şükela:  tümü | bugün
  • henüz hayatı tanımadıkları ve söyledikleri sözlerin neye sebep olabileceğini bilmedikleri için bir dereceye kadar normal karşılamamız gereken davranıştır. fakat bazı çocukların aileleri devamlı birilerini eleştiri adı altında aşağılayıp, bunu bir gelenek gibi içselleştirip sürdürdüğünde büyük problemler doğar.

    (bkz: siz fakirsiniz galiba)
  • (bkz: #8010541)
  • (bkz: canım kardeşim) filmini izlerken anlamıştım ben bunu çok küçüktüm o zamanlar.sokakta bilye oynayan kahraman arkadaşına yakında öleceğini abisi konuşurken duyduğunu söyler.psikopat arkadaşı iplemez bizim yavurcak kahramanı.it arkadaş işi daha da öteye götürüp ''sen ölürsen bilyelerine ne olacak''' diye sorar sırıtarak.kahraman üzgün bir tavırla ''bilmem'' diye cevap verir.it oğlu it arkadaş ''bana versene'' der zerre acıma duygusu taşımadan.kınalı yapıncak kahraman ''iyi ya abimden istersin'' der.tüm bu esnada oyun devam etmektedir.
  • kötülük düşündükleri ya da kötü oldukları anlamına gelmiyor. hayatı bilmedikleri için alabildiğine dürüst olmalarından ileri geliyor. kıskançlık, ispiyonculuk,yalancılık sıkça sergiledikleri davranışlar. hem de, küçük dünya'larında, küçücük şeyler için yaparlar bunları

    arkadaşına tekme tokat girişir; neden yapıyorsun deyince, hemen bir şey uyduruverir; o da bana şunu bunu yaptı. aynı anda hem döver, hem suç atar, ispiyonlar, hem de yalan söyler. ama bunun sonuçlarının kötü olabileceğini anlayacak değer yargılarından henüz yoksun olduğu için, kötülük ettiğini düşünmek hata olur.

    ya da karıncayı ezer ama ölümün anlamını bilmiyordur.

    paradan haberi yoktur çarşının ortasında bir oyuncak için yerlere yatar bağırır çağırır.

    ancak her zaman aklıma takılan bir şey olmuştur; bu kötü huylar büyüdükçe öğrenilen şeyler değil; sanki insanda ilk ortaya çıkan şeyler. yani ilkel yanımız sanki bunları barındırıyor zaten. çocukların bu durumu bunun ispatı. iyi insan olmak çabası insanları bunları bastırmaya sevk ediyor.
  • ortamdaki çocuğu* oyalama görevi yine bana verilmiş. çok da kalabalık, ufaklıkla* birlikte evin içindeki merdiven inişinde karşılıklı sandalyelerde oturuyoruz, muhabbet güzel. arada merdivenden inip çıkanlar oluyor ama geçmeleri için yeterli boşluk olduğundan, rahatımızı bozmuyoruz. merdiven inişinde banyo ve tuvalet var. ortamdaki şişmanlığıyla herkesin dikkatini çeken teyze, tuvalete gitmek isteğiyle yerinden kalkıp, ufaklıkla aramızdan geçiyor. o geçerken haliyle ayaklarımızı toparlıyoruz, küçük dostum kadını şöyle bir inceledikten sonra, gözlerini açıyor, elini ağzına götürüp bi kahkaha patlattıktan sonra şu cümleyi kuruyor: ''oo o neydi! gördün mü kadın ne kadar şişkooo!''. gülsem mi ne yapsam karar veremiyorum. kadının şişmanlığına değil, tepkisine, yüzünün ifadesine gülmek istiyorum ama yaptığı yanlış. ''duyarsa çok üzülür, bir daha öyle bir şey söyleme tamam mı?'' deyip kapatmaya çalışıyorum mevzuyu. sonra kadın dönmeden kalkıyoruz oradan, ne olur ne olmaz diye.
  • özellikle çocuk bir başkasına söylememesi gereken bir şeyi duyduğunda -ya da bir şeyin birine söylenmemesi gerektiğini hissettiğinde- acımasız sıfatının gereklerini çıplak gözle görülür şekilde ortaya koymaktadır.

    ***

    tgm: +
    beş yaşındaki yeğen: -
    yenge: y

    ***

    "+ halacığım, şimdi bu balıklı yara bantlarından tekini bana ver sen, üstüne tarih atalım hatıra kutuma koyayım.
    - sonra onu ne yapacaksın?
    + hım. on beş yıl sonra sana vereyim olur mu?
    - ?
    + yani sen benim gibi büyüyüp kocaman abla olacaksın. ben de teyze olacağım o zaman, annenler gibi olacağım. (gaf fark edilir bu noktada) yani onların yaşına geleceğim demek istedim, annen teyze demek istemedim!
    - bi saniye halacım. (sessizlik) aaaannnneeeeee!

    y: efendim kızım?
    - halam sana teyze dedi. kihkih. (şeytani gülüş)

    + ya yenge valla öyle demek istemedim ya. şöyle oldu ki..."

    ***

    genellemek ne kadar doğrudur bilmem ama sanırım acımasız bir yeğen sahibiyim.
  • yolda yürürken şahit olduğum bir olay sebebi ile doğruluğuna koşulsuz şartsız inandığım o şey!

    4,5 yaşında bir çocuk önünde yürüyen kadına "çekil önümden şişko kadın" dedi.