şükela:  tümü | bugün
  • "kraliyet elyazması, kraliyet kitabı, kraliyet metni" anlamlarına gelir ve nazım edda'nın* en önemli kısmıdır. pek çok şiir için tek kaynak olması bakımından son derece önemli olan bu yazmalar, 13. yüzyılın ikinci yarısında, 1270li yıllarda buzağı derisinden yapılma parşömenlere yazılmıştır. 53 sayfadan günümüze ulaşan 45 sayfa bulunmaktadır. 1662'de dönemin skálholt şehrinin psikoposu brynjólfur sveinsson'un onu iii. frederik'e armağan olarak vermesinden, danimarka ve izlanda hükümetleri arasında 1971 yılında varılan bir anlaşma gereği izlanda'ya geri getirilene kadar, kopenhag'daki kraliyet kütüphanesi'nde kalmıştır.

    metnin yalnızca bir elyazması vardır. ülkenin ruhunu oluşturduğu için bu metin izlanda’ya teslim edilirken, danimarka'nın en büyük savaş gemisine konmuştur ve bu gemiye bütün filo eşlik etmiştir. dünyada bu el yazmasını izlanda'dan satın almaya yetecek para yoktur. "bilge kadının kehanetleri" adlı ilk kısımda, pagan tanrılarının sonuyla ilgili bir kıyamet öngörülmektedir. bu kıyamet; coğrafik konum ve yaşanmış volkanik faaliyetlere dayanarak -yüksek ihtimalle- volkanik olaya dayandırılmaktadır.
  • izlanda halkının ruhunu tamamlayan bir metnin* adıdır. "kraliyet metni" olarak da geçer.

    eserin kim tarafından yazıldığı ise şu an için büyük bir muammayı barındırıyor; fakat eserin 17. yüzyılda izlandalı bir piskopos tarafından danimarka kralına hediye edilmesi, * onun ehemmiyetini bize sunuyor; çünkü eserin tek bir nüshası var.

    codex regius ile herzog'un into the inferno adlı belgeselini izlediğimde tanıştım, biraz araştırdıktan sonra anlaşılır kıldım, zihnimde barındırdığım düşünceleri.

    insanlar -varoluştan bu yana- doğanın içinde kendilerine olağanüstü gelen olayları, farklı şekilde zuhur edilebilecek kültür ögelerine dönüştürüyor. dünyanın her noktasında farklı kültürlerin olmasının sebeplerinden biri, doğanın farklılık göstermesinde yatıyor, zannımca.

    metinde geçen pagan inanışlarına dair hikayelerin, tanrıların ve doğa arasındaki yakın ilişkilerin önemli sebepleri var: öncelikle izlanda, volkanik dağların aktif olarak bulunduğu bölgelerden biri. ateşin yükselmesi, etrafı saran dumanların yarattığı izlenimlerin hepsi, o dönemde yaşayan insanların zihninde yeni doğuşlar yaratıyor.

    metinde kadın kahin'in kehaneti adında bir bölüm var. * bu bölümde pagan tanrılarının sonlarıyla ilgili bir öngörü var. herzog'un deyimiyle "görünüşe göre bu devasa bir volkanik olayı tarif ediyor."

    "denizin altına batıyor kara, sönüyor güneş
    göklerden düşüyor beyaz, parlak yıldızlar
    fışkırıyor buhar ve mahvedici ateş,
    göğe yükseliyor fırlayan alevler
    idrak ediyorum ve görüyorum:
    yüce tanrılarının kaderi, her yanı saran cehennem, uçarak geliyor
    kara ejderha nitthhag , yukarıdaki nitha tepelerinden
    uçarken düzlüklerin üstünden, taşıyor kanatlarında
    çıplak cesetler, batacak şimdi."

    edit: codex regius, skaldik şiirini de besleyecektir. metinde geçen mistik hikayeler, sonrasında mistik bir şiir algısıyla yeni bir anlayış doğuracak, bu da demektir ki; iskandinav edebiyatı, doğumun içinden volkanın kültürüyle yükselecektir.
  • iskandinav edebiyat ve mitolojisi açısından en önemli eserlerden biridir. 1270 yılında kaleme alınan bu eserin bir kısmı kaybolmakla beraber, büyük bir çoğunluğu bugün hâlâ izlanda'da muhafaza edilmektedir.

    ayrıca en bi' sevdiğim yönetmenlerden olan michael haneke, time of the wolf filmini yazarken codex regius içerisindeki "völva'nın kehâneti" bölümünden esinlendiğini söylemiştir.
hesabın var mı? giriş yap