şükela:  tümü | bugün soru sor
  • tarık dursun kakınç'ın hikayelerindeki domat kelimesi kaldı aklımda.
    imbat gibi.
  • muzaffer izgü'nün anneannem serisindeki o mükemmel, yanakları mıncırılası anneannenin karsambaç'ı anlatması. karsambaç şu imiş; eskiden böyle buzdolabının olmadığı zamanlarda yaz aylarında dağ tepelerinden, doruklardan karlar toplanır ve köylere getirilir sonra da onların üzerine pekmez, şerbet gibi tatlandırıcılar dökülür serin serin yenirmiş. ama muzaffer izgü'nün anneannemi torunlarına pelte yapıyordu portakallı.
    karsambaçı anlattığı ile portakallı pelte yaptığı kitaplar farklı olabilir ama olsun hepsi güzel. canım çocukluk...
  • ömer seyfettin'in bomba hikayesindeki magda ve borisin aşkları kalmış aklımda. ilk okuduğum kitaptı zannımca. malum ilkler kolay kolay unutulmuyor.
  • (bkz: bir şeftali bin şeftali) kitabının kapağındaki meyveler.

    (bkz: cam dağı)

    bir de okumayı yeni öğrenenler için olan büyük resimli, karakterleri hayvanlar olan öyküler.
  • küçükçekmece okyanusu rıfat ılgaz
  • valla daha geçen kitaplarımı düzenlerken gördüğüm ama şimdi ismini hatırlayamadığım bir kitap vardı.kahramanı annesi babası köyde ölen ahmetti sanırım.hatırladığım kadarıyla kurta canavar denilen , mağara ile ilgili bir bölümü olan sürekli ağladığım bir kitaptı.birazdan bakacam ve hangi kitap olduğunu söyleyeceğim...kendimi bildiğim ilk okuduğum kitaptır.
  • roald dahl'ın, dev şeftali isimli kitabından akılda kalan anlardan bazılarıdır.

    yanlış hatırlamıyorsam (2002-2003 dönemiydi) iki adet kötü kalpli teyzeden, bahçelerindeki dev bir şeftaliye binerek kaçan, seyahat sırasında bulutlarla konuşan, birlikte yolculuk ettiği böceklerle sohbet eden bir adet çocuğun hikayesini anlatır kitap.
    roald dahl'ın hikayelerinde, her karakterin sembolik bir değeri vardır. insanlardaki iyi veya kötü huyları, hasletleri, karakterleştirerek anlatır ve çok iyi işler.