız birey yetiştirmek için çocuğunuzun evde, okulda söz sahibi olmasını destekleyin. gerisi gelir zaten.
  • etrafınızdayken her hareketinize dikkat edin. zira 15-16 aylıktan itibaren hareketlerinizi, sesinizin tonunu dahi anlayıp sizi taklit etmeye başlar. elinizde eşsiz ve çok değerli bir hamur var ve onu çok iyi yoğurabilmeniz lazım. hareketlerini asla kısıtlamayın, yeri geldiğinde nelerin tehlikeli ve neden tehlikeli olduğunu anlatın, yeri geldiğinde eğer zarar görme ihtimali yoksa veya küçük ama önemsiz bir zarar görme ihtimali varsa bırakın kendisi birşeyleri öğrensin. böylelikle tamamen size bağımlı olarak büyümeyecektir.

    herşeyden önce siz başka bir siz yetiştirmiyorsunuz, oğlunuz/kızınız büyüyecek ve bambaşka bir birey olacak. asla özgür iradesine etki etmemeye özen gösterin. siz sadece onu baskı kurmadan birşeylere yönlendirin. asla tek bir seçenek koymayın önüne, yol gösterici olun ama yolu onun seçmesine izin verin. mesela bir spora yönlendirin, ister tenis oynasın, ister voleybol, ister futbol, ister basketbol. yada müziğe yönlendirin ister keman çalsın ister piano, ister gitar çalsın, ister bateri. bunlar tamamen onun tercihleri olsun. baskıcı bir aile her zaman kötü sonuçlar doğurur çocuklar üzerinde.

    herşeyden önemlisi, ona düzgün bir aile terbiyesi verin ve bunu sevgi ile besleyerek yapın.