şükela:  tümü | bugün
  • son zamanlarda epey dikkatimi çeken, bir çok insanın uyguladığı şey.

    şimdi ben herkesin çok sesliliğe, demokrasiye, farklı fikirlerin bir zenginlik olduğuna inandığını iddia etmiyorum, çünkü bunun tam tersini düşünenler de olabilir. fakat gerek ekşi sözlük, gerekse twitter gibi platformlarda, demokrasinin ve en büyük savunucuları olan ve farklı fikirlerin zenginlik olduğunu söyleyen kişiler, onların fikirlerine karşıt bir şey söylediğinizde ve bunu hakaret içeren cümleler kurmadan yaptığınızda dahi sizi engelleyebiliyor. hakaret edildiğinde engelleme işlemine bir şey demiyorum, fakat sırf söylediklerinin tersi bir fikirle karşılarına çıktığınızda, sizinle bu konuyu tartışmak yerine doğrudan engellemeyi seçiyorlar. bana çok ilginç geliyor. (bkz: başlıklarını engelle)

    not: aynen komik çocuk, aynen çok sekslilik evet.
  • çok sesliliğe inanıyormuş gibi yapan ve özünde faşistin allah'ı ve faşizmin özbeöz çocuğu olanların yaptığı iştir.

    kendi yaptıkları her şeyi özgürlük, insan hakları, demokrasi, adalet gibi güzel ve tertemiz kavramların ardında gizleyerek kendilerine bir dokunulmaz çerçeve oluşturmak isterler ve onlara göre örneğin pkk militanı olup daha çıkmak ve onur meselesi ve kişisel tercih olabiliyorken demokratik bir seçimde özgür iradeyle mhp'ye oy vermek cahillik ve hatta kafatasçılıktır. çünkü kişi terör örgütüne insanî haklarını kullanarak katılabilir; ama bunların oy vermeyip nefret ettiği siyasal partilere oy veremez. verirse cahildir, faşisttir, hüloooğdur.

    bunlar örneğin hem cumhurbaşkanına hakaretin yasalarda tanımlanmış bir suç olduğunu bilirler hem de cumhurbaşkanına hakaret edenlerin ceza almasına karşı çıkar ve "hani demokrasi, hani insan hakları" diye sahte demokrat ve insancıl tavırlar geliştirirler.

    bununla da yetinmez, kendilerinin nefret ettiği herhangi bir kişiye veya duruma dönük en küçük bir olumlu söz söyleyenleri de troll idi, çomar idi, cahil idi vb. akıllarınca aşağılama sıfatları ile yaftalar ve gene "demokrasi, insan hakları, çok seslilik, farklılıklara saygı..." diye ancak kendilerini kandırabilecekleri masallar okumaya da devam ederler.

    bunlar eşcinsellik, alkol bağımlılığı, evlilik dışı karmaşık çoklu ilişki gibi durumları "herkesin hayatı kendi hayatıdır" diye doğal olarak destekler ve savunur; ama öte yandan da imam hatiplerin kapatılması, kadınların başlarını zorla örttüğü, çocukları kur'an kursuna göndermenin gericilik olduğu vb. konularda da kendilerini tatmin etmek adına insanların yapıp etmelerini aşağılamaktan kendilerini alamazlar. çünkü dertleri özgürlük, insan hakları, demokrasi vesaire değil, "en muhteşem benim. gerisi hiçtir." bencilliği ile kişisel tatmine ulaşmaktır.

    bunların bir de sözlük versiyonları var işte. bunlar da kendilerinden farklı düşünen herkesi engelleme derdine düşüp sonra etraflarında hiç kendilerine muhalif ses duyamayınca "aa lan herkes benim gibi ne güzel. demek ki bu seçimi %85 oy alarak kazanacağız..." hayallerine kapılıp ardından o engelledikleri tarafından sandığa gömülünce de "nereden çıktı bunca oy? oysaki herkes benim gibiydi... oyları çaldılar! başkanı kaçırdılar!!!" diye şizofren manyaklara dönüşüyorlar.

    bir çeşit akıl yürütme işidir bu: sana karşıt görüşü en az karşındaki insanın bildiği kadar bilecek ve onu dinleyip anlayacaksın ki kendi karşıt görüşüne argüman toplayabilip karşındakini çürütme şansını artırabilesin. ama kime diyoruz? aklını beynini kiralamış ve satmışlara mı?

    çok sesliğe inanıp karşıt fikirleri engellemek, kötücül cehaletin en müthiş göstergelerinden biridir.