şükela:  tümü | bugün
  • bir doktorun söylediğine göre bir yıl kullandıktan sonra bir ay , başka bir doktorun tavsiyesine göre altı yıl kullandıktan sonra altı ay ara vermeyi gerektiren* bir eylemmiş.
    tecrübelerimden söyleyebilirim ki sekiz yıl hiç ara vermeden lens kullanmak pek akıllıca bir karar değildir.vampir gibi oluyor insan...
  • retinanin incelmesine ve tedbir alinmazsa korluge kadar gidebilecek olay...
  • uzun sure lens kullanimi hijyen kurallarina uyuluyorsa goze zarar vermez. her ne kadar piyasada 30 gun surekli kullanim seklinde pazarlanan lensler olsa da lensin gozde 8-9 saatten fazla kalmasi sakincalidir. gozun mutaka dinlenmesi, hava almasi gerekir, bu esnada gun icinde bircok dis etkene maruz kalan lenslerin* * * * mutlaka solusyon icinde temizlenmeye birakilmasi sarttir. tum bu kurallara uyulmasi durumunda lensin uzun kullanim sonunda gozdeki miyopu azalttigina da sikca rastlanir.
    lasic operasyonlar da lense bir alternatif olmakla birlikte, goz tansiyonu * olanlara kesinlikle uygulanamaz. uygulandigi takdirde operasyonlu gozde tam ve dogru bir tansiyon olcumu yapilamayacagindan glokomu onlemek veya ilerlemesini engellemek imkansiz hale gelir.
  • 15 yil sonunda kornea yarasi ve bunyenin alerjik tepkisi ile sonuclanabilir.
  • 7 yıldır hiç ara vermeksizin sürdürdüğüm hadise.hijyene deli gibi takıntılı olmamama rağmen(lens suyunu değiştirmeyi 3 gün unuttuğum oluyo) hiçbir alerjik yada virütik problem yaşamadım.göz reflekslerim hala son derece yerinde.5. yılın sonunda yine bi kontrol sırasında doktora bu konuyu danıştığımda lensin kullanım süresinin çok çok aşılmaması(1 aylık lensi 4 ay kullanmak gibi) ve temiz kullanılması durumunda uzun yıllar boyunca rahatlıkla kullanılabileceğini öğrendim.ancak her lens yenilemede mutlaka muayene olmak gerekiyo.bunun dışında lens son derece temiz ve süper çözüm.
  • yaklasik 15 yil ile oldukca iddiali sayilabilecegim durum..

    oncelikle bu surecte yaptiklarim;

    - aylik lensleri ayda bir ya da iki kez cikararak 4-5 ay kullanmak
    - yine aylik lensleri hic cikarmadan 2 ay kullanmak
    - denize ve havuza lensle girmek

    ve simdi de, butun bu 15 sene boyunca bu kullanim sekliyle karsilastigim problemler:

    - yalnizca bir kez, musluk suyundan kaynaklanan keratit vakasi. ki lens kullanmayan birinde de gerceklesme olasiligi mevcut

    doktorumun konuyla ilgili gorusu ise, gozlerimin lense hicbir sekilde tepki gostermedigi seklinde. yani gayet sagliklilar..

    mutasyona ugradim artik sanirim.

    bir de dip not: lense basladigim donemde goz numaram 1,5 iken su anda 2,5.
  • basta yillarca nolcak canim diyerek gunlerce lenslermi cikarmadan kullanmis biriyken, sonucta goz kurulugu yuzunden lazer ameliyati olamama neden olmus durumdur...lenslerle bi ilgisi yok tabi , adam gibi kullansam simdi pasalar gibi ameliyatimi da olurdum..ama yapay goz yaslariyla surdurulen bu yeni hayatta fena degil, surekli bi agliyormussunuz efekti oldugundan insanlarla olan iliskinizde bir az icleniyor...
  • gözün enfekte olması, göz kapaklarının yapışması veya keratitten çok daha önemli sonuçları olan fütursuzluktur.

    kan damarı içermeyen kornea dokusu, gerekli besin ve oksijeni difüzyon adı verilen bir sistemle gözyaşından sağlar. kontak lensler gerek mekanik etkileri gerekse oluşturduğu minimal iltahabi ortam ile bu sıvı hareketini, dolayısıyla kornea'nın beslenmesini bozar. bu durumun iki sonucu vardır: bir, halihazırda 1 milimetre kalınlığı olan kornea incelmeye başlar; iki, beslenme bozukluğu sonucu açığa çıkan bazı maddeler, saydamlığın sağlanması için damar içermemesi gereken korneada kan damarı gelişimini tetikler (bkz: pannus). günümüzde lazerle göz çizdirme olarak tanınan operasyonların büyük bir çoğunluğu kornea'nın ışığı kırma gücünü artıran tekniklerle yapılır ve bu operasyonlar için belli bir kornea kalınlığı şarttır. dahası, operasyon sonrası iyileşme sürecinde korneanın saydamlığını yitirmemesi için kesinlikle kanamaması yani kan damarı içermemesi mutlaktır. kornea damarlanması belli bir seviyeye ulaşmış hastalar lazer ile kırma kusuru tedavisi için aday dahi olamazlar.

