şükela:  tümü | bugün soru sor
  • özlemekten daha farklı * bir his olarak ortaya çıkan ve kelimelere dökememek sonucu çok özlemek diye sarfedilen hissiyat
  • özlemekten dört karakter kadar öndedir.
  • "minicik" bir şeyi çok özlemek işte...
  • ne yapacağını şaşırıp, oturup "gocuk" ne biçim kelimedir diye düşünmek. anlık tanımım budur. ve çok derin özünde. gerçekten.
  • bazen insanın kafasının karışmasına sebep olur. özlenen "o" mudur yoksa "onun yaşattıkları" mıdır...ama sonuç değişmez...yalnızlığınla kalırsın.
  • kendisiyle iletişim kurabildiğin tek araç olan telefonu,
    kafayı sıyırıp artık elbette,
    iyice onunla özdeşleştirdiğini fark etmekmiş.
    sonra arkadaşlarınla olduğun bir ortamda biri elinden çekerken yanlışlıkla yere düşürdüğünde senden beklenmeyecek bir feveranla telefona,
    misal araba altında kalmış zavallı pisicik muamelesi çekmekmiş..
    telefonu alıp eline,
    salak salak olmayan tozları,
    çizikleri defalarca parmaklarınla silmek,
    kimse aslında nasıl keçileri kaçırdığını iyice anlamasın diye içeriki odaya kaçıp
    telefonu göğsüne bastırıp içli içli ağlamakmış..

    lan manyak karı..
    allahtan kimse o kadarını görmedi.
    kendine gel bi...
    tutacam ben ellerimle getirecem yoksa herifi,
    al ... diyecem..
  • kimi zaman hiç geri gelemeyecekleri özler insan.
    hayat da zaten kaybettiğin şeylerle dolu.
    fazla kafana takma, önüne bak.
    kendini daha iyi hissedeceksin.
  • "ailesini özlememek" başlığı altında arkadaşlarına hava atan özne kişisinin "özlemeyeceğim de özlemeyeceğim!" diye kendini kastığı yılların birikimi neticesinde
    duygusala bağlaması, efenime söyleyeyim hatırladıkça burun direğinin sızlaması, telefonunda 10 cevapsız görünce "noluyo yaa!?!!?" sorusu eşliğinde zihninde en kötü ihtimalleri canlandırması, türlü kabuslar edinmesi duygudurum bozukluğudur. eşeklik etmeyiniz, büyük konuşmayınız, yeri gelince özleyiniz.