şükela:  tümü | bugün
  • -suluboyayla makyaj yapmak..
    -dayının tavşanı acaba uçabilecek mi diye düşünüp ikinci kat balkonundan aşağı atmak..
  • televizyonda görüp de özenilen kimya deneylerini diş macunu, traş köpüğü ve bilimum iğrenç maddeyi karıştırıp 3 yaşındaki kız kardeşe içirme suretiyle gerçekleştirmeye çalışmak. neticede kız kardeş the incredible hulk'a dönüşmemiş, 5 yaşındaki bünye rahat bir nefes almıştır.
  • annemler beni yengem'e bırakmıştı bir yere gidiyorlar diye. yengem'e demiştim oyun oynayalım. tamam dedi ne oynayalım? dedim sen kaç ben sana tecavüz etmeye çalışayım... ulan diyorum, inşallah hala hatırlamıyordur.
  • kültablası olsun, kırılacak bilumum şeyler olsun yere atıp kırmak amacıyla eline alıp koşmak, halıya gelince bir an duraksayıp koşup betona atmak suretiyle evdeki 'kırılacak eşyalar'ın' çoğunluğunu kırmak.*
  • toprak yemek..
    balkonda karınca beslemek..
  • kahve içmeye gelen komşunun anahtarını alıp, başrolde anahtarın olduğu bir oyun kurmak,
    oyun gereği onu buzdolabına koymak,
    sonra bunu unutmak,
    kadıncağız evine gidecekken anahtarı bulamayan anne ve komşuyu izlemek,
    durumu hiç üstüne alınmamak,
    uzunca bir süre sonra birden hatırlamak,
    çaktırmadan anahtarı buzdolabından çıkarmak,
    komşu teyze tarafından kahraman müamelesi görmek,
    anne tarafından azarlanmaktır.
  • misafirliğe gidilen evlerden at çalmak, satranç taşı olanı. bu sayede evdeki satranç tahtasını sadece atlarla doldurmak. annenin bunu farketmesiyle tüm atları sahiplerine anne zoruyla geri vermek, üstüne bir de özür dilemek.
  • küçükken biz 6 yaşında felan olur da bir arkadaşla yanlışlıkla ya da bilerek, kafalarımız bir kez tokuşursa bir kez daha tokuştururduk. mazoşist olduğumuz için değil bilakis masumane bi düşünceyle bunu yapardık, annelerimizin cicik leri tek kalmasın diye. evet senin suçun yok diyelim, geldi mal arkadaşının kafası çarptı sana yine farketmez, gerekirse peşinden koşup yakalayacaksın onu ve kafalarınızı tokuşturacaksınız.

    öyle yani sert çocuk lar idik biz. katı kurallarımız vardı bizim.

    sonraları baktık koca koca adamlar da böyle selamlaşıp tokuşturuyor kafalarını filan, o zaman daha da pekişmiş idi bu inancımız.
  • asansör kabininin tavanındaki kapağın çıkabilen bir şey olduğunu keşfettikten sonra,oraya komşu terlik ve ayakkabılarını saklamak
  • anneyle baba sevişirken odalarına ; ben geldiiiiiiiiiiiiiiimm!!! diye dalmak.