şükela:  tümü | bugün
  • kertenkele yakalayıp,sırtını yararak içine canlı kelebeği kanatları dışarıda kalacak şekilde sokar,pansuman falan da yapardım güzelce.burada amaç iyileşme sürecinden sonra kertenkelenin uçması idi.adı bile keretenkelebek olacaktı.ama her ikisi de ölürdü ameliyattan sonra.baktım olmuyo ben de vazgeçtim bilime hizmet etmekten.
  • çocuk henüz toplum tarafından ayıplanma kavramlarını içselleştirmeden önce, toplumdan ya da ailesinden, aile reisinden güçlünün güçsüzü ezdiğini öğrenir. kendinden küçük bir canlıya hükmedebileceğini görür ve bu öğrendiğini başka canlılar üzerinde dener. bu yüzden bu işkenceler insanın bir özetidir aslında. insanın karakteri eline güç geçince belli olur denir, doğrudur.
  • bizim mahalledeki mehmet'in yaptıklarının yanında pek çoğunun epey naif kaldığını söyleyebileceğim işkencelerdir. ki ben kendisinin az dayağını yememişimdir. dayak da dayak hani... saçlarımdan sürüklendiğimi bilirim.
    her bahar, yaz ayları boyunca bizim mahalle yavru kedi cesedinden geçilmezdi. bu mehmet denen canavar, eline geçirdiği tüm yavruları karınlarından büyük çivilerle çakardı betonlara, toprağa, ağaca artık nereyi denk getirdiyse o an. ben de ağlaya ağlaya ölü yavruları çivilerden çıkarıp gömerdim. mehmet'i kedi çakarken veya çakmaya hazırlanırken gördüğümde de gidip, hayvanı kurtarmak için çocuğa saldırırdım. akabinde de dayağımı yerdim bir güzel.
    bunlar ailece manyaktı. bizim sokaktaki bir binanın giriş katında otururlardı. babası anneyi, anne çocukları, büyük çocuklar daha küçüklerini, gücü yeten gücünün yettiğini döverdi kısaca. bu mehmet de kedileri çiviyle çakardı işte. ben bir keresinde bunu annesine şikayet etmeye gitmiştim de, kadın bana kola şişesi fırlatıp kovmuştu.
    mehmet biraz daha büyüdüğünde kedilerle uğraşmayı bıraktı da kurtulduk. daha ilkokuldayken birkaç kişiyi bıçaklamıştı çocuk. umarım şimdi demir parmaklıklar arkasında bir yerlerdedir de tüm canlılara zarar vermesi önlenmiştir.
  • "çocuk olmanın en iyi yanı aptal olma hakkına sahip olmanızdır. misal ben diş macununun tadını sevmediğim için yıllarca tüp çukulatayla dişimi fırçaladım. ekmeğe diş macunu sürüp yiyen bir çocukla dialektik gereği iyi arkadaş olduk. aptallık konusunda sınır tanımıyorduk. çarşaftan kedi paraşütü icad ettiğimizi, kedileri bu paraşüte bağlayıp balkondan attığımızı hatırlıyorum. kediler sertçe yere iniyorlar ve üstlerine kapanan çarşafla birlikte koşturmaya başlıyorlardı. en son attığımız kedi ise bir yavru kediydi ve hafifliği yüzünden yere düşmek yerine çarşafı dolduran rüzgarla göğe yükselmişti. gökyüzünde küçük bir nokta haline gelene kadar acı dolu miyavlarını duymuştuk. kediyi bir daha görmedik. bilim şehidi olmuştu. uzaya kedi gönderen ilk türkler olmamıza rağmen elimizden bir tutan çıkmadı... * "

    (*) alıntı - http://www.pamukcuce.com/chorap.htm
  • şahsımı dehşete düşürmüş işkencelerdir. nasıl çocukluk geçirdiniz olum siz? topunuz inşaata mı kaçtı, babanız ananıza mı saldırdı, neyin nefretini kinini kustunuz hayvanların üzerine? bi de "çocuktuk işte" diye normal bir şeymiş gibi açıklama yapanlar olmuş onlara diyecek söz bulamıyorum.

    (bkz: lord of the flies)
  • balık dolu akvaryuma anne ve baba yokken işemek. en sonunda işi abartıp sıçmak. sonra da anneden sopa yemek.
  • hayatinin hic bir asamasinda hic bir hayvana işkence yapmamis bir insan olarak bir turlu anlayamadigim işkenceler bunlar.
    simdi ben yolsa görsem böyle kediye köpeğe kusa işkence eden pic, agzini yamulturum net. simdiden adam olsun da ileride kendisinden dusuk rütbede calisan-calisacak olan bir alay insana eziyet etmesin, eskaza mudur, patron, amir bilmemne olursa ortaligi rahatça skip atabileceğini falan düşünmesin.
    zaten kimil zararlısına benzeyen insan yavrusundan iyiden tiksindim. bir de oturmuşlar burda iyi bok yemiş gibi anlatıyorlar. sanki biz hic çocuk olmadık. biz de evden azar yiye yiye tabak canak calip kedi köpek tasi yapardık, su verirdim, ekmek calardim, peynir calardim kediye köpeğe, bulgur calardim kuşlara.
    ondan sonra da memleketin yüzde ellisi neden böyle secimler yapıyor.
    al iste. bebe kucukken belliymiş. katil kiliklilar sizi. hasta herifler.
  • ne geniş ne pislikmişsiniz ne eğitimsiz ailelere sahip insanlarmışsınız siz pes doğrusu!
    böyle bir başlığın olması bile çok ama çok garip.
    "hayvanlara yapılan işkenceler " "çocukken hayvanlara yapılan işkenceler"

    ikisi arasında hiç bir fark yok.
    çocukken insanın aklı erer bir canlıya zarar verip vermeyeceğine. sizde değil suç sizi yetiştirenlerde.
  • minik bi balkonumuz vardı.
    ordaki giderden asker gibi sıra sıra karıncalar çıkardı.
    ben de pusuya yatıp, her çıkanı sırayla öldürürdüm.
    ailem ne dediyse bırakmadım.
    sonra bigün annem, "onun da çocukları vardı. şimdi sen öldürdün ve o yavrular annesiz kaldı. mutlu musun?" dedi.
    o kadar ağlamıştım ki..
    işte o günden sonra bırakın hayvanlara zarar vermeyi, bulduğum her kediyi eve getirdim.
    büyüdüm,
    hayvan hakları savunucusu oldum.
    çünkü biliyorum ki, onlar da anne..
  • evde beslediğimiz kanaryaların yavrularını, uzaktan kumandalı oyuncak arabaya doldurup evde gezintiye çıkarmak.