şükela:  tümü | bugün
  • turkcesi:
    renksiz yesil fikirler kızgın bir sekilde uyurlar.

    chomksky'nin meshur bi cumlesi. dilbilgisinin yapıdan ve kurallardan ibaret olmadıgıı, kendi icinde anlamli ve mantikli olmasi gerektigi fikrini desteklerken kullanilan cumle.
  • chomsky (1957) nin dilbilime getirdiği önemli açılımlardan olup sözdizim ve anlambilim (syntax & semantics) modüllerini birbirinden ayırır. dilbilgisinde önemli olanın anlam olmayıp yapı (structure) olduğunu , anlamsız bir cümlenin bile dilbilgisi dışı (ungrammatical) sayılamayacağını gösterir.
  • chomsky tarafından 1957'de dillendirilmiş cümle. gramer olarak doğru ama anlamsız bir cümledir kendisi. ispatlamaya çalıştığı şey: syntax dilin en belirleyici bileşeni değildir. kelimeler doğru semantik context içinde kullanılmazlarsa anlamsız olacak sembollerdir.

    anlamın (bkz: semantics) cümlenin yapısından (bkz: syntax) bağımsız olduğunu göstereren bu cümle chomsky'nin bilişsel dilbilim teorilerine yön vermiştir.

    aynı zamanda dilin yaratıcılık özelliğini açıklarken kullanılan örneklerdendir. dilde yaratıclık özelliği de insan dilinin daha önce duyulmamış, söylenmemiş her türlü cümleyi kurabilme kapasitesine sahip olduğunu söyler.
  • bence bu tumcenin bir matematik tumcesinden daha az anlamli oldugunu soylemek dogru degildir. ispatlamaya calistigi seyi ispatlayamamasinin temel sebebi dilin teorik ve metaforik alanlardaki kullanimlarinda common sensee goreceli olarak dogrudan objektif anlam icermeyen bir tumcenin teorik veya yeni bir contextde anlam icerebilmesidir. kisacasi bu cumlenin nonsense oldugunu soylemek pragmaticsin dilin bir parcasi oldugunu reddetmekten oteye gidemez ve bu yuzden acikca yanlistir. bir ornek vermek gerekirse, oyle bir context yaratilabilir ki, burada verilen tumcenin kesin kes bir anlami olabilir. ornegin bu bir edebiyat eseri olabilir, bir sifre olabilir, ya da felsefi bir kullanim cabasi olabilir, chomsky'ninki gibi.

    buradaki zorluk aslinda chomsky'nin varsayimlarinin anlam analizi icin gecersiz olmasindan kaynaklanmaktadir. amiyane tabiriyle, ogrenme gercekten herseyin basidir, anlamin da, ve asil problem hicbir zaman sozdizimi analizindeki genel gecer, basit kurallar (ornegin oznenin yuklemden once gelmesi vs.) degil, anlamin olusturulmasidir.

    iddianin matematiksel yapimi, sozdizimi rasgele bir derivation olan tumcenin anlamsiz olma olasiliginin tumcenin uzunlugu arttikca 1'e yaklasacagidir. bu genel olarak dogru gozukuyor iken, genelde kullandigimiz kisa tumceler icin cok buyuk bir onem arz etmez sanirim. ayni iddianin daha zayif bir karakterizasyonu sonlu rasgele dizilerin anlamsiz olacagidir, ki bunu bilgisayarlarinda hex editor ile random data kaynaklarindan elde edilmis dosyalara bakan herkes soyleyebilir.

    biraz daha dil teorisiyle hasir nesir olanlar icin not: bu ornek tumcenin anlami, chomsky'nin onerdiginden daha gelismis formalism'lere gore, bir mantik tumcesi olarak gorulebilir. bu mantik tumcesinin olasi bir cok dunyada yanlis olacagi gercegi soz dizimi ile anlamin birbirinden bagimsiz oldugunu gostermez. hala bu tumceyi anlayabilir, parcalarinin anlamlarini dusunebilir, ve butun anlami parcalarin anlamlarinin bir fonksiyonu olarak insa edebiliriz. aslinda bu anlambilimsel yapilari sozdiziminden insa eden prosedurlerle, bunu arkaplan bilgileriyle karsilastiran prosedurleri karistirmaktan baska birsey degil. kisacasi, teorik olarak bu ornegin hos bir ornek oldugunu soyleyebiliriz, ama vardigi sonucun hic de hos oldugunu dusunmuyorum, bence delilin gostermedigi asiri sonuclara variliyor.

