şükela:  tümü | bugün
  • verilmemesi gereken ödüldür. 3 soru sorarak başlamak lazım.

    1- bu kişiler bir kaç saniye içerisinde ölüyor, sizce bu ödülü hak ediyorlar mı?
    2- bu kişiler öleceğini bilerek bu suçu işliyor, sizce idam caydırıcı mı?
    3- idam uygulanan ülkelerde çocuk suçları bitti mi yoksa devam ediyor mu?

    şimdi gelelim benim önerime. önerim oldukça basit ve net.
    bugünlerde herkes idam peşinde. ama kimse çıkıp "kardeşim bırakın suçlu için ceza sistemi talep etmeyi, mağdur olan ve yitip giden evlatlarımız için tam dokunulmazlık yasasına odaklanın. hala suçlu için ceza peşindeyiz, evlatlarımızı koruyan yasalar oluşturulması peşinde olmamız lazım" demiyor.
    toplum bunun için baskı oluştursa daha faydalı olmaz mı? çocuklar için daha fazla yasa, daha fazla imtiyaz oluşturmak bu kadar zor olmamalı.

    denklem basit. 1 idam demek yine yitip giden 1 evladımız demektir. önemli olan o çocuğun yetişkin birey olana kadar bu gibi manyaklıklara maruz kalmamasını sağlamaktır.

    idam suçlu için ödüldür, bu ödülü vermeyin! şunlar yapılabilir ve bence geliştirilebilir.
    1- bu kişiler için özel hapishaneler oluşturulmalı.
    2- bu hapishanelerde kesinlikle 2 mahkum bir birinin sesini bile duymamalı. tam ve kusursuz şekilde yalnızlık ortamı oluşturulmalı.
    3- gece uyku halindeyken en yüksek seste çocuk sesleri dinletilmeli.
    4- ansızın küçücük, zor bela sığdığı odasından çıkartılıp kafasına çuval geçirilerek bir yerlere götürülmeli. gidilen yerde de o çocuğun fotoğrafları gösterilip, ailesinin ona hitapları dinletilmeli.
    5- türlü türlü psikolojik işkencelerle psikolojisi alt-üst edilmeli ama asla bilinç kaybı yaşatılmamalı. her şeyin son saniyeye kadar farkında olmalı.
    6- ölmek için yalvarmalı ama ölememeli.
    7- bu kişilerin maruz kaldığı muamele belgesel formatında hazırlanıp televizyonlarda zorunlu kamu spotu gibi yayınlanmalı ve caydırıcılık arttırılmalı.
    8- en düşük ceza 50 seneden başlamalı kesinlikle iyi hal indirimi ve af konularından faydalanamamalı.

    yalvarıyorum size çocuklarımızı koruyun, evlatlarımızı yasalarla güvence altına alın. idam gibi bir ödülü lütfen bu manyaklara vermeyin. çocuk istismarcıları ve katilleri bu kadar ucuz kurtulmamalı bu işten. yitip giden bir evlattan bahsediyoruz, kahrolan anne baba ve onlarca yakını, akrabasından bahsediyoruz.
  • (bkz: white bear)
  • şiddetle katıldığım tespittir.

    bu suçu/şerefsizliği yapan birinin zaten hayattan bir beklentisi yoktur, yakalandığında başına gelecekleri az çok bilir. ölüp kurtulmak zaten isteyeceği ilk şeydir.

    fakat içeri atıp yıllarca yemeğini önüne koyup yatak verip gün doldurması da uygun değildir. başlık sahibinin de önerdiği gibi piskolojik baskı içeren bir ceza sistemi geliştirilmelidir, bunun dozu öyle iyi ayarlanmalıdır ki tecavüzcüyü öldürmeyecek fiziksel bir hasar bırakmayacak ama ölmekten beter edecek, hergün ölümü isteyecek ama ölemeyecek, katlettiği tecavüz ettiği o melekler kabuslarına girecek.

    bu ceza sistemi halk ile de paylaşılacak, halk gerekirse bu süreci izleyebilecek. bir nevi bu tür suçlara meyilli olan şahıslara ibret olacak bu ceza sistemi.
  • katıldığım önermeler bütünü. ayrıca eklemek isterim ki bu kişilerle mutlak suretle özel bir ekip tarafından ilgilenilmeli.
    daha öncesinde evlatlarımız için koruyucu yasalar acilen oluşturulmalı.
  • yıllardır eğitim sisteminin bozulması ile çocukların ilerde sorun yaşayacağını düşünürdüm. şimdi ise çocukların ileriyi görüp göremeyeceği olmuş mevzu. bu noktaya geldik ha?

