şükela:  tümü | bugün
  • zamanında fazla oynayıp, gerçek dünyadan kopmama neden olmuş oyundur..

    örneğin bir seferinde sovyetlerle oynuyorum..
    üssümü kuvvetlendirmek için gerekli olan en temel savunma binasını yani tesla coili dikiyorum.
    ama power plantlere dikkat etmemişim..
    önce bir low power uyarısı geldi..sonra da bilgisayar kapandı !
    ilk önce durumu idrak edemedim..
    tüh..keşke bir power plant daha yapsaydım dedim..
    sonrasında elektriklerin gitmiş olduğunu farkettim..
  • iki oğlumla evdeki network üzerinden kapıştığım efsane oyun. bir baba başka ne ister ki ?
  • yıllar evvel arkadaşlar ile internet cafe'de 4'e 4 kapışmaya gitmiştik. 2 takımda 1 saat yapılanacak, tam saati geldiğinde çarpışma başlayacaktı.

    ben ıraktım, yere radyasyon veren adamlar vardı ya, full onlardan basmıştım. savaş başlasın komutu ile birlikte bütün adamlarımı aynı anda yere gömdüm, her yer yemyeşil oldu. bütün bilgisayarlar kitlendi. oyun bitti...
  • okuldan kaçıp, counter strike veya age of empires 2 dururken red alert 2'ye giden elit bir kitle vardı. evet onlar ki, ilk elitlerdendirler.
  • lise yıllarımda hastalık derecesinde bağımlı olduğum oyun. bu oyun yüzünden az internet kafe kapılarında sürünmedim. o zamanlar evde bilgisayar yok tabi. yaz tatilinde kardeşimle beraber iki aylık bir çaba sonunda babamı bilgisayar almaya ikna edince en çok evde red alert 2 oynayabileceğime sevinmişitim. bilgisayar eve geldi, heyecanla kurduk ve çalıştırdık. bilgisayar açılırken elimde red alert 2 cd'si heycandan titriyordum. açılır açılmaz red alert 2'yi kurdum ve çalıştırdım. oyunun açılış background'ındaki kızıl bulutlar arasından süzülen zeplinlere baktım uzaklaşıp. 2 ay süren babamı ikna çabalarım esnasındaki umutsuzluğum ve o hep hayalini kurduğum açılış ekranı geldi aklıma, aynı hayalimdeki manzaraydı ve gerçekti. işte ilk kez o zaman inanmıştım hayallerin gerçekleşebileceğine. akabinde sabahtan akşama kadar ben, akşamdan sabaha kadarda kardeşim oynadı bir ay boyunca. vardiyalı olarak abandık bilgisayara, sağlammış bana mısın demedi emektar. hala gözümün önüne gelir; bayaz kasa, beyaz tüplü philips monitör, beyaz klavye ve mause. lüks bir şeydi tabi o zamanlar. çevir sesi ile internete bağlanılan dönemler. belkide her şey o zamanlar keyifliydi, beyaz bilgisayarlar döneminde. şimdiki bilgisayarlar hep siyah...
  • her türlü allied'ların haşat edeceği oyundur.

    sebebi anlatmakla bitmez. her ünite ve yapılarının işlevleri sovietlerdekine bin takar.

    spy satelite ile tüm harita üzerinde zahmetsizce kuş bakışı görüntü kazanırsınız, sovyetlerde köpeklerinizi diyar diyar dolaştırmanız gerekir. gap gibi harika bir yapı ile rakip konuşlandığınız bölgenin sisini açsa bile gene karanlığa gömülecektir etraf. nasıl geliştiğinizi, neler ürettiğinizi, nereye ne koyduğunuzu asla göremez. sovyetlerde ise rakibin ünitelerinin nereye saldıracağını gösteren gereksizce bir yapınız vardır ki, nereye atak yapılacağını bilmeniz o kadar da mühim bir mesele değildir. ajanlara karşı güzeldir. uçaklar için flakları hedefin civarına çekmek gibi yararlı fikirlere itebilir tabii. çok da faydasız değil. bir gap bir spy satelite da değil.

    enerjiyi fulleyen bina ise, size faydadan çok patlatıldığı zaman zarar getirmektedir. sovyet olduğumda onu kurmam, çokça enerji binası yaparım. bu açıdan da sovyetler ezik kalıyor.

    sovyetlerin hantal kirovdan başka hiçbir hava hücumu yok. kirov üretildiğinde zaten sesi rakibe gönderiliyor. onu patlatmak için çokça rocketeer,ifv yapılıp daha mekanınıza yaklaşmadan indirebilirsiniz. aliiedlar da ise rocketeerlar hayat kurtarır, uçakları büyük yarar sağlar. rocketeerlarla prizm tanklar beraber kullanılırsa alimallah hiçbir şey olmaz. flak connonlar daha yaklaşmadan lazer içinde boğulur. arkalarına bir de mirage tankları gelsin. sana kimse dokunamaz. rhino tanklar alliedlardakine bin takar, eyvallah. fakat bir sürü lazerli tanka daha yaklaşamadan şehit olur hepsi. apocalypseler ise kirovla genetik bir bağları olmalı ki bunlar da epey hantal hantal ilerler. yukarıya ateş etmesi ekstra özellik olsa da onlar hedefe yaklaşana kadar her türlü sonsuzluğa postalanır mirage,prizm,eaglelarla.

    sovyetlerdeki taramalı miner iyi iş çıkarır adamlara karşı.üç tek adam öldürsün ne yazar ki. chrono miner kendini ışınlayarak anında para aktarımını gerçekleştirir. oyundaki en savunmasız, en masum araçtır.

