şükela:  tümü | bugün
  • büyüyünce geçer denilemeyecek yaralara sahip olmaktır.
  • bir çok çocuk söylese bile olmaz öyle şey diye geçiştirilir. yanlış anladın sen denir. bilmemkim amca seni sevdiği için yapmıştır, ne ayıp denir. çocuk ters giden şeyleri hissetse bile artık susturulmuştur ve çaresizdir. o amcanın geldiği günler saklanacak delik arar. içine kapanır. o çocuk aslında hiç büyüyemez. hep amcalardan saklanan bir çocuk olarak kalır.
  • tacizin boyutuna ve uğrayan kişi tarafından algılanışına göre ileride kişilik bozukluklarına, genetik ya da ailesel bir zemin varsa herhangi bir dönemde psikolojik bozuklukların tetiklenmesine sebep olabileceği gibi hiçbir şey olmasa bile kişilerarası ilişkileri, benlik algısını, sınır algısını -özellikle beden sınırı- etkileyebilir..
  • 11-12 yaşlarımda annemle ayakkabı alışverişine çıktığımızda, satıcının bana, ayakkabıyı giydirirken, dizin arka tarafından yukarıya doğru bir eliyle tutup ve bunu kısa bir süre de olsa devam etmesi olayıdır. o çocuk yaşta anneme bunu ifade edememiş sadece rahatsız ve huzursuz olmuştum.
  • birinin gay olup olmamasında belirleyici olmayan olay.. zira doğduğumuzda gay olup olmayacağımız bellidir..
  • acı, içini kavuran acı, hiç geçmeyen acı.. bir parçanı orada bölersin. o hep 4 yaşında kalır. hiç büyümez, hiç büyüyemez. ne yaşadığını anlayamadığı ama kötü bir şeylerin olduğunu bildiği odada ümitsiz, çaresiz, yalnız boncuk boncuk bakarak 4 yaşında kapatır kapıyı. bir daha hiç açmaz, hiç büyümez.

    sen büyürsün, hayata devam edersin, unutursun. ama hiç bir zaman kimseye güvenemezsin. nedenini anlayamadan düşersen kalkamayacağından korkarsın. bu yüzden hiç düşmemeye çalışırsın. kimseye gerçekten yaklaşamazsın. hep kendini korursun.

    nedensiz bazen dudaklarını koparıp atasın gelir. anlam veremezsin önce sonra o içindeki çocuğu hatırlarsın "eğer dudaklarım olmasa bana dokunmaz" çığlığı gelir. o kadar küçük, çaresiz düşünür ama kurtulamaz. kendi dudağını koparır yine kendi canını acıtırsın.

    geriye gidip 4 yaşındaki kız çocuğunu o odadan çıkarmak istersin. cesaret edemezsin... o hep 4 yaşında yalnız çaresiz....
  • yıllar geçse de unutulmayan, bir çocuğun yaşayabileceği en derin acı. 15 yıl sonra ilk defa anlatırsın insanlara. babası kaza geçirmiş, ölümden dönmüş, o zamanlar ayağa kalkamayan ama çocuk aklıyla babama koşup sarılsam diye düşünen bir çocuk o kadar sevinir ki biri ona şeker getirdiğinde. komşu dersin, dede diye koşarsın sonra o dede dediğin adam o iğrenç ellerini senin küçücük bedeninde gezdirir ve sen çok korkarsın sadece seni değil küçük kardeşini de taciz eder. hele o daha küçüktür. öyle derine saklarsın ki o acıyı, çocuk aklınla yaşadığın utancı birine anlatman 15 yılını almıştır. hem sana yaşattıklarını, hem kardeşine yaşattıklarını hem de kardeşini koruyamamanın verdiği acıyı unutamazsın. o adamla hala aynı apartmanda yaşıyor olmak bile mideni bulandırır, lütfen ölsün diye ilk defa birisi için dua edersin. bir çocuğun tacize uğradığını gördüğün her gazete haberinde nefretin daha da büyür. o hayatını yaşarken, hatta hacı diye çağırırken birileri, bir gram vicdan azabı çekmediğini gördüğünde sana yaşattıklarını düşünürsün. sen o derin acının psikolojik savaşını verirken, döne döne psikolog ararken o hayatına gayet güzel devam eder. küçücük çocukları taciz edebilen iğrenç insanların hepsi ölsün istiyorum en azından çocukların dünyaları hep temiz kalır. zor durumda olan komşusunun çocuklarını taciz edebilen insanların varlığı rahatsız ediyor beni.

    edit: 2 yıldan fazla olmasına rağmen zaman zaman birilerinin dikkatini çekiyor bu entry, bunun için teşekkür ederim. her okuyana anlatmışım ve bu durumun ağırlığı biraz daha azalmış gibi hissediyorum. onun dışında, o adam öldü. ben bunu yazdıktan sonra aylarca herkese muhtaç yaşadı, çok ilginçtir ki elleri tutmadı, felç geçirdi. tek kelime konuşamadı bile aylarca acı çekti. en sonunda da öldü ve ben biraz bile üzülmedim, herkes çok çekiyor dediğinde yazık diyemediğim gibi. bu geçmişte yaptıklarını tamamen unutturmuyor ama rahatlatıyor beni. son olarak çocuklarınız söz konusuyken komşunuza güvenmeyin, uzak akrabalarınıza güvenmeyin, hele hacı hoca kesimine hiç güvenmeyin. bunları yapan bir hacıydı.
  • iki tane sağlam blog önereyim:

    hayattayım

    tecavüz kimin suçu?

    herkes üzerine kafa yormalı bence..
  • hayatının tamamını etkiler, karakterini değiştirir, en hafif olanı borderline kişilik bozukluğu olan psikolojik rahatsızlıklara yol açar.

    ben çok acı çektim diyenlere bıyık altından gülersiniz ve sinirlenirsiniz çünkü onlar o boktan travmalarını sağda solda anlatır herkes acır ama siz bu dev gibi travmayı kendi içinize sığdırmaya çalışırsınız.

    ve yarası asla ama asla geçmez.
  • hayal meyal hatırladığım travmatik durum. akrabamızın o zamanlar 20'li yaşlarında biraz safça oğlu tarafından, evlerinin kömürlüğünde başıma gelmişti. yaşım en fazla 6 olmalı. tek hatırladığım bedenime dokunmak isteyen çirkin, kara eller. ama müsade etmemistim. o yaşıma rağmen onun kötü ve çirkin birşey olduğunu biliyordum. ailem bu konuda beni iyi eğitmiş olmalı ki vahim bir durum başıma gelmedi. ama kimseye de söyleyemedim. neden söyleyemedigimi düşünüyorum da hiç bir neden bulamıyorum. korktum galiba. ilerde bir çocuğum olursa ilk önce bu konuda bilinçlendirmeyi düşünüyorum. çünkü sapık insanların yaş ayrımı yok ne yazık ki.