şükela:  tümü | bugün
  • macosta da şöyle yapılıyor ama mac pro dışında cihazı yakma riskiniz var. bitcoin, litecoin derken başka şeylerin a. koyim derken kendinizi buluverirsiniz:

    http://cointellect-turkce.blogspot.com.tr/…mak.html
  • mining yapmak artık zarar ettirdiğinden, hiç girişilmemesi gereken olaydır. ille denenecekse miningrigrentals.com'dan rig kiralanıp bir havuza yönlendirip denenebilir. tabii bu da alt.coinler için geçerlidir. bitcoinde atı alan üsküdarı geçti.
    işte üsküdar: http://bit.ly/cinde_bitcoin_madenciligi (life ınside a secret chinese bitcoin mine)
  • evinizde mining işine girmek istiyorsanız ve windows işletim sistemi kullanıyorsanız computta programını kullanabilirsiniz. cpu veya gpu kullanarak mine etmenizi sağlıyor. gücünün ayarlanabilir olması nedeniyle o arkada çalışırken bilgisayarınızı kullanmaya devam edebiliyorsunuz. programın içindeki benchmark'ı sayesinde de günlük, aylık ve yıllık ortalama ne kadar kazanabileceğinizi de öğrenebiliyorsunuz. hatta smart mining sayesinde bilgisayarın belli bir süre idle kalmasından sonra kullanılacak cpu ve gpu yüzdesini belirleyebilirsiniz. ben gayet memnunum.
  • oturduğu yerden para kazanma sevdalıları yüzünden insanlığa büyük vurgun yapacağını düşündüğüm eylem.

    ben işbu entariyi yazarken dahi birileri piyasadan ekran kartı, anakart, işlemci falan kaldırıp maden çiftliği kuruyor. bunu da "hmm kursam şindi bi sistem, gece gündüz çalışsa, ayda 3-4 bin kazansam, mis" düşünceleriyle yapıyor, kurduğu sistem emin adımlarla çok büyük bir güce hizmet ederken...

    bu kurulan sisyemlerin denklemler, hesaplamalar, "dünyının iyiliği içün" bir sürü algoritmalar çözüp kurduğu söyleniyor. ama bu sistemin tam olarak ne çözdüğünü bilmiyoruz. şimdi "şu şu linke tıkla bak bakalım bu sayede bilim ne kadar ilerlemiş orospu çocuuu, bilmeden konuşuyon" diyecek olanlar çıkacaktır. onları umursamıyoruz, zira yaptıkları şeyi her daim savunurlar.

    teknolojinin olduğu her alanda devletler en üst otoritedir. bunların bağımsız ve sadece insanlık için olduğuna zerre inanmıyorum. her gün binlerce şekilde, ne kadar farkındalık sahibi olduğumuza inansak da manipüle ediliyoruz, kararlarımız etkileniyor. sosyal medya geyikleri, ünlülerin memeleri, savaşlardan görüntüler, saçma salak akımların her biri insanların dikkatini asıl olaydan uzaklara çekip, eğlence dünyasıyla, hani bir zamanların amerikan rüyasıvari bir dünyayla takılmalarını sağlamak. artık insanlar üretmeyi düşünmüyorlar, istemiyorlar da. zengin ve ünlülerin hayatları izletilerek rahat yaşam arzulatılıyor. trendler takip edilerek en satmayacak mallar fahiş fiyatlara satılıyor. örnekler gani gani çoğaltılabilir.

    dolayısıyla artık yapay zeka ve mekanik aletlerin yerimizi aldığı bir dönemdeyiz. ruhumuzu ve his duyumuzu kaybetmek üzereyiz, tıpkı kafesteki kuşlar gibi.
    tarih bilemler bilirler, dünyadaki her büyük atılım sadece savaş, askeriye, başkalarını alt edip yenmek, sömürmek ve tarumar etmek amacıyla yapılmıştır. internet de askeri bir projedir.
    feysbuk örneği gösterdi ki, farkında olmadan her şeyimiz izleniyor. sıradan insanlar her çağda özgür olduğunu sanması için rahat bırakılan kölelerdi. biz de öyleyiz. yani musluğu kim kontrol ediyorsa, onun izin verdiği kadar su içebiliyorsun. ama musluktan akan o kadar su olduğu için, o kadar istiyormuşsun gibi bir psikoloji işleniyor yıllardır hepimize.

    bugün hamdi kellecioğlu sayesinde öğrenip araştırma fırsatı bulduğum bir konu oldu. çin'de yeni bir uygulama başlatılmış, black mirror'daki şu sosyal medya bölümü gibi. yaptığın her şey, oylamalar neyi ne kadar yapabileceğine sınırlar getiriyor. çin'de kapalı devre olarak uygulanıyormuş bu olay. mobese dediğimiz şehrin her yerini izleyen kameralar o kadar gelişmiş ki, artık hemen kim olduğunuzu ve ne yaptığınızı tanımlıyormuş. birine yardım ettiyseniz, iyi bir şey yaptıysanız artı puan, kırmızıda geçmek gibi bir olumsuzluk yaptıysanız eksi puan alıyorsunuz. puanlarınız da size ev kiralamadan, bir şeyler satın almaya kadar bir sınır getiriyor. artık her yaptığınızın kaydedilip sistem puanı tarafından güvenilir olup olmadığınıza karar veriliyor yani.

    bunun mining ile naalakası var diyecek olursanız, oraya geliyorum şimdi.
    her veri, yaptığımız her şey devlet tarafından işlenerek şu meşhur big data oluşuyor. bu mining boku da benim de katıldığım teorilere göre, bu big data gibi şeylerin ayrıştırılıp kullanımı gibi şeyleri kontrol eden algoritmaları çözüyor. yani kendi köleliğini kendisi hızlandırıyor insanoğlu. bunun da harika bir manipülasyon ararcıyla yapıyorlar: para.

    son zamanlarda insanların internet geçmişlerinde veya o anki yaptıkları sörflerde gerçekleştirdikleri eylemlerle tehdit, şantaj ve bir şeylere zorlandıklarını konu alan birçok film çıktı. çoğu filmde teknolojinin insanları nasıl izlediğini izliyoruz. sinema en güçlü propaganda aracı olduğundan dolayı, yakında panayır gibi günler yaşayacağız sanıyorum. zira yapay zekalar artık yürüyüşünden bile birini tanıyabilip, hareketlerinden birazdan iyi veya kötü eylemler yapabileceğini çok yüksek yüzdelerde başarıyla tahmin ediyor. yakında kaçacak pek yerimiz kalmayacak. dünya tarihinde en uzun resmi barış dönemini yaşadığımız son 30-40 yıllık süreden sonra sular kaynamaya başladı.

    uluslar ve hırsları o kadar büyüdüler ki, artık dünyaya sığmıyorlar.
    uzun lafın kısası, çok pis göte geliyoruz biyler. 10 sene içinde inanılmaz hadiseler ayyuka çıkacak. internet, sanıyorum ki hiç kullanmamamız gereken bir silahtı. zira kullanan canlı ne yazık ki homo sapiens.