şükela:  tümü | bugün
  • güneş enerisi yardımıyla çalışan ve havadaki nemi buz kristallerine dönüştüren bir sistem kurulabilir. buz kristallerini de zemin su geçirmezliği sağlanmış alanlarda gölleşmeye bırakılabilir. bu göllerden on binlerce olduğunu düşünün. çöl dediğin şeyi bir anda yemyeşil amazon ormanlarına çevirebiliriz. illa çölleşme olacak diye bir şey yok. süreci tersine çevirelim.

    sistem nasıl çalışacak? hani şu bakliyat küflenmesin diye kullanılan nem tutucular işimizi fazlasıyla görür. yayvan kaseler içindeki nem tutucular yarım gün boyunca açık kalarak nem emer. ardından kapağı otomatik kapanarak mikro dalga ile içindeki nemi buhar olarak kusması sağlanır. buhar şok soğutularak buz kristallerine dönüştürülür. kristaller bir bant yardımıyla yapay göle atılır. elbette sıcaktan kayıplar olacak ama onlarca binlerce nem dönüştürücünün bunu yaptığını düşünün. bir süre sonra orası göllenmeye başlayacak. bütün bu sistemi çalıştıracak enerjiyi de güneş panellerinden elde edeceğiz. 10 yıl sonra çölü amazon ormanlarına çevirecek fidanları ekecek duruma geleceğiz. zaten göllerle birlikte kendiliğinden bir yeşerme de gerçekleşecek. bu göller zamanla akarsuları oluşturacak ve belki de çöl dediğin doğal yeşil yerlerden daha fazla canlılığa ev sahipliği yapacak.
  • etrafına da toplu konut diktin mi al sana çölün ortasında bir yaşam vahası.

    vallahi bunların derdi islam!
  • şöyle bir yöntem de denenebilir;

    çölün belirli noktalarına derin ve geniş çukurlar kazılacak. çöl zaten kum demek. bu kazma olayı hızlı ve basit olacaktır.

    daha sonra bu çukurlara devasa hortumlar ile su doldurulacak. itfaiye ve helikopter de destek verebilir.

    şu nokta çok önemli. belki aranızdaki zeki yazarlar çoktan farketti... çukurların tabanına suyu tutacak herhangi bir madde eklemedik. biz çukurlara suyu doldurdukça, kumlar suyu emip emip duracak. o zaman bu kadar suyu boşuna mı dolduruyoruz?

    tabii ki hayır. kumun emdiği sular, alt tabakalardan çölün geneline yayılacak ve yayılan sular geçtikleri bölgeleri çamur haline getirecek. bu çamurlar toprağa dönüşecek. rüzgar esip, üst tabakalardan kumları temizledikçe alttan toprak gelecek.

    bu topraklarda hemen tarımsal ve ormansal çalışmalar başlayacak.

    "iyi hoşta hocam, bu kadar suyu nereden bulacağız?" diyenleri duyar gibiyim. şimdi efendim, bu antarktika olsun moğolistan olsun, kanada olsun buralar da çok fazla kar ve buz dağı var. bu buz dağları kopup kopup okyanusa karışıyor ve sonra insanlar suyun altında kalacağız diye korkuyor. bu buzları ve karları alıp, çöldeki çukurların içine atacağız. hem okyanuslar taşmayacak hem de boşuna baraj suyu akıtmayacağız.

    çok maliyetli olur diye düşünmeyin. bu bir yatırım. ama biz burada ne kadar fikir üretsek bile sonuç olarak çölünü dönüştürmek istemeyen ülkeler, fikirlerimizi umursamayacaktır.