şükela:  tümü | bugün
  • benim için kesinlikle "pro action football" isimli oyuncaktır.

    böylesine bir mutluluğu yaşama hayali çocukluğumu derinden etkilemiştir:
    http://www.tablesoccer.cc/…/paf_box_back800x500.jpg
  • intertoy oyuncaklarıdır. genellikle akmerkezde satılırdı. ben aldırırdım ama fakir komşu çocuklarında olmazdı ordan biliyorum. gelir benimkilere bakar bakar giderlerdi elletmezdim bide. fırlamalık diz boyu tabi.
  • mazotla mı benzinle mi ne çalışan arabalar vardı. onlardan bir tanesini pederi ikna edip bir türlü aldıramamıştım. bende hızlı giden normal şarjlı ve pilli çalışanlar vardı. onlar da pahalıydı ama bu mazotla çalışanlar bi başka pahalıydı, uçak gibi giderlerdi şerefsizim. 1-2 kere bunların yarışını izlemiştim, o zamanlar benim kırmızı ferrari vardı mahallede herkesi geçerdim onla. bu bebelere artislik yapıp yarışa gireyim dedim, elime hakimdim çünkü. başlarda iyi idare edebildim ama hız farkı vardı işte. o zamanlar 11-12 yaşındaydım, 7-8 yaşlarında olan 2 çocuk hariç tüm hepsi adeta içimden geçmişlerdi. uçak gibiydi ibneler, o gün akşama kadar ağlamıştım da babam yine almamıştı, pis herif..
  • barbie evi şöyle en büyüğünden 7-8 katlı çok istiyordum.artık ilerde çocuğum olursa ona alıp oynamayı planlıyorum.
  • (bkz: opel tigra)
  • (bkz: matkap)*
  • akülü araba elbette. her yaşımda akülü araba istediğimi çok net hatırlıyorum, ama kendileri 10-15 yaşlarında bir otomobil ile aynı fiyatlarda olduğu için almıyorlardı. bi seferinde amcam almanya'dan bi araba hediye getirmişti içine binilen, akülü sanıp sevinmiştim, sonra bi fark ettim ki fred çakmaktaş'ın arabası gibi ayaklarla ittirilen pedallı dandik bişi. bu hayatımdaki ilk büyük hayal kırıklığımdı.

    ikincisi ise babamın ben 6 yaşındayken kupon falan toplayıp akülü araba beklerken eve bilgisayar almasıydı. oğlunu ne gibi bi bağımlılığın kucağına attığını bilmiyordu.
  • tay kadar büyük oyuncak kamyonet vardı. yıkmıştım ortalığı ama nafile...
  • ufacık bir çocukken annem ile gittiğim maltepe pazarında gördüğüm oyuncak yazar kasadır benim için. bütün yaşıtlarım akülü arabalar, action manler ve bunlar gibi birçok oyuncak için kafayı yerken benim tek istediğim bir yazar kasaydı. hala nerede bir fiş yazan kasa görsem içim burkulur, boynum bükülür, düşünürüm o kasayı alsam ne bok yiyecektim, kimlere ne fişi kesecektim diye, cevap veremem kendime, içimde kaldığıyla kalır öyle.
  • (bkz: uzaktan kumandalı araba)

    ama nasıl ? şimdi vardı benim de bir tane uzaktan kumandalı arabam allah için. alamanya'dan gelen halam almıştı. böyle ateş kırmızısı bir ferrari. bir de amcamın oğlu var 1 yaş büyük benden. onunki de mclaren gibi bir şeydi sanırım. yalnız aradaki fark şuydu. benim arabamın kumandasında tek tuş vardı. ilk basışta ileri giderdi. ikincide de sola doğru dönerek geri gelirdi. amcamın oğlundaki arabanın kumandasında ise ileri-geri ve yön tuşları ayrıydı.(yani normal olan onunkisi zaten) ben kendi arabamı döndürmek için önce ileri alıp sonra geri sarmak zorunda kalırken o tek seferde arabayı döndürürdü. ki bu olaylar takriben 19-20 yıl önce oluyor. işte o günden beridir doğru düzgün bir fırsatım olmadı ki böyle normal kumandalı bir oyuncak arabayı aldırabileyim. şimdi de yaş geçti. alsam mı lan yoksa böyle büyükler için olanlardan bir tane ?