şükela:  tümü | bugün
  • ait değiller, sadece emanetler, nokta bitti!
  • benim için her bir çocuk bir yıldız kadar aydınlık ve ideal düzenin minik bedenlerdeki betimleyicileri. istisnasız yerkürenin her bir köşesinde herhangi bir çocuğa baktığım zaman aydınlık saçan gözlerinde ki saf ruhu görüyorum, içerisinde barındırdığı evrimsel süreç içerisinde gelişen insan zekasını görüyorum ve onları soluklaştıran ve dehlizlerin içerisinde ahlaki çöküntünün enkazı altında yok olmaya mahrum bırakan onları köleleştiren ve kendi varlığından soyutlayarak zihnine çivilenen tüm iktisadi, siyasi, ekonomik, dini öğretileri görüyorum aile denen yoz kurumun içerisinde tüm bencilliğimiz ve kibrimizle ona hastalıklı düşüncelerimizi bulaştırıyoruz, onları sokratçı eleştirel düşunce sisteminin öğreticiliğiyle aile denen despotizmin yoz düşüncelerinden kurtaran eğitim kurumlarının var olduğunu hayal ediyorum. saf düşuncelerin evrensel ve tarihsel felsefi birikimle şekillendiği ideal düzeni düşlüyorum. keşke doğru sandığımız her bir düsenceyi sorgulama eşiğini düşürür bir bakış açısıyla çocuklarımıza sunmasak ve onların bizlere anlatacağı evreni dinleyebilsek biz onlara değil onlar bize öğretse. çocuklar kimseye ait değil onlar kendilerinde varolan ruhun asıl sahipleri.
  • konuyla ilgili mükemmel bir pasaj paylaşmak istiyorum

    "bir çocuğu göğüsüne bastırmış olan bir kadın konuştu: bize çocuklardan söz et.
    ve o da dedi ki:
    çocuklarınız sizin çocuklarınız değildir.
    onlar hayat'ın kendine duyduğu özlemin oğulları ve kızlarıdır.
    onlar sizinle gelirler, ama sizden değil,
    ve onlar sizinle birlikte olsalar bile, yine de size ait değildirler.
    onlara sevginizi verebilirsiniz, düşüncelerinizi değil;
    çünkü kendi düşünceleri vardır onların.
    onların bedenlerine bir ev sunabilirsiniz, ruhlarına değil;
    çünkü onların ruhları, sizin düşte bile ziyaret edemeyeceğiniz o geleceğin evinde yaşarlar.
    onlara benzemeye çaba gösterebilirsiniz, ama onları kendinize benzetmeye kalkmayın.
    çünkü hayat geriye gitmez ve dünle de hiç oyalanmaz.
    siz yaysınız, çocuklarınız da bu yaylardan fırlatılan canlı oklar.
    okçu sonsuza giden yoldaki hedefi görür ve oklarını hızlı ve uzağa gitmesi için tüm gücüyle gerer.
    onun elinde gerilmeniz sevinç nedeni olsun size;
    çünkü o fırlatılan oku sevdiği gibi, elindeki sağam yayı da sever."

    halil cibran - ermiş
  • herkes gibi ben de cibran alıntılamaya geldim ama nalet gitsin, geç kaldık.

    neyse, nihayetinde doğru bir önermedir, bir gerçektir. hiçbir şey hiç kimseye ait değildir, olamaz. malınız olarak gördüğünüz, sahiplendiğiniz her şey, canlı-cansız gelip geçicidir ve tam olarak asla sizin olamaz. her şey sadece evrenin bir parçasıdır, orada da sahip olma-ait olma gibi bir durum söz konusu değil zaten.