şükela:  tümü | bugün soru sor
  • başlığı açarken doğru başlık mı diye bir süre düşündüm. ilkin çocukların telefonla oynamak için yetişkinlere dilenmesi diyecektim fakat bu defa her çocuğu kapsamıyordu, her çocuk telefonla oynamak için yapmıyor bunu, bazı çocuklar youtube izlemek için bazı çocuklar aptalca uygulamalarda vakit geçirmek için yapıyor.

    gel gelelim bunun farkına varmamı sağlayan ev oturmalarına ve misafirliklere.
    çaylar doldurulmuş bir yandan her yetişkin gibi eş dost sohbet ederken evdeki misafir ailelerin çocukları sürekli ama sürekli anne ve babalarından telefon istiyorlar. yok ekranı aç yok telefonu ver, nolur beş dakika bakacağım (bakacağım ne yavrum? neye bakacaksın? zaten bakarak büyüyorsun sürekli) diye baskı yapıyorlar, istediklerini elde edene kadar bunu sürdürüyorlar.

    konuşmayı doğru düzgün çözememiş olanları görüyorum bazen, bir iki yaşındalar, onlar da gak guk bir şeyler demeye çalışarak ekrana bakmak için çırpınıyorlar.

    çoğu misafir çocuğu artık bu işi o kadar abartmış ki anne ve babaları taviz vermez ise bu defa evdeki diğer yetişkinlere sarıyor. telefonuna bakabilir miyim, telefonunu açar mısın, youtube bakacam gibi türlü türlü istekler oluyor. hayır dersen de başlıyorlar dilenmeye. nolur lütfen nolur vs.

    tamam doğrudur, mavi ışık teorisi var, mavi ışık bağımlılık yaparmış, bugün doğan çocukların hepsi mavi ışık müptelaları gibi yetişiyorlar bu yüzden. ancak çocuk doğar doğmaz mavi ışığa sizin yüzünüzden maruz kalıyor.

    bu ne arkadaşlar? bu çocukları neden böyle yetiştiriyorsunuz? kibarlıktan ve nezaketten, çocuğun ruhu incinmesin, travma geçirmesin istiyorsunuz, eyvallah, belki siz anne ve babanızdan çok hoyrat ve düşüncesiz hareketler gördünüz, kendi çocuğunuz öyle şeyler yaşamasın istiyorsunuz (hani bir ihtimal) buna da eyvallah ama o çocuk dilenciliği karakterine sokmuş buna ne diyeceksiniz?

    benim çocuğum isteme eylemini, dilenme eylemine yaklaşık bir şekilde bir başkasına, bir yabancıya, bir ötekiye bu kadar kolay bir şekilde uygulayacak, net bir şekilde söylüyorum, ya onu korkutur işe yaramıyorsa da döverim. (tamam hadi linç edin)

    istemek eylemi incelenirse, bir yabancıyla, aileden olmayan bir insanla kurulması, kolaylıkla istemek eylemi uygulanması o çocuğun karaktersiz yetişmesine, istemek eyleminin engelle karşılaşması sonucu da hırsızlığa varmasına olanak sağlar.

    bugün evdeki misafirin telefonunu kolaylıkla isteyebilen bir çocuk, yarın kolaylıkla otlakçı, öbür gün hırsız olabilir. çocuklarınıza kızmaktan çekinmeyin.

    siz telefonunuzu vermek istemiyorsanız, çocuk telefonla işi bittiğini anlayabilmeli. sınırları ebeveynlerin belirlemesi lazım.

    gollum gibi dolanıyorlar sonra ortalıkta.