şükela:  tümü | bugün soru sor
  • özgür seçimlerin olduğu ancak bireysel hak ve özgürlüklerin ihlal edildiği rejimler için kullanılan yeni bir siyaset bilimi kavramı. steven levitsky gibi önemli bir akademisyen geliştirdiğine göre ciddiye almak lazım.

    http://scholar.harvard.edu/…/files/sl_elections.pdf
  • herhangi bir doktorun şöyle göz ucuyla baktığı anda, şak diye “kızamık” teşhisi koyabileceği gibi, dışarıdan bakanlar da türkiye’deki hastalığı görebiliyor.

    o meraklı adam gibi, bizimkiler de soruyorlar, “nereden bildin, nasıl bu kadar emin olabildin?”

    ne der doktor bu soruya: “çünkü çok tipik, defalarca ya gözümle gördüm ya da kitaplardan okudum.”

    ama bizim akp, türkiye’de olup biteni çok orijinal, çok bize özgü zannediyor...

    dünya bu filmi ve bunun değişik türevlerini defalarca gördü...

    demokrasinin çocukluk hastalıklarından mustarip bu ülkede, akp’liler bizim demokrasinin kızamığını çok ilginç bir şey zannediyorlar...

    halbuki, bugün akp’nin yapıp ettiklerinin siyaset biliminde bir adı bile var.

    bugün türkiye’nin içinde bulunduğu rejime “rekabetçi otoriterlik” (competitive authoritarianism) deniyor.

    harvard ve toronto üniversitelerinden iki kıymetli hocanın, steven levitsky ve lucan a. way’in tam da bu isimli bir kitapları bile var.

    hile hurda karıştırılmadan

    bu kıymetli hocalarımız diyorlar ki, bu rekabetçi otoriter rejimlerde, serbest seçimler vardır, hatta bunlar hile hurda karıştırılmadan bile yapılır. ama bu rejimlerde iktidarda bulunanlar medya üzerinde kontrol kurmuşlardır; ülkedeki mali sistemi kendi parti iktidarlarının sürekliliği için şekillendirmişlerdir; bu ülkelerde yolsuzluk vardır; hukuk sistemi işlemez vb. yani partiler arasındaki rekabet adil bir rekabet değildir...

    sonra da uzun uzun bu “rekabetçi otoriterliğin” nasıl işlediğini anlatıyorlar. rusya’dan zambiya’ya, malezya’dan meksika’ya kadar örnekler veriyorlar. dünya’da en az böyle 40 tane ülke var diyorlar...

    bir ara the economist’in türkiye için söylediği gibi, zombi demokrasilerini tarif ediyorlar...

    ne olduğunu şıp diye anlıyor

    ha bunun bir adım ötesi derseniz, o da bütün kurumların ortadan kalkıp bir kişinin her şeye karar verdiği faşizm oluyor...

    bütün dünya bütün bu filmleri defalarca gördüğü için türkiye’de ne olduğunu şıp diye anlıyor...

    dün avrupa konseyi’nden, avrupa birliği’nden, insan hakları örgütleri’nden, amerikan kongresi’nden ve birkaç gün önce de amerikan senatosu’ndan gelen uyarılara, ikazlara, kızıyor, köpürüyor akp’liler...

    türkiye’de olup bitenleri dışarıdan bakanların anlayamayacağını zannediyorsunuz...

    halbuki dünya daha önce bin kere gördüğü gibi, kızamık çıkaran ve tedavi olmayı reddeden bir demokrasi görüyor karşısında...

    bir tek siz göremiyorsunuz, siz...

    (bkz: http://www.bugun.com.tr/…amik-ve-akp-yazisi-1548370)
  • herkesin aklına ilk gelen ülkedir, evet.