    korneayı incelten ve damarlanmasını artıran en önemli nedenler akut veya kronik enfeksiyonlardır. dikkat edilmesi gereken nokta göze enfekte demek için kan çanağına dönmesi gerekmediğidir. örneğin sabahları gözde aşırı çapaklanma, gözü açamama kronik konjonktivitin önemli bir bulgusudur ve bir an önce tedavi edilmelidir.

    kontakt lens kullananlarda bakteriyel enfeksiyonun en sık etkeni pseudomonas adlı dirençli ve tehlikeli bir bakteridir. kimi zaman tobramisin ile dişlerini fırçalayan bu bakteri, lens kullanıcılarının en basit göz enfeksiyonunda dahi belirtiler tamamen kaybolana kadar gözlük kullanmaları ve ikili kombine (pomat + damla) antibiyotik tedavisi almaları için yeterli sebeptir.

    çeşme suyu ile lenslerini temizlemek zorunda kalanlarda-ki bunu alışkanlık haline getirmeyecek sınır zekaya sahip olduklarını varsayıyorum-sıklıkla karşılaşılan bir diğer etken acantomoeba adı verilen bir amip türüdür. bu enfeksiyon tanısı konana kadar da genellikle göz kaybedildiği için tedavisinden bahsetmeye gerek duymuyorum.

    aylık lensler bir-bir buçuk aylık ömürleri sonuna doğru dejenere olarak pürüssüzlüğünü kaybeder. sinir sonlanmaları açısından son derece zengin ve dolayısıyla ağrıya çok duyarlı olan sağlıklı bir kornea bu durumu yanma ve batma olarak algılar. aylık lensi 4-5 ay kullanmasıyla övünen bir madalya sahibinde olan biten yegane fenomen bu sinir sonlanmalarının duyarsızlaşması, yani korneanın genel bir dejenerasyona gitmesidir. benzer davranışlardan mürekkep kısa bir listesi olan ilgili kullanıcı, gözü çizdirme hayalini bir kenara bırakmalı, hayvan deneyleri aşamasındaki göz içine yapay lens yerleştirme tekniklerinin gelişimini yakından takip etmelidir.

    korneanın damarlanması ve kalınlık ölçümü turuncu boyalar ve mavi ışıkların rol aldığı ayrıntılı bir muayene sonucunda tanınabilir. 'gözüm ilerlemiş mi doktor bey' tarzı sallapati yaklaşımlarda atlanabilecek bulgulardır. yapılması gereken ise çok basittir.

    -her gece yatarken mutlaka lensler çıkartılmalı, kornea gibi kontak lensin de ömrünü sorunsuz tamamlaması için yıkanarak bazı protein tortulardan arınması gerektiği dikkate alınmalıdır.
    -aylık kontak lensler bir buçuk aydan fazla kanırtılmamalıdır.
    -gözde kaşıntı, yanma, batma, kızarıklık, yaşarma, aşırı çapaklanma gibi durumlarda hemen gözlüğe geçmeli ve bir doktora başvurulmalıdır.

    özetle, lens solüsyonlarının kullanma klavuzlarında yazanlar abartılıdır ama tamamen yanlış da değildir. kontak lensten haberi bile olmayan shakespeare, bu konuda 'aklını kullan, ölçüyü bul' demiştir.
  • 10 senedir gerçekleştirmekte olduğum eylem. sonuç olarak halen lensleri sabah kalktıktan gece yatana dek gözümde tutabilmekteyim. yani günün ortasında göz kuruluğundan dolayı (bilgisayara çok uzun süre ara vermeden bakmak ya da dumanlı, kirli havası olan ortamlarda bulunmak dışında) lensleri çıkarmak zorunda kalmak gibi problemlerle karşılaşmadım. yani başlangıçta neyse, şimdi 10 sene sonra da aynı. en baştada nadiren de olsa gece lensle yattığımda ya da bi saatliğine bile olsa uyuduğumda, uyandığım zaman çok kurumuş ve gözüme batmaya başlamış olurdu, şimdi de öyle. fakat bu durumu şans olarak görmek, ve lensle günlerce çıkarmadan gezebilen yatıp kalkabilenlere, bir aylık lensi 2 aydan fazla kullanabilenlere özenmemek lazım. çünkü bu insanlar bu şekilde lensi bokunu çıkaracak şekilde kullanıp bence ileriye dönük ciddi göz sağlığı riskleri alıyorlar. siz iyisi mi lenslerinizi her gece paşa paşa çıkarıp yeni solüsyon koyduğunuz kaba süper dezenfekte etmiş olduğunuz ellerinizle yerleştirin derim. bir de arada muayeneye gidip lensin göze bi sakatlık çıkarırp çıkarmadığına bakmakta fayda var...
    bir de lazer ameliyatı olmaya karar verdiğinizde, gittiğiniz doktor "sen çok uzun süre lens kullanmışsın, git iki hafta gözlük tak öyle gel" derse yıllar önce bir kenara fırlatmış olduğunuz şişe dibi camlı gözlükleri takıcak olmak bile ameliyattan vazgeçme sebebine dönüşebilir.
  • (bkz: konjonktivit)