şükela:  tümü | bugün
  • mehmet 4 yaşında.

    - büyüyünce ne olacaksın ?
    + babasız çocukların babası olacağım.
    - ...
  • boşanma sürecindeki çiftin 4 yaşındaki oğlundan babasına:

    - baba merak etme, seni çok özlicem ama hiç ağlamicam..
    - ...
  • + hala babamın telefonu çalarsa ne diyeceğiz?
    - burada yok deriz.
    + ama babam öldü.
    -...
  • sabah 8 gibi ben evden çıkarken o uyuyordu. uyandırmadan ensesini koklayıp işe gittim.

    bütün gün burnumda tüttü.

    gece oldu, onun uyku vaktinden anca yarım saat önce eve gelebildim. biraz oyun oynadık. sonra aramızda şöyle bi diyalog geçti

    -babacım catpat (güreş) oynayalım mı?
    -çok yorgunum kuzum
    -neden yorgunsun babacım?
    -işte gittim ya orada yoruldum.
    -o zaman artık işe gitme
    -ama işe gitmezsem para kazanamam ki. para kazanmazsam da sana oyuncaklar alam... (sözümü kesiyor)
    -benim oyuncağım var. sen işe gitme. yorulma. birlikte çatpat oynayalım.

    "senin için çalışıyorum, senin geleceğin için çalışıyorum ama bu gününde seni yalnız bırakıyorum" diyemedim. 3 yaşındaki çocuk anlamış çok paranın (çok oyuncağın) mutluluk getirmediğini ama 37 yaşındaki ben anlayamamışım.
  • y: yeğenim
    a: anneannesi

    y: anneanneee, sen yaşlı mısın ?
    a: evet anneanneciğim yaşlıyım.
    y: ama sen ölme olur mu ?

    sonrasında annemle ikimiz hiç bir şey söylemeden kısa süreliğine bakıştık.
  • yiğit özgür ekolünden gelsin:

    (bkz: öğretmenim üzülüyoruz)

    .
  • 2-3 yıl önce yeğenimle yaşadığım diyalogdur kendisi

    yeğenim: bana at çizebilir misin?
    ben: ben at çizemem.
    yeğenim: o zaman kalp çiz o biraz ata benzer.

    bence duygusal.
  • 1 sene önce ortanca amcamızın eşi, ailemizin biricik ışığı, neşesi, güleryüzü olan yengemi kaybettik.

    küçük amcamın kızı minik nisa, kendisini çok severdi. ona ölümü, güzel bir şeymiş gibi, yengemi de mutluluklar diyarına gitmiş gibi anlatıp benimsettik.

    ölümünden bir sene sonra dahi yengesini unutmayan 5 yaşındaki nisa ile böylesi ilginç bir diyalog yaşadım:

    nisa: ben büyüyünce anne olmak istiyorum.
    ben: ne güzel, her kız zaten bir gün anne olmak ister.
    nisa: ama ben anne olunca hüseyin amcamın evine gideceğim.
    ben: neden?
    nisa: zeynep ablamın annesi olmak için.

    yaşı küçük, yüreği ve düşüncesi kocaman olan nisa'm benim.
  • az önce 5 yaşındaki yeğenim tabletten bir oyun oynuyordu. spiderman-x man karışımı bir karakter var oyunda. bir binanın tepesine ağ atıp çekti kendi. sonra ''bak burada bir helikopter var ona bineceğim şimdi'' dedi. bindi yükseldi yükseldi. bu sırada helikopterde roket olduğunu farkettim. ''aa roketi de var bunun atsana'' dedim. 1 tane attı. sonra ''bir sürü at da izleyelim'' dedim. sürekli basmaya başladı. 10-15 tane attı belki. roketler ufukta kaybolurken şu cümleyi kurdu: ''belki orası suriyedir''
  • 3.5 yaşındaki kızım sabah odasında gezen bir tane karınca görür ve babasını uyarır sakın üstüne basmasın diye, ben de bunun üzerine nereden çıktılarsa oraya tarçın dökeceğimi söylerim ve duygular akar:

    ç: hayır anne sakın dökme, gitmesinler, onlar benim küçük arkadaşlarım.
    mg: (hüngür şakır ağlama)
    ç: neden ağlıyorsun anne?
    mg: insanlar bazen duyguları fazla yoğunlaşınca, çok fazla mutlu olduklarında da ağlarlar, bu da öyle bir an.

    başka bir gün o anne ben bebek olduğumda elimi sımsıkı tutar ve:

    ç: bebek?
    mg: efendim anne?
    ç: ben senin elini ne kadar büyürsen büyü hiç bırakmıycam, tamam mı?
    mg: (duygular şelale) tamam anne.

    tanım: insanın ta içinde bir yerlere dokunan, bazen ağlatan diyaloglardır. sonra hiç unutmayım diye gelir bir yerlere yazılırlar.