şükela:  tümü | bugün
  • gurur sandığı aslında ümitsizliğidir.
    uzaktan uzağa sever, iyi olup olmadığını kontrol eder sosyal ağlardan ama aramaz. kırılmaktan, üzülmekten ve yine aynı şeyleri yaşamaktan korkar içten içe.
    ne yeniden aşık olmak ister ne de yeni biriyle vakit geçirmek..
    ölene dek yalnız kalma fikrine de alıştırmıştır kendisini.
    onu sevmek, hem de çok sevmekten mutludur.
    aşkın, aşık olduğun insanı elde etme hırsından çok daha fazlası olduğunu anlayacak kadar büyümüştür.
    içten içe merak eder durur;
    ''o da beni düşünüyor mu, ara sıra da olsa özlüyor mu acaba'' diye..

    korkaklıkla suçlanan ama o korkaklığının ardında çoook uzun bir hikayesi olan insandır. muhtemelen on milyon kere korkmamış, her defasında ağır yaralar almış daha fazlasına cesareti kalmamıştır. belki de karşısındakinden bekliyordur radikal bir adım. belki mecali kalmamıştır?.. tek ihtiyacı olan ''bundan sonra elimden geleni yapacağım'' demesidir. belki o günü bekliyordur.
    özlemesini, geleceği varsa kendi isteğiyle gelmesini istiyordur.
    her şey keşke burada yazılanlar kadar ''türk filmi tadında'' olsa..
  • korkak insan modelidir. öldürmeyen şey seni güçlendirir. her saniye insanlar ölüyor. müzik dinlemek için gittiği konserde kurşun yiyor. peki çok sevip özleyip aramadığın insanın başına yolda yürürken tuğla düşse ve ölse ne olacak çok merak ediyorum. yorgan yastık altında gözyaşı akıtır ancak. ben seveceğim ve bekleyeceğim he mi ? her geçen saniye boşa.

    edit: anlatılması güç yaşanmışlıklar ile boyun eğmek durumundaysa eğer bu duruma yapabileceği tek şey unutmaktır. her ne kadar unutmak mümkün değilmiş gibi gözükse de en azından alevini almaktır. fakat dışarıdan bakan bir göz olarak akıl vermek kolay. unutulmayacak ve her zaman bir yerlerde kendini muhafaza edecektir. insan olmanın gerekliliği bu hissiyatları yaşayabilmek. yaşayamamaktan yeğdir diye düşünüyorum.

    fakat arabesk yaşayıp dram içine gömüldüğünde bundan beslenen bünyeler tüm ipler ellerinde olsa dahi kendilerine duvarlar örüp, bahaneler yaratıyorlar. genellemeyi yıkıp tanımlamayı bırakıyorum.

    (bkz: abi seviyorsan git konuş bence) işte bu başlıktaki ilk entry tam benim tanımıma uygun modeldir mesela. lafım "korkan" arkadaşlaradır.
  • gurur sandım aslında ümitsizliğimdin

    ***
    çok sevip çok özlediği halde aramayan insan ise arasa daha iyi eder tabii çok sevip çok özlediyse, aramıyosa da kendi seçimi: onun telefonu, onun kararı; saygı duymasını bilmeliyiz.
  • önceleri çok aramıştır belki ve aradıklarından bir hayır gelmemiştir hiçbir vakit.
    veya özleyip arayan taraf değil de özlenip aranan taraf olmak istiyordur artık.
    sıkılmıştır aşık olmaktan karşılıksız belki;
    hem kıymetsizdir çünkü sevgisi sevdiklerinin gözünde,
    hem de zarar vermektedir artık sevgi dediği şey bizatihi kendine.
    ve bıkmıştır koşmaktan kendisine bir sinek kadar değer vermeyen kişilerin ardından;
    yahut avıyla oynayan kedi misali kendisiyle oynayanlardan.
    merak etmeyi de bırakmıştır artık kim ne düşünmektedir diye.
    bırakmıştır kendini hayatın akışına, bir şeyler beklemeksizin hayatın kendisinden..
  • o arasa olmuyo mu orospu çocukları! hemen suçla korkak diye, bi bok bilmiyon konuş anca!
  • arayamıyodur belki. belki defalarca sevdiğini söylemiştir onun için çok şeyler yapmıştır ama her defasında gözyaşları içinde geride bırakılmıştır. belki o çok sevdiği kişinin kendi yıllarca beklemesine rağmen uçkuru için başkasıyla birlikte olduğunu görmüştür. belki yine de pes etmemiştir ama zorla pes ettirilmiştir. belki karşısına geçip gözyaşları içinde seni seviyorum bana bunları neden yapıyosun demesine rağmen o adamın eli bir kere bile uzanmamıştır. sonra fark etmiştir ki o adam onu hiç sevmeyecek.
    direk korkaklık demek kolay ama insanların çok farklı hikayeleri var. bilemezsiniz. yargılamaya hakkınız yok. burda herkes sevdiği tarafından sevilecek kadar şanslı değil.
  • en doğrusunu yapıyor dediğim insan. çok sevmiş, çok özlemiş olabilir. hatta kokusu burnunda, sesi kulağında da olabilir. belki kalp atışları bile içinde bir yerlerde gizlidir. ama hiç sevilmemiştir. şu an özlenmiyordur. kısacası unutulmuştur. nerden bilebilirsiniz ki?

    yok daha platoniğim, çok aşığım ama aramıyorum dıyorsanız. kalkıp arayın lan.
  • karşı tarafın araması gerekiyordur. onu bekliyordur.

    bu tipte ki kişiler ölümüne inatçıdır. kendimden biliyorum. karşı taraftan bekler. sırf bu inadı yüzünden de bir sürü ilişki telef olur. ama bu telefin sonucunu iki taraf da kaybeder.

    bu sebeple aramaniz gerekiyorsa arayin kardesim. olayi inatlasma boyutuna cekmeyin...
  • salak olduğu için aramıyor değildir. arayınca "beni bu kadar sevdiğini bilmiyordum ben de artik seni seviyorum" cevabı almayacak zaten. karşıdaki insan birden aydinlanivermeyecek. yok öyle bir dünya. muhtemelen daha önce yaşadığı olaylar duygular tekrarlanacak. bunu bildiği için aramiyordur.
  • "aramak" olayını bütün problemlerin çözümü olarak gördüğünüzde salak ya da korkak gibi görünen insan. sadece bir çeşit çocuk masalında yaşadığını sanan biri böyle düşünebilir.