şükela:  tümü | bugün
  • şu an içerisinde bulunduğumuz bir hal. arkadaşlar, çöküyoruz farkında mısınız? ülke olarak çöküyoruz, yozlaşan sanatımız, insanlığımız, devletimiz, inandığımız değerler bir bir çöküyor, mutlu muyuz? çöküşe ağıt yakmaktan başka ne kaldı elimizde?

    cehalet aldı başını yürüdü, işinin ehli olmayan kasaba zihniyetli insanlar tahakkümünü topluma dayattı, nefes alamıyoruz, ciğerlerimizi pislikleriyle, cehalet tortularıyla doldurdular. her geçen gün elem verici bir vaka ile sınanıyoruz, düşünmenin hapis cezasına çarptırıldığı bir yerdeyiz. insanlar korkuyorlar, konuşamayıp büyük bir aymazlığın pençesinde buluyorlar kendilerini. adalet desen mahkeme salonlarında yazılı boş bir sözcük haline gelmiş. birileri lüks tatil beldelerinde keyif çatarken birileri açlıktan ölmüş, apansız. birileri popüler mekanlarda gününü gün ederken gariban bir anne çocuklarına yakacak odun bulamadığı için intihar etmiş, arkadaşlar biz neyden bahsediyoruz hala? siz sanıyor musunuz ki bu sistem bu şekilde devam edecek? hayır, bilakis, ahmakların, soysuzların tahakkümünü kurdukları yerde çark kendiliğinden çökecektir, bu kaçınılmazdır. evren kendi adaletini bir şekilde kendisi sağlar, sophocles'in oyunlarında olduğu gibi tıpkı, tanrılar yoktur belki, ama düşünceler vardır, hayaller, umutlar...

    erk gücü kendi hükümranlığı altında bezirganları, şarlatanları toparladı, kendi tabanını yarattı. günbegün, aydınlığı arayan insanların üzerlerine geliyorlar, edebilseler esaslı bir kıyım yapacaklar, oysa şu an sadece bekliyorlar, tamamıyla egemenlik kurmak için daha da fazla güç toplamaya çalışıyorlar, ama şu bilinsin ki çöküş yakındır, herkes için.

    bilerek bilinçsizleştirilen halkın kahir ekseriyeti, birilerinin tek bir kelimesine bakar hale geldi, seve seve ölürler, öldürürler. bu gariban halk, çoğu şeyi unuttu. sermayedarların tekeline girdi, onların borazanlarını çalmaya başladı, değişim olacak mı? elbette hayır. kültürü yozlaştıran ne varsa baş tacı edildi, sinema filmleri ucubeleştirildi, diziler halkı güzelce uyutmak için uzatıldı, bayağılaştırıldı ve misyonuna uygun hale getirildi. çökmekte olan ahlakı daha hızlı çökertmek için saçma sapan programlarla halkın yumuşak karnı kullanıldı, ucuz fikirleri onlara empoze edildi. paranın saltanatına boyun eğenler, çöküşün geldiğini bile bile ceplerini doldurmaya devam ettiler, olan garibanlara, kimsesizlere, ücra köşede yaşamayan çalışan insancıklara oldu, hatta öyle ki o insancıkların ölümü dahi komik bir hale getirildi, acılarımız, gülünçlüklerimiz haline getirildi, ve bizler bu girift atmosferde tıkılı kaldık, yaşamaya çalıştık, izin vermediler. çöküyoruz arkadaşlar, kaçarı yok, çöküyoruz...