şükela:  tümü | bugün
  • çocuk yetiştirmekten bihaber ama bi çocuk doğurunca dünyanın en mucizevi insanıymış gibi davranan ebeveynlerin çocuklarıdır. gına geldi gına.
  • ailenin sorumsuzluğu, şımartması falan herkes tarafından bilinen şeyler zaten ama bundan bağımsız olarak aşırı güzel ve mantıklı bir taktik bence. mesela bunun aynısını yapan büyükler de var. onlar da istediğini elde ediyor. süper olay valla.
  • türk tipi çocuklar için geçerli. avrupada yaşayan türklerin çocukları da böyle ne yazık ki. ağlamayana meme yok demişler veletlerde her istediğini ağlayarak yaptırmayı öğrenmiş. avrupalı kafe de çoluk çocuğuyla saatlerce oturuyor, minicik çocuklar büyük adam gibi takılıyor o masada. sıkıldım, benimle oyna, yok ben şunu isterim diyerek mızıkçılık yapmıyor elin oğlu, kendince güzel güzel takılıyor.
    bizimkiler tam bir canavar insanı çocuktan soğutuyorlar gerçekten. tabiki kabahat ebeveynlerde, ay benimki bi tane, anasının gözü, yetenek abidesi, zeka küpü demekten, kendileri rahat etsin diye çocuklar her ciyakladıkça istediklerini yaptıklarından veletleri maymuna çeviriyorlar.
    kendini seven, insan gibi yaşamak isteyen çocuk yapmaz.
  • ağlayarak her istediğini elde ettiğini gören çocukların haklı olarak geliştirdikleri taktik. sorun çözmek yerine asıl sorunun kendisidir ama ebeveynleri genellikle bu durumun farkında olmaz çünkü çocuğu buna alıştıran bizzat kendileridir.

    (bkz: ebeveyn olma ehliyeti)
  • ailesi öyle alıştırmıştır. sen çocuk sussun diye her istediğini yaparsan seni parmağında bile oynatır.
  • 5 yaşındaki göktürk'ten gelsin o halde :
    ablamın evinde maaile çay eşliğinde sohbet ederken, göktürk artık bir klasik halini almış şekilde misafire sevgisini göstermektedir; koltuktan dayısının üstüne atlamak, dayısına yumruk atmak, eli kolu tutulduğunda muhatabına kafa atmak, gözünü kestirdiğini kavgaya güreşe zorlamak gibi türlü türlü çirkeflikler...
    tabiki hazirun bu esnada, zıvanadan çıkmak suretiyle çılgınlar gibi eğlenen her çocuğun makus talihi olan " evin bir köşesinde ağlamak " ritüelinin gerçekleşmesini sabırsızlıkla beklemektedir.
    bu an beklenirken de ev halkı ve misafirleri tuhaf bir gerilime gark olur: acaba ihale kimde kalacak? göktürk kiminle mücadele ederken ağlayacak? kimi kendine düşman edinip gece boyunca evin köşesinde ona hain planlar kuracak?
    o gün şükür ki ihale kimsede kalmadı. su testisi su yolunda kırıldı. peşinde kırk çerisi olan kürşad misali, oradan oraya atlayan göktürk'ümüz çenesini koltuğa vurmak suretiyle, kendi dilini ısırdı ve o esnada feryad u figân ağlamaya başladı.
    büyükbaba kendi düşen ağlamaz, diyerek kendisine düşen gorevi yerine getirdi; ağabeyi içten içe sevinir bir şekilde yalandan teskin etti; babası "aç ağzını bakayım kanıyor mu" dedi ve fakat göktürk yerinde durmuyor, odadan odaya koşuyor, evi inletiyordu ağlayarak.
    en son biraz durulur gibi oldu. annesi yetişti en sonunda:
    - telaş yapma ufacık bir şey. ağlanacak, telaş yapılacak bir şey değil, dedi.
    göktürk hıçkırarak ağlarken, bir yandan da cevap yetiştirmeye gayret ediyordu. hiddetli ve kararlı bir şekilde ve de sesi titreyerek:
    -telaşş yapmıyorummmmm. sadece ağlamak istiyorum, dedi. biz de bıraktık usul usul ağladı köşesinde.

