şükela:  tümü | bugün
  • kreator grubunun 1990 yılında yayınladıgı albumu ve aynı albumdeki 2.şarkı.when the sun burns red,people of the lie,world beyond,terror zone,agents of brutality,material world paranoia,twisted urges,hidden dictator,mental slavery albumde yer alan diger kreator şarkıları.albume adını veren parçanın sözleri ise şöyledir;

    masters of war
    merchants of false peace
    bleeding the lives of the lost
    feeding them terminal disease
    breaking the rules
    no matter who gets hurt
    wholesaling useless trash
    charging twice what it's worth
    freedom of thought a mirage
    the coma is endless and deep
    feeling so worldly and wise
    fooled by the friends that we keep
    spirits on ice
    they'll never be free
    one-dimensional lives
    will the coma of souls outlive eternity
    children are pawns
    for generals to play with and kill
    mercy will never be found
    where mayhem is done for the thrill
    righteous crusades
    murder to honor a god ?
    no one is saved
    dead bodies shrivel and rot
    deep in the unconscious mind
    lies the oldest wisdom
    buried by centuries
    of war and inquisition
    truth is raped and crucified
    by men with savage brains
    and greed flows forth in endless waves
    from fools to wretched slaves
  • 3. dakikadan sonraki cilgin dimag uretimi oldugunu belli eden gitar solosu ezer insani costurarak.
  • thrash dünyasının parmakla gosterilecek albumlerinden biridir.
    (bkz: kreator)
  • hiç bir zaman bıkılmayacak, eskimeyecek, trash alemlerinin kilometre taşlarından olan albüm.
  • alman trash'inin kilometre taşlarından biri olan, mükemmel ötesi albüm. hakkında yazdığım kritik şuradan okunabilir.
  • kreator'un müzikalite konusunda sınıf atladığı albüm. bana göre kariyerlerinin en iyi albümüdür. extreme agression ve pleasure to kill thrash metal için daha öne çıkan mihenk taşlarıdır ama coma of souls kesinlikle çok daha kaliteli ve güzel bir albümdür.

    grup bu albümden sonra önceki albümlere göre yumuşadı veya yavaşladı eleştirilerine uğramıştır. mille petrozza buna karşı 'yumuşamadık, daha temiz bir sound ile daha kontrollü çaldık' demiştir ve yerden göğe kadar haklıdır. albümdeki şarkılar hayvan gibi hızlı ve serttir ama bu albümde eskiye oranla çok daha net, anlaşılır bir sound ve enstrümanlarına çok daha hakim bir kreator vardır.

    grup daha sonra kariyerinde violent revolution, phantom antichrist gibi mükemmel albümler hatta turneye çıkamadıklarından dolayı fazla tanıtamadıkları cause for conflict gibi bir gizli hazine veya outcast ve endorama gibi harika deneysel işler yapmıştır. ama coma of souls'un kalitesi bambaşka bir boyuttadır.

    when the sun burns red, coma of souls, people of the lie, terror zone, agents of brutality, hidden dictator bu albümdeki thrash metal marşlarıdır.
  • kreator'un en iyi albümüdür. alman thrash gruplarını genel olarak çok sevmem zaten. sodom'muş, tankard'mış beni hiç açmıyor. ben safkan thrash metali komplike düzenlemelerle harmanlayan, gitar soloları sadece zekice yazılmamış aynı zamanda şarkıların içine organik bir şekilde yerleştirilmiş grupları seviyorum. coma of souls bu tanıma karşılık veren bir albüm. gerçi avrupa'dan daha undergrounda thrash grupları vardır. mesela ben 90'larda iki albüm yapıp yok olan isveçli divine sin veya ingiliz thrash'inin en kalitelisi diyebileceğim sabbat ve skyclad'in bazı albümlerini de bu kategoriye sokarım. onun dışında en mükemmel thrash benim için tabii ki atlantik'in diğer tarafında icra edilir. ana grup testament'tır. onu bay area gruplarının ilk dönemleri takip eder ama atıyorum çok tekdüze olan grupları buraya dahil etmiyorum. örneğin exodus çok sevdiğim bir grup değil. aynı şekilde metal müziğe belki de burada adı geçen grupların tümünden fazla katkı yapan ve şekil veren slayer'ı da çok sevmem. bunun temelinde şarkıların aşırı punk tabanlı oluşu yatıyor ama yine de slayer'in seasons in the abyss olsun, south of heaven olsun, reign in blood olsun eski albümlerinin hepsine saygı duyar ve tüm extreme metal türlerine yön verdiğini kabul ederim. güney amerika'dan eski sepultura albümlerini de beğendiğim thrash metal kategorisine eklemek gerek. yine beneath the remains, arise, schizophrenia gibi albümleri kast ettiğimi belirteyim, zira grubun roots'la birlikte geçirdiği evrim bana hep ters gelmiştir.
  • müzik evreninde nadide bir solucan deliği, "play " tuşuna bastığınız anda sene 1990 olur. hayır, daha önce dinlemiş veya o yıllarda yaşamış olmanız gerekmez. böyle birşey.