    insanlar ne kadar bencil olmuş. çocukları bilmem kaç dakikalık zevk için yapıp sefalet içinde bırakan insanlar, bu korumasız yavruları yine kendi zevki için kullanan insanlığını yitirmiş hayvanlar, "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" diyip sadece yürüdüğü yola bakan atlar, diğer yanda saçma salak konuları tartışan(!) her çeşitten insanlar...

    umrunuzda mı bilmiyorum ama bu olay başka yerlerden çocukların ölümden korunmasının tartışılmasına geldi. bir gün en alakasız insan bile can derdine düşünce mi akıllanacak insanlar?

    artık ayrışmayın! şu sözlükte biraz bir şeyleri sorguladığını düşünen insanlarsanız biraz da kendinizi sorgulayın. çünkü farkında mısınız bilmiyorum ama nitelikli olduğunu iddia eden insanlar bile kendini yobazlıktan alıkoyamıyor. bu kadar parçalanma içinde her şey daha da kötüye gidiyor.

    artık çocukların can güvenliği tehlikede. karşıdan karşıya geçerken çarpacak olan araba değil tehlike. çocukların evinde güvende olup olmadığını tartışıyoruz. insanları suçtan caydıran bir şey olmadığı için evlere kadar girdi suç.

    eğer umrunuzda ise, değiştirmek sizin elinizde.

    bir şeyleri değiştirmek isteyen birinin önce kendini değiştirmesi gerektiği söylenir. çünkü insanlar sizi niye dinlesin? önce dinlenecek biri olmanız lazım. gerçek konuları, gerektiği gibi anlatabiliyor olmanız lazım. sizi gören çevrenizin sizi beğenip, size megafon olması lazım. onlar sayesinde, fikirlerinizin çoğalan bakteriler gibi akıldan akıla geçebilmesi lazım. o zaman belki bir şeyler değiştirebilirsiniz.

    ancak insanlar sizden uzaklaşarak sizin fikirlerinizi benimsemez. çevrenizdeki aynı fikirli insanlar ile bir tarikat kurarak başkalarına açılamazsınız. kendi meclisinizde "o durum bir sorun", "bu yapılan şey yanlış" diye konuşur durursunuz ama dış dünya sizi etkisiz bir yığın gibi görür.

    anlatacaklarıma katılmayabilirsiniz ama bir durup düşünün. lütfen!

    yaptığınız her şeyi düşünmeye başlayın.
    gerçekten her şeyi!

    yaptığınız şeylerin kime ne faydası var?
    yaparken kimler bundan ne kadar zarar görüyor?
    zarar görenler ile anlaşılamaz mı?
    kendi fikirlerinizin hiç bir açığı yok mu?
    açığı olmayan bir fikir türetme olasılığınız nedir?(bunu anlamak için topun yuvarlak olması gibi basit bir mevzuyu bile değerlendirebilirsiniz. top her zaman yuvarlak mı, yoksa gerçek yuvarlark bir cisim oluşturma olasılığınız imkansıza yakın mı... gibi)

    böyle şeyler düşünün. çünkü farklı fikirler var. bu fikirler de, sizin gibi kendi fikrini çok beğenen insanlar tarafından oluşturuluyor. sizin gibi, kendi içinde haklı bu insanlar ve fikirlerini sadece kendileri yıkabilir.

    onlara yerdeki bir taşı gösterebilirsiniz. fikirlerinin bu taşla yıkılabileceği fikrini onlara verebilirsiniz. ama onların fikirlerine taş atamazsınız. yıkılan şey barış olur. bu saçma sapan savaş sırasında da gerçek düşmanlarınız sizi sıkıştırır.

    ben harika bir insan olmaktan uzağım. gittiğim bir uzman bana, yaptığım güzel şeyleri de görmemi söyledi. kendime karşı o kadar acımasızım. kimseye ders anlatacak kişi de değilim. ama bence akıllı kişi, deliden bile ders alabilen kişidir.

    ben şahsen sözlükte sürekli aynı mevzularda, farklı fikirde olan insanları inatla tahrik eden; onları aşağılayan, kendi fikrini başkalarına dayatıp farklı fikirdekileri yobaz ilan eden, ufak bir meselede bile hakaretleri havada uçuşturan, kendisi ile aynı fikirde olan insanlarla adeta koloni kuran bir sürü insan gördüğüme inanıyorum. bu insanlar daha sonra çocukların öldürülmesine nasıl engel olacak? çocukları koruyamayan zihniyete, böyle bölük pörçük iken nasıl engel olacaksınız?