• yurdum insaninin her daim "enseye tokat" olayina yatkinligini gözönüne alirsak, hak vermemek elde olmayan cümle. (bkz: turksun di mi)

    arkadaslik anlayi$imizda -millet olarak- asla sinir yoktur, özgürlükler limitsizdir. sinir koymak isterseniz de ya "kalkik kicli" ya da "samimiyetsiz" olmakla suclanirsiniz arkada$lariniz arasinda. sanki her dakika görü$mek, her bi halti beraber yapmak kuralmi$casina beklenir sizden. arkada$siniz ya... sabah kahvaltida bulu$mali, ögleden sonraki programinizda da ona yer vermelisiniz. hatta ak$am yemeginde de konu$acaklariniz vardir daha birbirinizi öldürmediyseniz. böylesi bi muhabbetin, yani biktirana kadar ugra$manin sonunda da "ayrilik", olmadi "sogukluk" kacinilmazdir.
  • zuhal olcay ve haluk bilginer'in oynadiklari bir filmde gecer bu soz.
    birbirini deliler gibi seven, her dakika gulusup sevisen cift ayrilmistir cunku: olumle.
    yuzunu severdi bazen kadin adamin, ezberlemek isterdi.
    oyle bir filmdi ki, izlerken bu sozun dogruluguna sizi ikna ederdi.
    yine de fazla gulen cok aglarmis sozunden farkli degildir bu soz. turk toplumunun mutlulugu ayip gormesiyle baglantili bir mantigi vardir.
    hayir, cok muhabbet tez ayrilik getirmez. ayrilik mutlaka gelir, eninde sonunda. belki hayatin sonu olur bu, belki mutlulugun.
    ama o ana kadar tadini cikarmak gerekir ne yasaniyorsa. dolayisiyla yanlistir bu soz. korkutma amacli diger butun sozler gibi. ama ask korkulacak olan degildir. korkunun aska faydasi yoktur.
  • "sevgilim biz ne zaman aycell alicaz" yada "sevgiliim bak telsimde bole bole yapiyomussun konusma beleşmiş" diyen sevgiliye verilebilecek yegane cevap.