    asker ünitelerinde ise alliedlar gene bin takıyor soviete. alliedlarda daha fazla asker seçeneği varken, sovyetlerde az ve etkisiz birimler mevcut. conscriptler zaten berbat, flaklar uçanı vuruyor işte, testa tropper hikaye prizmler bitiririr onun işini yaklaşmadan, crazy ivan tam bir fiyasko. alliedlarda siper alan askerler, rocketeer gibi muhteşem bir uçucu, iş bitirici,yüzebilen tanya, çok faydalı ajanlar ve diğerleri.

    oyun resmen sovietlere tecavüz etmiş. bu kadar güçsüz yapılmamalıydı alliedlara karşı. adam klonlama merkezi zamandan kazandırır, iki tık yapacağına bir kere tıklarsın. güzel bir şey,fakat o kadar da önemli değil. çok uzak mesafelerden roket fırlatan tankları seviyorum, gücü çok az, fark edildiği an yok edilir anında.

    oynarken eğer on dakika sonra saldırı, yok yirmi dakika sonra saldırı derseniz alliedlar her türlü kazanır, paralı da bir haritaysa eğer. hızlı saldırı varsa sovyetsen anında rhino tank bas. bir sürü olsun, onlarca rhino tankla işi bitirebilirsiniz.

    terror drone ise tam bir rezalet. prizm tank iki adım yaklaşmadan fark edip patlatıyor onları. ore purifier ise altınlardan gelen krediyi yüzde 25 oranında yükseltir, kurulduğunda çok enerji tüketir, harita kapanabilir hatta. onu kurmadan önce enerji binası yapılmalı. alliedlardaki en sikko bina diyebilirim onun için ama.

    sözün kısası her zaman alliedlardan seçerim, seçeceksem ülke. sovietlerde kendimi çok savunmasız buluyorum. işte böyle...
  • şimdi sol framede göründüğü için oyunu yıllar sonra tekrar yükleyecekler var.
    işte öyle bir oyun bu, efsane...
  • sırasıyla bölümleri;

    allied;

    01. (bkz: lone guardian/@meth)
    02. (bkz: eagle dawn/@meth)
    03. (bkz: hail to the chief/@meth)
    04. (bkz: last chance/@meth)
    05. (bkz: dark night/@meth)
    06. (bkz: liberty/@meth)
    07. (bkz: deep sea/@meth)
    08. (bkz: free gateway/@meth)
    09. (bkz: sun temple/@meth)
    10. (bkz: mirage/@meth)
    11. (bkz: fallout/@meth)
    12. (bkz: chrono storm/@meth)

    soviet;

    01. (bkz: red dawn/@meth)
    02. (bkz: hostile shore/@meth)
    03. (bkz: big apple/@meth)
    04. (bkz: home front/@meth)
    05. (bkz: city of lights/@meth)
    06. (bkz: sub-divide/@meth)
    07. (bkz: chrono defense/@meth)
    08. (bkz: desecration/@meth)
    09. (bkz: the fox and the hound/@meth)
    10. (bkz: weathered alliance/@meth)
    11. (bkz: red revolution/@meth)
    12. (bkz: polar storm/@meth)

    red alert 2 yuri's revenge için (bkz: #26841825)
  • küçükken babamla beraber oynadığımız strateji oyunu. tabi o kadar ağır çalıştırıyordu ki oyunu bilgisayar oyunun gerçek hızını görünce küçük çaplı bir şok geçirmiştim.* sonra eve ikinci bilgisayar gelince o kadar sevinmiştim ki babamla aynı anda iki farklı makineden bilgisayara karşı oynayabileceğiz diye havalara uçuyordum. o zamanlar internet hak getire, 56k modem bile lükstü hani... *

    geçenlerde origin'de bedava olduğunu görünce indirip nostalji yaparken fark ettim. zamanına göre çok büyük bir oyunmuş bu. o yaşımdaki bilinçle sadece oynuyordum analiz edemiyordum da cidden bir klasik olmayı fazlasıyla hak ediyormuş. campaigni ise zaten neredeyse ayrı bir başlık konusu olsa yeridir.

    neyse asıl şunu diyecektim laf uzadı. babam beni yıllar sonra ra2 oynarken görünce dediği ilk cümle şu oldu: "e red alert yüklemişin, bana niye yüklemedin?" o anı düşünürken hala tebessüm ediyorum istemsizce. bu da böyle bir anımdı işte.*
  • biliyorum çok komik ama ben bunu yeni bitirdim. adam gibi oynadığım ilk strateji oyunu oldu. age of empires kurmuştum 2-3 sene önce, kaldırmam kurmamdan daha kısa sürmüştü. o kadar muhatabım yani strateji oyunlarıyla.

    keyifle oynadım ama. g.i.'larla, köpeklerle, radyasyon adamlarla, rus örümcekleriyle iyi kötü günlerimiz oldu... oyun bitince öpüştük helalleştik hepsiyle, "abi kusurumuz olduysa affola, işimiz bu biliyosun. hakkını helal et." dediler, "ne demek gözüm, helal olsun, iyi vakit öldürdük." dedim ben de. yalnız amerika ile oynamak bariz daha kolaydı. sovyetlerle oynarken götümden terler aktı. daha çok akıl gerektiriyor falan. zaten yuri ibnesi ile uğraşırken trainer kullanmamak için resmen irade mücadelesi verdim. dayandım kullanmadım, iki kat uzun sürdü belki, ama fevkalade zevkli oldu. adamlar yabmış.