    not: o zaman nonsense olan hicbir tumce yok mu? tabii ki var, ama bence anlam bir context icerisinde vardir, bir derece ve yarar isidir. kullanim isidir. boyle bir tumce kurdum ama bunu kimse kullanamaz bu anlamsizdir demek en genel anlamiyla yanlistir, cunku eger gercekten anlamsiz olsaydi kullanamazdiniz. chomsky'nin cumlesi gun gibi ortadaki yanlislarin insan akli tarafindan hayal edilebilecegini soyluyor, ama dogruluk ve anlami eslemek sanirim yanlis bir hamledir. bunun daha cok analitik felsefeyle ilgisi olan daha temel sebepleri var. butun anlam dogruluk-gostergesel (truth referential) anlamdan degil, ayni zamanda oznel duyulardan da olusur. chomsky'nin tumcesi aslinda duyu yani sense iceren ama bizim dunyamiza yakin bir cok dunyada objektif anlam olarak yanlis olacak bir tumceye ornek. ve bu yuzden de gayet anlamli bir kullanim :) yani, bu tumce nonsense degil, sadece imkansiz, superman gibi ornegin, ya da kristal bir dag gibi, ya da hoplayan yurekler gibi. bu tur cumleleri icerisinde kurgusal ogeler bulunan metinlerde gormeyi bekleriz, ve kurgunun temel oldugu imagination ya da planlama gibi akil islevlerinde gerekli olarak buluruz.

    o zaman nonsense icin canonical tek bir ornek vermek gozuktugunden daha zordur, belki de imkansizdir.
  • buna benzer bir türkçe örnek şudur: "münferidin münasıbı mükâfatından mütefekkir olandır."*
  • her türlü dilbilim kitabının olmadık yerinden çıkıp, bir çok dilbilim dersinde devamlı örnek verilmesi sebebiyle, öğrencilerin akıllarına, ''bu cümle olmasaydı acaba dersler nasıl anlatılacaktı? '' sorusunu getiren chomsky cümlesi. ''colorless green ideas sleep furiously'' kadar ünlü olmayan fakat yine de hatırı sayılır biçimde biçim ve anlam ilişkisini sorgulamakta kullanılan bir diğer şaheser cümle ise, ''my toothbrush is pregnant.'' (diş fırçam şu an hamile) cümlesidir.
  • hocalar genellikle bunu eğitim fakültesinde applied linguistics, introduction to linguistics gibi derslerde ortaya atıp üzerine tartışmalar yaptırır yeni öğrencilere ancak özellikle syntax-semantics literatüründe değişmez bir yeri vardır.

    öğrenciler de bu cümlenin benzeri birçok cümle ortaya çıkarır. keyiflidir.

    "gerizekalı sakızlar osururken bozuk paralar ellerini kaldırarak dans ediyordu" gibi gudik sonuçlar çıkar ortaya.
  • semantics syntax'ı havada karada döver'in noam chomsky tarzı söylenişi.
    "her dil bir iletişim çabasıdır her iletişim çabası bir dil değildir" demek gibi bir şey.
  • ben çok şifrelendirmeden, literatürdeki kullanımlardan anlamlı bir metaforik okumasını yaptım az evvel

    önce kelimeleri eşleştireyim:

    colorless (herhangi bir ilginçliği olmayan) green (naif, toy, olgun olmayan) ideas (fikirler) sleep (hareketsiz olmak, atıl kalmak) furiously (öfkeli, saldırganlığa dönük asabiyet)

    yani diyor ki:

    herhangi bir ilginçliği, 'rengi' olmayan naif fikirler öfkeli bir atalete sahiptirler.

    bu ne demek? basmakalıp ve herkesin aklına gelebilen çiğ fikirlerin ortak özelliği atılken bile öfke ve anksiyete yüklü olmalarıdır. hatta tersleyebiliriz de: insanın içinde hep atıl bekleyen öfke ve nefret dolu fikirler her zaman bir rengi, derinliği olmayan naif, çocukça, basit, sığ fikirlerdir. örneğin ayrımcılık, örneğin ırkçılık, örneğin şekilcilik bu tip öfkeyle uyuyan derinlikten yoksun, naif fikirlerdir.

    oldu, gayet de mantıklı oldu. ortak dil havuzundaki envanterin dışına da çıkmadan biraz metaforik bağlamlara ve ikincil manalara girerek meseleyi aştık. ne ispat etti bu bilmiyorum.

    bu arada bu cümlede kullanılmış olabilecek söz sanatı için

    (bkz: zeugma)