şükela:  tümü | bugün
  • solcuların ya da solcu geçinenlerin, bildiklerini sandıkları şeylerin aslında; hiç okumadan, hiç görmeden, hiç duymadan, hiç araştırmadan vesaire başkaları tarafından kendilerine dayatıldığının bilincine bile varamamalarından kaynaklanan vahim durumdur.

    bu "çoğu solcu", muhalefet ettikleri hemen her şeye, sırf ideolojik önder olarak gördükleri kişilerin fikirlerine binaen ve o şey hakkında uzaktan yakından bir tane bile kendi araştırmaları, soruşturmaları bulunmadan muhaliftirler.

    bunlar ki hayatları yönlendirilmeyle geçmiş, kendilerine belli bir kesim içinde yer açabilmek için o kesimin her dediğine baş sallamış karakterlerdir. bir bakıma asosyal varlıklarını, kendilerini başkalarının avuçlarına bırakarak sosyal hâle sokmaya çalışan kişiliklerdir.

    tabii "çoğu solcu", bu durumun farkında değildir ya da farkında değilmiş gibi yapıp bilişlerini, farkındalıklarını bastırma yöntemiyle kendilerini rahatlatmaktadırlar. ya da oraya buraya saldırarak, aslında kendilerinin olduğu şeyi başkalarına atfederek, kendilerini başkaları üzerinden tanımlamakta ve böylece zihinsel boşalma yaşamakta, kendilerini bu şekilde rahatlatıp hayata aynı yönlendirilmişlikle devam etmektedirler.

    ne yazık onlara, ne yazık...
  • bir ulusol refleksidir,

    ölüme yaklaşınca geçer.
  • solculukla değil insan olmakla açıklanacak durum. solcu, sağcı, budist, atesit,... işin içine ideoloji girerse durum herkes için aynıdır.
  • sdkfkdlal kaçın lan kaçın, entel solcular burayı basarsa dayak yemeyelim.

    peşin edit: yarası olmayan gocunmasın bir zahmet, şimdi izninizle gerçekleri biraz yüzünüze vuracağım zira.

    bence gayet var olan bir olmayış. çünkü efenim, solcu olmak entel ortamlarda ekmeği yenen bir şey nihayetinde. duyarlı, özgürlük-halkların kardeşliği filan diyen, solcu bıyıklı karayağız bir delikanlıysanız, yalnız sigaranız lütfen parliement veya marlboro olmasın pls, o zaman çoğavalı oluyorsunuz. bir de kadife ceket mümkünse.

    fakat sevgili karayağız delikanlılar, bazen öyle şeyler çıkıyor ki ağzınızdan, aklınızın varlığından şüphe duysak yeridir. mesela halkların kardeşliği diyorsun, sonra kalkıp "hem de benim ülkemin ekmeğini yiyor!!11bir" muhabbeti yapıyorsun.

    kapitalizme ve yozlaşmaya söver sayarken elindekini paylaşmayışına bir bakıyoruz ki, meğer fight club anarşisti senin yanında anarşizmin kurucusu, the matrix filozofu ise bildiğin hazreti isa kalıyormuş. bu arada, marx da sadece feysbuk'ta paylaşılan biri değil, aklında bulunsun, genç adamsın lazım olur.

    ayrımcılık insanlık suçudur diyorsun, ama arka masandaki trans birey hakkında atıp tutmadığın kalmıyor. sevgili solcu arkadaşım, gerçekten o kadar komiksin ki.

    ha sağcılar filan daha mı az komik? değil tabii ama solcu olup bir de ukalalık yapınca, insan senin karşına geçip böyle ince ince, ama öte yandan da evire çevire, eşek sudan gelinceye kadar dalga geçmek istiyor.

