şükela:  tümü | bugün
  • cocuklugun gectigi yeri, semti, mahalleyi, kenti ozlemek; bu yerlere ait mekanlarin ayrintilarini teker teker kafada kurgulamak; gecmisi arzulamak; icteki cocuk sesine kulak vermekle ilintili olarak; bir sekilde firsat bulundugunda oralara ugrayarak soyle bir dolasmayi istemekle gerceklestirilebilenecek eylemdir.

    maziyi icinde sakli tuttmaktan haz duyan cogu yetiskin birey icin cocuklugun gectigi yeri yeniden ziyaret etmek bir nevi hayatin mesgaleli merdivenlerinde oturup soluklanmak, hayata bir baska pencereden bakarak mukayese ve muhasabe yapmanin mihengi ile esdegerdir. eger ki bu yerler, dar sokaklardan ve eski, tek katli evlerden olusuyor ise daha bir derinden etkiler insani...cocukluk doneminin yasanildigi bu mekanlar; huzun, kendini yeniden dogmus hissetme, bedene girdigi hissedilen tuhaf guc, gizem, ve garip bir mutluluk gibi cetrefilli duygular yasatir insana. zira; annenin ilk seslenisi, oturulan ev, oynanan ilk oyunlar, edilen ilk kavgalar, asik olunan ilk mahallenin ablasi/agabeyi, bos arsasi, bakkali, agaci, seyyar saticisi, hamami, bisiklete binmenin ilk heyecani, ilk arkadaslik, ilk okulu gibi hayatin ilklerini icinde barindirir; gozlerin dunyaya acildigi yuvadir burasi.

    insan, tekrar ugrak yeri haline gelen bu yerde, gecmisin izlerini arar. soyle kabaca goz gezdirilen ortamda gecmisin emarelerini tasiyan cok az ortak yon bulunsa dahi, kurgulanan dusun bozulmasina neden olmaz. o yillardan kalma bir eski kapi, bir yasli agac veyahut yasli bir amcanin/teyzenin dahi olmasi hayal kirikliginin onune gecer. enteresan bir tatmin yasanir, bunye yeniden hayata kalinan yerden devam etmek icin yol aldiginda dahi ruh hala oralarda bir yerde misket oynanan arkadaslarin sesine kulak veredurur.
  • gezgin olarak dünyaya gelmis ve gezginligi istemeden de olsa yasam bicimi haline gelmis kisi icin coktan unutulmus,aransa da bulunamayacak olan silik bir mekanin fotografina gözatmaktan ibarettir..
    gezginin cocuklugunun gectigi yer, icinde doyasiya oyunlar oynanan bir ardiyeden genizde kalan kereste kokusundan baska bir ayrinti barindirmaz bellekte.. hangi sehir, hangi sokak, hangi evdir bilinmez artik ugranmak istenen mekan..
    ugrak yeri olanlar kiskanilir...
    bu bakimdan kimileri icin burnun diregini degil bellegi sizlatir cocuklugun gectigi yere tekrar ugramak düsüncesi..
  • çocukken oturulan ev hala ayaktaysa, zamana yenik düşüp yıkılmadıysa eğer muhakkak o eve de bakılır. bir aprtmansa oturduğun dairenin yeni sahibinin astığı perdelerden kararkter tahlili yapmaya çalışılır, sanki sizin evinizde başkası oturuyormuş hissine kapılır insan. çoğu insanın içinden gidip kapıyı çalmak geçer ama bu pek mümkün olmaz tabii. bir de arkadaşlarla geçen güzel zamanlar düşünülür, yeniden çocukmuş gibi hissedilir bu mekanlarda, yani aynı on kişi bir araya gelse yine kukalı saklambaç oynanacakmış gibi bir psikolojiye girilir..
    komşularınızdan orada yaşamaya devam eden varsa kesinlikle sizin zamanınız gibi olmadı buarası çocuklar sizden sonra denir.. oysa herkesin kendine aişt bir zamanı bir çocukluğu vardır. buralara uğramak insanın biraz da çocukluğuna uğramasıdır zaten. affan dede çık, 1 yıllık maaaşımı veririm. işin güzel yanı bir insanın elinden herşeyin alınabilmesi ama hatıralarının alınamamasıdır.
    özellikle çocukluktan ilkgençliğe geçiş sürecinde de aynı yerde yaşanılmışsa burası ilk aşık olunan yere de denk düşer ki o zaman o mekanın anlamı sizin için çarpı bin olur.
    insanlar sık sık uğramalı çocukluklarına, en masum zamanların en masum tanıklarına.
  • insanı buruklaştıran ziyaret. hem de çocuklaştırır. uzaklarda olmasına gerek yok bu yerin. aynı şehirde yaşansa da hâlâ bir şekilde uzaklaşılmıştır. ara sıra gidip yoklanır mahalle, eski komşular aranır, eski arkadaşlar. eski anne ve eski kendisini de arar insan lâkin bumak ne mümkün. çocukluğunu bir yerlerde yeniden bulma umuduyla, ekmekten kalan para üstüyle şeker ve sakız aldığın bakkala girersin, şeker ve sakız alırsın tekrar. camdan kaçıp annenin ödünü patlattığın evin önünden geçer yine kaçarsın. akşama bi temiz sopanın korkusu düşer çocuk yüreğine. tekrar görüşürüz, deyip ayrılırsın çocukluğundan. korkularından ayrılamazsın.
  • bu yer* , izmir veya ankara ise hiç denenmemelidir bile.
  • (bkz: olanlar olmus)
  • (bkz: facebook)