    sağ olsaydı da bu meselin sonunda " bu da böyle bir anım deseydi" yusuf'umuz. nam-ı diğer: (bkz: paladin en vec)
  • aslında buna ebeveynlerin çocuğu yetiştirmesi değil de çocuğun ağlayarak ebeveynleri eğitmesi diyebiliriz.
  • eğer her ağladığında istediğini yaparsanız ağlama davranışını pekiştirmiş olursunuz ve her sorunda ağlar.bırakın ağlasın bir süre ilgilenmeyin başlarda ağlama sorunu artacak daha sonra giderek azalacaktır.eğer sizden normal şekilde birşey isterse yapmaya,yardımcı olmaya çalışın.böylelikle de doğru davranışını pekiştirmiş olacaksınız ve sizinle sadece konuştuğunda iletişim kurabileceğini öğretmiş olacaksınız.
  • bu onların ilk iletişim aracıdır. konuşamayan, temas kuramayan bebek ağlayarak kendini ifade eder. acıkır ağlar, altına yapar ağlar..

    5 yaşına gelince ihtiyaçlarını gidermek için hala ağlamayı kullanıyorsa bu çocuğa iletişim becerisini ve kendini ifade etme becerisi kazandıramayan ebeveynin suçudur.

    sınıfımda ben bu sorunu çözmek için ağlayan çocuğun yanına gidiyorum fiziksel bir acısı olmadığından emin olunca ağlamasının bitmesini tepkisiz olarak karşısında bekliyorum.

    bitince sorular soruyorum.
    neden ağlıyorsun?
    -silgim yok!
    çantana ve yere baktın mı?
    -yok
    arkadaşına sor bakalım bir de onlar görmüş mü?

    olabildiği kadar çocuğu konuşturup kendini ifade etmesini ve ağladığında onu anlamadığımı söylüyorum. yavaş yavaş çocuklarda bu davranış problemi azalmaya başladı. bireysel problemlerinde sorunla karşı karşıya kalınca ilk akıllarına konuşmak geliyor. sorunlarını konuşarak halledince ağlamayı bırakabilirler.

    tabi bunun için de çocuğu sabırla dinleyen ve onu anlayabilen ebeveyn lazım. yoksa çocuk her çözümsüzlük de ağlama davranışına başvurabilir.
  • bebekken olan ağlama bir iletişim çeşididir ve çok normaldir. çocukken yaşanan ağlama durumu da normaldir. çocuğun gün içinde yaşadığı duyguları atma şeklidir. ağlamak bir çocuğun kendi kendini iyileştirmede yapabileceği en iyi şeydir. bizim için basit gözüken bir çok şey çocuğun dünyasından bakıldığında bambaşka anlamlarla yüklü olabiliyor. ağlayan çocukların ağlamasına kendini iyileştirmesine izin verilmeli. sadece müsade ediyorsa sarılabilirsiniz.

    asıl konuya geleyim bir çocuk ağladığında, ebeveynin "hayır" dediği şeyi yapıtırabildiğini keşfederse bunu bir silah olarak kullanır. bırakınız ağlasın, ağlayınca istediğinin olmadığını anlasın.

    aslında burada sorun şu biz türk milleti olarak ağlayan çocuğa tahammül edemiyoruz da kıyamıyoruz da. bu evde de aynı sokakta da. bazen evde ağlayınca dediği yapılmasa da çocuk dışarıda ağlayıp kendini yerlerde paraladığında insanlar öyle bir bakıyorlar ki kimi zaman müdehale de ediyorlar ebeveynler de aman sokaklarda rezil olmayalım diyerek ne istiyorlarsa yapıyorlar. halbuki bir çocuk için ağlamak iletişim biçimidir bu onun canının yandığı anlamına gelmez. ağlamasına müsade edip sakinleşmesini beklemek lazım. lütfen orada burada kendini yere atmış ağlayan bir çocuk gördüğünüzde gözünüzü dikip bakmayın veya müdehale etmeyin. sonra işte o ağlayarak her şeyi yaptırmaya çalışan çocuklar yetişiyor.