    yapıyor muyum, hayır.
    sen hak ediyor olabilirsin ama ben özümde iyi bir insansam demek ki...
  • cogu insanin kendi cehaletinin farkinda olmamasiyla ilintilidir.
  • bu tip insanlara benim gibi kızanlar varsa bir öneri;onları duygusal düşündükleri ve kafalarından özellikle tek bir kaynaktan gelen herhangi bir şeyin fevri düşünmeye ittiğini,bildikleri şeylerin hepsini ayarsızca kusmak istemelerini de kendilerini yine hemen ifade etme yükümlülüğünde inanmalarına veriniz.
    onlara 'bence burada şöyle düşünüyorum.' derseniz genelde bunu kişisel olarak algılıyorlar.

    buradan biraz kibirli oldukları dışında şunu da gözledim.onlara doğru sorular sormalısınız.ve eğer aslında güzel bir insansa ve sizin de boş konuşmadığınız güzelce karşıya ifade edilmişse o güzel sorularla, konu olan her ne ise onu kanıtlama kıvranışı yerine,karşılıklı bilgi alışverişi içinde güzel yöne doğru ilerliyor.karşıdaki gözünüzden düşmüyor.allah'ım bir insanın düşüncelerine olan güvensizlik derinlemesine her yerine olan güvensizliğe dönüştüğünden ne kadar da tehlikeli.
    ben kinci değilim ve olamıyorum ama bu da düşüncede kincilik galiba.kendimle ilgili birşey keşfettim yazarken..

    tabi ki tek bir doğru yok,her doğru her yerde söylenmez ya da tecrübeler önemlidir şeklindeki düşünceleri unutmayalım ve devam edelim;
    eğer böyle değil de sizin sorularınız giderek kişiselleştiriliyorsa karşı tarafça,işte o zaman iki tercihiniz var
    -karşıdakinin ağzına sıçın(konu hakkında gerçekten birikimli olduğunuza inanıyorsanız)(ben tercih etmem,çünkü kızıyorum ve hatalarıyla kalmasını daha iyi buluyorum.kendi aramalı..)
    -karşıdakinin sıçmasını bekleyin(kendiliğinden boşalacaktır,bir süre sonra sessizleşecek,çünkü siz ilgisizliğinizi soru sormayarak kibarca belirttiniz)
    - söz kesin(karşınızdaki kızsa onunla söz kesin.birçok erkek gibi çoğu zaman ben de birazcık eblek bir sevgilim olsun isterim zaman zaman)(tabi ki değil.aralarda söze girerek,tahammül edemeyeceğiniz temelden ve nesnel olan yanlışları düzelttirin.siz değil o düzeltsin,bu sayede sizi gerizekalı yerine koymaktan yavaş yavaş kaçınacak)

    en sonunda ne mi olacak;en sonunda siz onun düşüncelerini dinlemiş,zaman zaman hak vermiş,kafanızda soru işaretleriyle dolmuş olacaksınız.telefonunuzdan kendinizi arayacak ve rehabilitasyon bahçesinde musiki dinlemeye gideceksiniz.
  • (bkz: #26614067)
  • beni de en çok kızdıran habersizliktir, adam solcudan eleştirel düşünce (kendine yönelik de tabi ki), bilgi birikimi, bu birikim üzerinden muhakeme bekliyor, sol düşüncenin tarihi çıkışı budur.

    sağcı ülkücü adam için gerek yok, sağcı adamın sistemi mallık zaten, sistem zaten adamın mallığı üzerinden inşa edilmiş, o açıdan mallığını açıktan ve gururla yaşamasını tutarsız bulmuyorum, saygı duyuyorum, ne zamanki biraz zeka ve mantık pırılıtısı gösterir ve diyalog kurmak isterse ancak o zaman derdimi anlatıyorum.
  • kıt zekalı sağcı liboş dincilerin halihazırda 25 derece* olan bakış açılarıyla getirdiği nadide yorumlardan bir tanesidir.

    *p.s: sayı farazidir. dimağdan dimağa çeşitlilik gösterebilir.