şükela:  tümü | bugün soru sor
  • sevdiğiniz şeyi tanımlamak için kullandığınız kelimeleri bi türlü beğenmemeniz; güzelliğini, büyüklüğünü anlatmak için yeterli bulmamanız sonucunda yaşanan durum.
  • çok sevdiğiniz bir şeyi tanımlamaya gücünüzün yetmemesidir. onun içinizde yarattığı heyecanı, mutluluğu, onun aklınızdan geçerken tüylerinizi diken diken edişini, nasıl anlatabilirsiniz ki.. bir de tanım yapmak zorundasınız, ki bu daha da zor. ancak hislerinizi, belki tanımlayabilirsiniz, fakat size bunları hissettiren şeyleri anlatmaya yetmez herhangi bir dildeki sözcükler.
    çok sevdiklerini tanımlayamayanlar, çok sevdikleri insanlarla da bazen konuşamazlar, özellikle içleri kırık, buruk olursa onlara bir "merhaba" bile diyemezler. sanki belli edeceklermiş gibi gelir içlerindeki sızıyı..
  • güzeldir ve sevilir çünkü sınırsızdır, şaşırtıcıdır, beklenmeyenken hayatınıza damgasını vurmuştur. tanımlamaksa onu sınırlamaktır, ayırmaktır, kafese sokmaktır. oysa onun*içinde her şeyden biraz barındırdığını ve her şeyin içinde biraz olduğunu gördükçe insan yaşadığını hisseder. kafese sokulan kuş ise belki uçup gitmez; ama, her geçen gün sesi solar ve yaşama nedeni olmaktan çıkıp mevsimi kışa çevirir.
  • bazende o cok sevilen seylerin baskalari tarafindanda cok sevilmesinden dolayi sorun cok entry alan basliga entry girememek haline geliverir yine got gibi kalirisiniz hic biseler yazamadan.
  • taninmaktan, kimligini ifsa etmekten cekinmek sebebiyle olabilir.

    eksi sozluk yazari oldugunuz biliniyorsa ilgilendiginiz konular da az bucuk tahmin edilir zaten.

    2-3 dakikada université yillarindan beri yazdiginiz her sey yeni tanistiginiz insanin karsisindadir.

    herhangi bir konuda oylesine yazdiginiz bir entry'i aciklamak durumunda kalmamak icin ortaya cikan imkansizlik.
  • sözlükte bir türlü ciddiyetle takılamadığım için içinde bulunduğum durum.

    sevince değer veriyorum, o da ciddiyet gerektiriyor tabi.
  • ben de ne yazık ki bunu yapanlardan biriyim. ekşi sözlükte çok sevdiğim yazarlar, kitaplar filmler, diziler ya da her ne ise onlar hakkında entry girerken ya yazdıklarımı hiç beğenmez ve yetersiz bulurum ya da direkt entry girmemeyi tercih ederim.

    oğuz atay ise bunun en büyük kanıtıdır benim için. şu koca sözlükte neredeyse üçüncü yılımı dolduruyorum hala tek bir entry dahi giremedim oğuz atay başlığına. anca yazılanları okuyorum sessiz sessiz. öyle çok seviyorum ve öyle çok okudum ki ne yazsam yavan, saçma ve içi boş sözlermiş gibi geliyor. hatta bazen aklıma yazacak bir şeyler dahi gelmiyor. girdiğim entry buna değmeli diyorum. saçma ancak bunu aşamıyorum.