şükela:  tümü | bugün
  • cömert olma hali.
  • "cömertlik bir ağaç gibidir. kökü cennette, dalları ise dünyaya sarkmıştır. her kim, o ağacın altında yaşar ve cömertçe davranırsa, er-geç o ağacın dallarından birine tutunur ve o ağacın kökünün bulunduğu cennete yükselir." -hz. muhammed-
  • (bkz: #8207674)
  • cömertlik vermektir, isteğe isteksizliğe bakmadan; soyunmak değil... cömert insan, teklifsiz sunabilmelidir insanlara meziyetlerini.

    vereyim mi diye sorulmaz, verilir; cömertlik budur işte...

    fakat, vardır cömertliğin kötü yanı... yeterince istemiyorsa bir insan, verirsen ona sende olanı onda olmayanı, hazmedemez bazan...
  • cömertlik, bana senden daha çok gereksindiğimi değil, benden daha çok gereksindiğini vermendedir; demiştir halil cibran.
  • cömertlik, ama karşılığında bir şey beklemeden, serbestçe verme alışkanlığı. genç kızlarda pek görülmeyen bir özelliktir.
  • gönül zenginliği ve paylaşma sevgisi olmadan olamayan erdem.
  • sehavet, cud ve isar olmak üzere üç dereceye ayrılır.

    kişinin, imkanlarının çoğunu kendisine ayırarak azını hayır yolunda kullanmasına sehavet, azını kendisine ayırarak çoğunu başkasına ikram etmesine cud ve gerektiğinde kendisini tamamen mahrum bırakarak imkanını başkaları için kullanmasına isar denir.
  • (bkz: #30500787)
  • hakkında hisse çıkarılacak şöyle bir hikaye bulunan kavramdır. *

    cömertliği dillere destan olan hatim-i tai’ye derler ki:

    - kendinden daha cömert birini gördün mü?

    - evet gördüm.

    - kimmiş o?

    - yetim bir gence misafir olmuştum. bana bir koyun kesip ikram etti. koyunun bir yeri çok hoşuma gitti. yemin ederek (burası çok lezzetliymiş) dedim. genç, dışarı çıktı.

    on koyunu varmış. birisini daha önce kesmişti. dokuzunu da şimdi kesmiş. benim sevdiğim kısımları pişirip önüme getirdi. ben olanların farkında değildim. giderken kapının önündeki kanları görünce sitemle sordum:

    - on koyunun onu da kesilir mi?

    - sübhanallah bunda şaşılacak ne var? bir şey sizin hoşunuza gitmiş. bunu yapmak da benim gücüm dahilindedir. bunu sizden esirgemem hiç uygun olur mu?

    bunu dinleyen arkadaşları tekrar sorarlar:

    - yetim gencin ikramına karşılık siz de ona bir şey verdiniz mi?

    hatim-i tai der ki:

    - verdim ama pek mühim sayılmaz.

    - ne verdiniz?

    - üç yüz deve ile beş yüz koyun.

    - o halde sen ondan daha cömertsin.

    - hayır o genç benden daha cömerttir. zira o malının tamamını verdi. ben ise malımın çok azını verdim.

    (dikkat metnin ana fikri burda geliyor. (bkz: ilköğretim türkçe dersi klişe yazılı sorusu) (bkz: özetini okuyayım da ordan çıkarırım.))

    "bir fakirin, yarım ekmeğinin tamamını misafire vermesi mi mühimdir, yoksa bir zenginin sürüsünden bir deveyi misafirine ikram etmesi mi?"