şükela:  tümü | bugün
  • ülkemizde yoksulluğun ve çaresizliğin ulaştığı son noktada insanımızın, bir annenin yaptığı hayatına son verme eylemidir. adana'da 26 yaşındaki bir anne evini ısıtmak için cebinde kalan son 6 tl ile odun almaya gider. oduncu "abla bu paraya odun mu olur" der ama yine de para almadan odun verir. eve gelen anne yağmurun etkisiyle ıslanan odunlarla sobayı tutuşturamayınca, üstüne üstlük evde bulunan lastiği de ısınmak için kullanıp yapamayınca, büyük çocuğunun eline kendisini ve küçük kardeşini ısıtması için saç kurutma makinesini verip yan odaya geçer ve kendini asmak suretiyle intihar eder. ondan sonra bizde panpişi yeni fotoğraf yükleyecek mi acep diye takip eder, kim kimin kucağında diye merak ederiz. birileri ölürken bizler vurdumduymaz hayatımıza devam ediyoruz.

    ilgili haber için: http://gundem.milliyet.com.tr/…/1515722/default.htm

    (bkz: ankaragücüme gidiyor böyle yaşamak)
  • mehmet pişkin'in kadar dikkat çekememiştir maalesef. neden? çünkü o kamera karşısına geçip şarabıyla afilli bir intihar videosu çekmedi. sadece çocukları ısınsın diye saç kurutma makinasını açtı ve sonra kendisini astı.

    (bkz: emine akçay)
  • ölümle ölümü kıyaslayanları ortaya çıkarmıştır bir nevi. her insanın kendince sıkıntıları, kendince psikolojik sorunları olur. ölüm (hele ki intihar) geride kalanlar için hep aynı geri dönüşü olmayan acıdır. insanları bu şekil intihara sürükleyen etkenlere lanet olsun esas. tüm ailesine özellikle de çocuklarına allah sabır versin.
  • 70 milyon kişinin katil olduğu bir cinayet olur mu. olurmuş.

    kaldır ellerine bak, bu kadının kanından küçücük bir damla belki umursamadığın için, belki umursamayanlara oy verdiğin için, belki o umursamayanları sokağa çıkıp protesto etmediğin için , belki o umursamayanların iktidarda olması işine geldiği için , belki yarın bu kadıncağızın yaşadığı ilde'ki her yetkili ve sorumlu nun yakasına yapışmadığın için ellerinde.

    sen kendine istediğin yalanı söyle. gerçek bu.
  • hem kendisine, hem de çocuklarına çok büyük kötülük etmiş kadındır.
    altı yaşındaki çocuğun annesini tavana asılı halde gördükten sonraki psikolojisini düşünemiyorum. yazık.
  • o annenin çaresizliğini hissettiğimde önce sırf keyfimden gecenin bu saatinde yemek söylememe utandım, bir kaç saat önce sneijder' in gollerine sevindiğime utandım, odamın düzenini değiştirdikten sonra yeni güzel bir evde oturduğumu fark ettiğime utandım. insanlığımdan utandım, beş dakka sonra da aynı şekilde yaşamaya devam edeceğim.

    fırsat eşitsizliği işte budur, fırsat eşitsizliği o çocukların şuan da ve ileride yaşayacaklarıdır. devletin görevi, insanlara eşit şanslar vermektir; ancak devlet insanları öldüren, onları yakan, onları silah endüstri içindeki arkadaşlarını zengin eden savaşlara sokan, insanları fakir, cahil, nefret ve faşizm dolu şeylere çevirip; açlıklarını, fakirliklerini fark edemeyecek duruma getiren bir şeydir maalesef. devlet kamu malı değildir, devlet insanıyla ilgilenmelidir. devlet halklarıyla ilgilenmiyor ve sadece cebini dolduran kişiler tarafından yönetiliyor ve toplumun bir birinden nefret etmesi için çaba sarf ederek, kendi yaptığı yolsuzlukları hasır altı ediyorsa bir şeyler yapılmalıdır.
  • bazı haberler için sayfalarca yazabilirim fakat bu durum için ne devleti, ne milleti, ne anneyi, ne kozmopolit hayatın güçsüzleri ezmesini, ne çocukları.. eleştirmek veya savunmak için çaba sarfetmeyeceğim çünkü iki yıldır her aklıma geldiğinde; zihnimin içinde kırmızı renkte karanlıkta devasa punto da " acı ! gerçek ! " yazmakta ve her hücremi ayrı ayrı acıtmakta. şu an oğlum var ve durumu kendime uyarlamaya tahayyül dahi edecek cesareti bulamamaktayım .
  • ölümü başka bir ölümle kıyaslanmıyor. insanların ben merkezli bir intiharı gündemin en tepesine oturturken para denen bok yüzünden dayanma noktasını aşan bir annenin ölümüne gözünü kapatabiliyor. bi şeyleri kıyaslıyorsam insanların bu iki yüzlülüğünü kıyaslıyorum ben.
  • bu haberde içler acısı başka bir durum daha var ki o da komşuların tüm bu sefaleti bilip de üç beş kuruş bişeyler toplayıp yardım etmemesi ya da yetkili mercilere (muhtarlık, kaymakamlık, valilik vb.) ulaşması için kadına yol yordam göstermemesi. en büyük kabahat de tüm bunları bizlerin de yapmaması. boğazım düğüm düğüm oldu, kim bilir kaç aile var böyle yaşamaya çalışan ama yaşayamayan. allah yardımcıları olsun.
  • çukurova'da bir dram. böyle yazgıya her türlü küfrederim. ağıtlar yakılmadı bu kadının ardından, ve kimse hiç düşünmeyecek o çaresizliğin neden olduğunu, çocuklar yine aynı gözlerle bakacaklar annelerinin sallandığı ipe.