1. ilişkilere bakıldığında (çevrede, aile içinde, kendi ilişkimizde) herkes tarafından rahatlıkla fark edilebilen bir durumdur.
    bazen yolda kavga eden çiftlere rastlıyorsun. kadın suratı asmış, bir arpa boyu önde kırıta kırıta ilerliyor. bizimki peşi sıra -garibim- cümle yetiştiriyor ve cümleleri bir sazın teline vurur gibi titretiyor. tabii ortaya çıkan melodi beş karış suratlı kadın için sadece, "kakafoni"den ibaret oluyor. bunun tersini görmek çok zor.

    sinemaya gidiyorsun, diyelimki bir kaya kafa önünüze oturdu. hemen yerinden kalkıp, "aşkısı sen göremiyorsun, ben geçeyim o tarafa" jesti yapıyorsun. oysa boylar aynı, o zaman neden ben? hiç gördünüz mü, bir kadının sevgilisi daha iyi görsün diye nezaketen yer verdiğini.
    sonra,
    saatlerce avm'lerde gezmesine kızmayıp fedakarlık yapmak zorunda kalıyorsun, yetmedi elindeki poşetleri nezaketen taşıyorsun; yemek yerken, bir etkinliğe giderken yine memnuniyet hakkı onun. fedakarlık, nezaket gösterme zorunluluğu, yine erkeğin omuzlarına bindiriliyor.

    sanki kadını mutlu etme görevi erkeğin birincil göreviymiş gibi, her şeyde; bir naz, bir eda, bir cilve...
    öyle ki, bu durum bir kültür haline gelmiş toplumda.
    tamam, centilmenlik filan da, nereye kadar? hadi kıymet bilene bir nebze tahammül ediliyor.
    ya bu centilmenliği kötüye kullanan, uyuz, kendini bilmiş, nazlılık hastası, nevrotik, "ilgi abonesi" ;
    ağzınla kuşu tutsan, yumurtlaması için nefesini kullansan, çıkan yumurtayı sıcak sıcak yedirsen gene bir eksik bulup, insanın hevesini kursağında bırakan varlığı sadece iki çıkık meme ve bir vajinadan ibaret olan kızlara ne demeli?
    zaten evrende bir yer kaplamıyorsunuz, bari nefesinle dağayı rahatsız etmeyin! varlığınız, aklı başında kimi hemcinslerinizin sayısını gün geçtikçe azaltıyor.
    siktirin gidin lan bu evrenden! troller sizi... "anladın sen onu!"

    !...
  2. hollanda ve lale olayını akıllara getirip düşündürür.

    --- spoiler ---
    osmanlı'dan hollanda'ya taşınan lale orada o kadar rağbet görmüştü ki, lale tarlası olan hemencecik köşeyi dönüyordu. öyle ki, bazen bir lale soğanına bir çiftlik evi verilebiliyordu. sonra bir gün bir adam borç olarak lale soğanı satın aldı ve senet vakti gelince parasını ödemedi. "tamam güzel bi bitki ama başka hiçbir şekilde işimi görmeyen bu bitkiye ben bu kadar para vermem" dedi. olay hollanda'da epidemik bir virüs gibi yayıldı. insanlar senetini ödemeyen adamı örnek aldı ve lale 1 gecede 300 binde bir fiyatına düşerek dibe vurdu.
    --- spoiler ---

    her zaman merak ederim, ne zaman adamın birisi çekmiyorum lan sizin nazınızı diyecek, bu olay her yere yayılacak ve bu saçma kültür sona erecek. ne zaman saçma sapan şeylerden*** dolayı peşlerinde koşturup saatlerce açıklama yapmaya kasmıcaz? sorarım sana sözlük, ne zaman?!

    edit: imla
  3. erkeklerin, kadın(bak karı demiyorum) tribi çekmek için yaratılmasından kelli olağan durumdur. abi mesela hatun ağzına sıçıyo gram agresiflik belirtisi yok. aynısını erkek yapsa sikersin eniştesini o ayrı...
  4. kıvamında olduktan sonra gayet olağan bir durum. tam tersini düşündüm de,oldukça itici..

çoğunlukla erkeklerin kadınların nazını çekmesi hakkında bilgi verin