şükela:  tümü | bugün
  • kesinlikle alf.. birkaç yıl önce idaş sadi adı altında çakması çıkana kadar aklıma bile gelmiyordu bu kedi yiyen, sevimli karakter.
  • bir de ismini hatırlamıyorsan falan iyice deli durumuna düşürür insanı.
    misal benim herhalde yayınlandığı sürece sadece benim seyrettiğime inandığım bir dizi var. kime sorsam yok hatırlamıyorum, emin misin böyle bi dizi olduğuna, gibi şeyler duyuyorum. internette de bulamıyorum karakterlerin tipi ve birazcık konusu haricinde bişey hatırlayamadığım için.
    çok müşkül durumdayım sözlük.
  • ben henüz sik kadarken, susam sokağından sonra bi dizi vardı. muhtemelen ilkokul öğrencilerinin maceralarını konu alan bi diziydi. tek hatırladığım da uyuşuk ve hafif şişmanca bi kızın öğretmen yoklama alırken esnemeli bi sesle burda demesi.

    yıllardır hafızamdan çıkmayan bu görüntüyü hep bi ortamda söylemek istemiştim, kısmet bugüneymiş. diziyi hiç de sevmezdim, muhtemelen izlemiyodum da ama o sikik karı aklımdan çıkmıyo işte napıyim. belki bu entry işe yarar da unuturum şişkoyu. kıvırcık saçlıydı bi de kevaşe.

    edit: dizinin adı carrosselmiş, zartanyanve harveydente teşekkürler.
  • bir fransız dizisiydi. kızlar erkekler okuldan çıkıp cafe gibi bir yerde toplanıp öpüşüp duruyorlardı. ama ne öpüşme; sadece dudaklar birbirine deyiyordu o kadar. ama o zamanlar 'anammm öpüşüyorlar lan' gibi bir hissiyatla izliyorduk. kızlar da habire 'olaalaa' gibi birşey diyorlardı.

    edit:' ilk öpücük 'müş.
    en bi gercek sour ve kai castel e teşekkürler..
  • goosebumps

    akşamüstü, haberlerden önce show tv'de yayınlanırdı. çok pis korkmuşluğum vardır, yani ananıski diye tırsarak seyrettiğimi hatırlıyorum tabii o zaman ananıski demiyordum ama yine de bi tepki veriyordum herhalde. fenaydı, o dönem atv'de de süper baba'nın tekrarları bölümleri dönüyordu aynı zaman diliminde apartmanın en üst katındaki komşunun evinde bu ikisini seyrederken ki halimi hatırlıyorum şimdi. niye komşunun evi, niye ikisi birbiriyle ilişkili bilemiyorum. belki ayrı zamanlarda ayrı mekanlarda seyretmiştim ama şuan zihnim öyle tamamlıyor anıyı.

    neyse, aradan yıllar yıllar geçip birkaç ay öncesine geldiğimde bu dizinin adını unutmuş ama aklımdaki kalmış birkaç ürkütücü sahnesiyle hatırlamaya çalışıyordum, ee tabii artık elimizde imkan da vardı; çocukluk dizimi indirme imkanı. aramaya inandım ve sonunda buldum, artık çocukluğumdaki gibi korkmayı özlediğimde goosebumps açıp seyrediyorum.

    seyrederken aklıma, o eski apartmanın ikinci katındaki daire geliyor, küçük salon, vitrindeki kitaplar, kitapların arasında eski tip tüplü televizyon ve onun birkaç ayda bir kırıldığı için yenisi alınan kumandalarından biri; hani şu aldığında ses ve kanal tuşlarını bulmak için beş dakika uğraştığın türden yan sanayi kumandalardan biri, ve ben; bunların yanında halıya uzanmış küçüklüğüm, o kadar yakından seyrediyorum ki gözüm bozulacak. show tv'nin o epik jenerikleri ve 90ların son çeyreği.

    yaşlandık be sözlük.
  • hatırlayabilmek için zilyon tane kişiye sorduğum ama her allahın kulunun "hatırlayamadım" diye yanıt verdiği, hatta ablamla birlikte izlediğim anları hayal meyal hatırlamam sebebiyle ablama sorduğum, onun da "ben izlemedim öyle bi dizi" demesiyle artık umutlarımın tükendiği, ama son bir umutla ekşi sözlükten birinin hatırlayacağını umduğum diziden aklımda kalanlar şöyle: ablanın biri her akşam işten çıkar,direk eve gelir ve salonunun ortasında aylardır duvarları boyayan bir badanacı vardır.bu badana işi nedendir bilinmez bir türlü bitmez, kadınla adam artık iyice kanka olur ve her akşam salonda adam duvarları boyarken sohbet ederler.sitecom du bu dizi.bir de kadının uzun sarı saçları vardı.adamda da mavi bir şapka.

    benim hala umudum var be sözlük.(bkz: bi yardım edin mehmet ali bey)

    edit: ve bulundu.murphy brown. teşekkürler sözlük:)
  • orta okulda haftanın bir gecesi ders çalışıyormuş gibi görünüp annemin gözünü iyice boyadıktan sonra saat 23:30 sularında başlayan ve yalvar yakar 3. reklama kadar izleyebildiğim bir kanal d dizisiydi. karikatürist bir gencin maruz kaldığı çevre baskısını komik bir üslup ile anlatıyordu. o dönem ayrılsak da beraberiz'de de oynadığı için adını hiç unutmadığım necmi yapıcı bizim karikatüristin yakın arkadaşını oynuyordu.

    edit :
    hatırlatma için quick draw'a teşekkürler

    dayı
  • 90'ların başında trt'de gösterilen içinde mavi bir ağacın olduğu, yaşlı ve kendisinden korkulan bir amcanın ilerleyen bölümlerde aslında iyi kalpli bir amca olduğu ortaya çıkan dizi.
  • bi çizgi film vardı atv'de yayınlanırdı böyle ilkokulda geçen. tj, spinelli, gretchen diye karakterler falan. taa o zamanlar bile ismini bilmezdim geçenlerde bi arkadaşımla konuşurken öğrendim tenefüsmüş ismi. bulsam bi yerden sezonları gözümü kırpmadan izlerim yine...
    edit: orjinali recess türkçesi de tenefüs ziliymiş thenounofnounkalibi na teşekkürü borç bilirim...
  • 92 - 94 seneleri, sanirim kücük siyahi bir cocuktu kahramanimiz. dizinin konusu ise kücük cocuklara yapilmis arabalar ile cocuklarin birbirlerine karsi yarismalariydi, yanlis hatirlamiyorsam. evet bir de adini bilsem hic fena olmaz.