*

şükela:  tümü | bugün
  • dizi bu haliyle eskiden trt'nin yaptığı eğitici reklam filmlerine benzemiş.trt daha çok ;iyi vatandaşlık,ev kazaları,çocuk hastalıkları gibi konulara değinirdi ,bunlar global bi bakış açısı kazanmışlar ,el atmadıkları konu ,çözüme ulaştırmadıkları problem kalmayacak,tebrik ediyoruz.
  • dizinin ilk gözüme çarpan bölümünde ailenin hep beraber mutluluk içinde, içine konulacak her şeyi uzun uzun tartışarak, öğrete öğrete deprem çantası hazırlayışını gördüğüm için, mesaj kaygısı kaygısına can-ı yürekten katılıyor, bu durumun ne kadar zamandır böyle devam ettiğini bilemediğimden "iğrençleşme" ile "zaten iğrenç olma" durumları arasında kararsız kalıyorum. ama iğrenç kısmı kesin sanki.
  • mesaj kaygisi gutmeyen "evli ve cocuklu" dizisinin onemi ve guzelligini bir kez daha bizlere kanitlami$ olan igrenclik.
  • ailecek bayram namazına gitmek gibi bir durumla başladığını sanıyorum. hiç izlemem ama "bu muymuş bunca gürültü?" demekten kendimi alamamıştım.
  • memlekette burada verilecek mesajları yutmaya hazır, ağzı açık aklı kaçık bir halde bekleyen ve aslında bu mesajları yutsa iyi olacak olan bir takım insanlar olduğu bir gerçek.
    bu anlamda iğrençlik, verilen mesajlarda değil, bu mesajların veriliyor olmasında da değil, mesajın bir eğlence* programında verilmesinin yersizliğinde yatıyor gibi.

    her boku birbirine karıştırmasak olmaz sanki. neden ana amacı insanlara hoşça vakit geçirtmek olan bir dizi sadece komik kalamıyor acaba? seinfeld'de mesaj kaygısı var mı mesela?

    hazımsızlıktan mı, görmemişlikten mi, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaktan mı bilinmez, bir şeyi başka bir şeyle karıştırmak konusunda üstümüze yok maaşallah. halbuki baklava ile yoğurtu karıştırmak, iki güzel şeyi mahveder.
  • didaktik kaygılar; bu kaygılar senaristin ticari kaygılarının yüzde doksanını oluşturur
  • zaten iğrenç olan dizinin daha da iğrençleşmesi durumu....
  • simdiye kadar icra edilen her sanat dalinda, ki bu resim olur, muzik olur, film olur, heykel olur, her zaman bir mesaj vermek, bir fikri ya da duyguyu izleyenlere/dinleyenlere aktarmak amaclanmistir. kimisi bu amacina tam olarak ulasir; kimisi de yuzune gozune bulastirir. bu apayri bir konudur.

    komik olan bir dizi de mesaj vermektedir; soyle ki normal hayatta garip ya da olagandisi karsilanan hadiselerle, tiplemelerle, akimlarla dalga gecerek izleyenin dikkatini bu hadiselere, tiplere ve akimlara celbetmekte, izleyeni isbu mevzularda dusunmeye sevketmektedir.

    bu baglamda mesaj veren her diziye, her filme "igggrennncccsaaaan" gudumlu taklalarla yaklasmak, yersizlikten oteye gidemez. hatta, bu mantalitenin temsilcilerini bos bir odaya koyup 24 saat bos bir ekran seyrettirmek caizdir. gerci bu eylem bile kendi icinde bir mesaj tasimaktadir, ama anlayana elbet.
  • insanların "çocuklar duymasın mesaj veriyor, dünya tersine dönecek!" nidaları gerçekten anlamsız ve yersizdir... bir aile sitcom'u ise çocuklar duymasın, illaki verecektir çünkü aile etrafında dönmekte ve aile ilişkilerini özellikle irdelemektedir... kimse "hoca iyi diyosun da bak simpsons'da veya married with children'da mesaj kaygısı var mı?" diyemez bu konuda çünkü bu dizilerin branşı tamamı ile farklıdır... aile sitcom'u diye bir olgu hakikaten vardır ve ne yazık ki bu diziler isteseniz de istemeseniz de mesaj verir... amerikan kanallarında milyon tane böyle zevzek dizi vardır, hepsinin de sonunda birayler kucaklaşır ve iyiyi doğruyu güzeli bulmalarını kutlarlar... ha, çocuklar duymasın yapımcıları bunu daha az göze sokarark, daha etkili şekilde yapabilirler mi? bu ayrı bir tartışma konusu...
  • bir bolumunde manken olmak isteyen duygu icin; ne manken mi olacak diyen, diyip uzulen pinar altugu unutamiyorum. oradaki uzuntu ne yani kizim orospu mu olacak uzuntusuydu, mankenlik orospuluktur mesaji veriyordu. yani kendine ne gozle baktigini anlayin artik.