şükela:  tümü | bugün
2221 entry daha
  • dünyadaki her şeyi a ile an arasında sanmaya sebep olabilir.
    40 cilt ansiklopedinin yalnızca ilk cildi elde olunca aborjinler, afrika, afyon gibi bilgilerin insana tüm hayatı boyunca yetebileceğini sanıyor insan.

    bir de çocukken dünya atlasıyla haşır neşir olmakla yarışır bu durum.
  • bunun bir de her sene başında okul kitapları dağıtılınca o kitapları okuma versiyonu vardır. o da en az bu kadar keyiflidir. şahsen ben 6.sınıftan itibaren her sene sosyal bilgiler, tarih, coğrafya, inkılap ve fen derslerini merakla ilk günlerde okurdum.
  • okunan, özellikle hayat ansiklopedisi, istanbul ansiklopedisi gibi tematik bir şeyse daha zevkli olurdu.

    tabii çocukken takvim okumanın zevkiyle kıyaslanamaz.

    fıkralar, özdeyişler, anekdotlar... bambaşka bir dünyaydı.

    şunu da belirtmek lazım, en güzeli hürriyet gazetesinin takvimiydi.
  • ilk ve son ansiklopedi okuyuşum olmuştur.
    kardeşle beraber merakla ve heyecanla sayfaları kurcalarken, resmedilmiş cehennem tasviri gördük
    ince halat gibi bir şey var oradan aşağı insanlar düşüyor aşağıda bedeni insana benzeyen yüzü şeytan gibi kuyruklu değişik varlıklar düşen insanlara işkence yapıyorlardı hemde ne işkenceler ortam kırmızımsı alevler,siyah koyu yeşil renklerde resmedilmiş daha fazla anlatmaya dilim varmıyor.
    25 yıl geçti aradan bir karesini dahi unutamadım.
    meydan larousse, çocukluğumun hezeyanı olarak anımsarım,benim için bir pişmanlık oldu.