*

şükela:  tümü | bugün
  • günümüz türkiye'sinde yargılanmak için yeterli bir tümce.
  • kapıları çalan benim
    kapıları birer birer.
    gözünüze görünemem
    göze görünmez ölüler.
    hiroşima’da öleli
    oluyor bir on yıl kadar.
    yedi yaşında bir kızım,
    büyümez ölü çocuklar.
    saçlarım tutuştu önce,
    gözlerim yandı kavruldu.
    bir avuç kül oluverdim,
    külüm havaya savruldu.
    benim sizden kendim için
    hiçbir şey istediğim yok.
    şeker bile yiyemez ki
    kâat gibi yanan çocuk.
    çalıyorum kapınızı,
    teyze, amca, bir imza ver.
    çocuklar öldürülmesin
    şeker de yiyebilsinler.(bkz: nazım)
  • nazım hikmet’in kız çocuğu şiirini akıllara getirir.

    çalıyorum kapınızı,
    teyze, amca, bir imza ver.
    çocuklar öldürülmesin
    şeker de yiyebilsinler.

    bu arada fazıl say ve gökçe çatakoğlu yorumuyla şiiri dinlemeniz dileğiyle. :)

    https://youtu.be/dqlo1-_bwl0
  • that sugar film'i izledikten sonra asla eskisi gibi okuyamadığım dize.
  • cocuklar ıcın en ıcten ıstek.
    kalp.
  • insülin isimli kesmeşeker albüm bookletinde de yer alan cümle. en samimi dilek.
  • bu öylesine iğrenç, samimiyetsiz bir kalıptır ki insanı kusturabilir.
    ilk duyduğum çok güldüm çünkü kafamdaki o vıcık vıcık bir duygusal sömürünün başat aktörü olan solcu tipinin ağzından çıkacak örnek bir kelimeye benziyordu ve ona anıştırma yapan bir espri sanmıştım ama değilmiş. meğerse rakı masasında karı götürmek için türlü iç acındırma kalıbını peynir ekmek gibi gömen solcu tipinin ana damarı, arketipi imiş bu.
    yazarı malum, ideolojik samimiyetsizlikler prensi: nazım hikmet ran.
    nazım hikmet'e neden nazım dendiğini anlamışsınızdır sanırım, aynı kafa yapısı, aynı saygısız yaklaşım, aynı yüzelsellik işte. benzerlerini yaratmış bir stereotiptir nazım hikmet.
  • tüyleri diken diken eden, bize o acıyı ve korkuyu hissettiren nazım şiiridir.