şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: conceal)
  • türkçeye "bertaraf edici" diye çevirdiğim kelime.
  • ingilizcede allah'ın 99 isminden ikisine tekabul eden, kendimce "esirgeyici" diye adlandırdığım kelime. allah'ın muhtemelen yanlış yazılmış sıfatları için:
    (bkz: gaffur)
    (bkz: settar)
  • (bkz: touche eclat)
  • gecen gün body shopta bir hanfendi tarafından "konseydır" diye telaffuz edildiğini duyduğum gerekli edevat, kapatıcı.
  • diğer makyaj ve cilt bakım ürünleri gibi, kişiye özel seçilmelidir. başka birinin çok memnun olduğu bir ürün sizin cildinizi tahriş edip zarar verebilir. verdiğiniz onca paraya mı yanarsınız yoksa mahvolan cildinize mi bilemem.
    heleki bu concealer, nam-ı değer kapatıcı göz altına sürüldüğü için diğer malzemelerden daha da özenle seçilmelidir. göz altı derisi yüzünüzdeki en ince ve hassas deridir. yanlış ürün kullanımı ile yağ kesecikleri oluşturmaya da çok müsaittir. arkadaş tavsiyesi yada sadece markaya güven ile alacağınız ürün geri dönüşü zor bir yola sürükleyebilir sizi.
    e bu kadar korkuttun önerin nedir derseniz, kişiden kişiye değişeceğini tekrarlayarak, elizabeth arden'i tavsiye edebilirim. en azından çevremde kullanan kimsede yağ keseciği, yanma, kızarma, göz sulanması gibi etkiler yaratmadı. yine güvenilir bir marka olan clinique bende sorun yaratmadı ama tüm arkadaşlarımın gözleri yandı.*
  • fondotenin göz altına sürülen cinsidir . en iyisi mac studio sersidir zannımca . ancak pahalıdır . merak etmeyin maybelline everfresh 'i 2 kat sürersiniz rahat edersiniz . bir de ipucu vereyim concealer sürerken amaç göz altı bölgesinin rengini açmak değil aydınlatmaktır (brighten but not lighten). dolayısı ile açık renk ürünü morunuzun üstüne sürüp gri tonu elde etmek sizi daha yaşı ve yorgun göstermekten başka bir işe yaramaz. bu iş için somon rengi kapatıcılar uygundur .
  • şu ana kadar denediğim markalar(guerlain, mac, maybelline, sally hansen, body shop, loreal) ile edindiğim tecrübeyle söyleyebilirim ki en iyisi kesinlikle loreal.
  • kendimi bildim bileli göz çukurlarım derin, rengi de mordur benim. (kalıtsal, öyle kafeinli ürün filan, denemediğim göz morluğu kremi yok.)

    bunu hep problem ettiğimdendir belki, ortaokuldan beri inanılmaz geniş bir skalada (ucuz pahalı ümitsizce) denemediğim kapatıcı ürün kalmadı:

    80 ler :
    (ruj biçiminde) roxia, maxfactor
    (doğal biçimde) beyaz peynir

    90 lar :
    (tüp biçiminde) lancome, dior, estee lauder
    (doğal biçimde) beyaz peynir

    2000 ler:
    (fırçalı/süngerli çağı) lancome, estee lauder, dior, maybelline, loreal, mavala, ysl, sally hansen
    (mineral çağı) id, jane iridale, sephora
    (compact biçiminde) estee lauder, nvey
    (modern yaklaşımlı ama ruj biçiminde) avene
    (doğal biçimde) beyaz peynir

    gelelim, bilinçli, aklıbaşında, ne istediğini bilen, mükemmelliyetçi bir tüketici olarak aldığım sonuçları irdelemeye:
    1. ruj biçiminde olan ürünlerin tamamı kabus: çamur gibiler, yayarken canın yanıyor. ve illa belli oluyorlar.

    2. fırçalı ürünler fırçaları ne derece yumuşak olursa olsun hırpalıyor göz altının ince derisini ve gramajları de hep düşük oluyor, yolculukta yolda bırakabilecek şekilde ne kadar kaldığını bileme diye ambalaj edilmişler sanki.

    3. süngerli ürünler genellikle yumuşak ve kolay kullanımlı oluyor. tek sıkıntıları fazla kapatmamaları ve kolayca uçmaları/emilmeleri , ruj gibi tazelemek gerekse de kıvamını beğendiğim iki favorim var bu grupta: mavala ve maybeline, o çok mucize denilen touche eclat'dan belki daha iyiler(aynı fikirdeyim: #16978463), her zaman yedek olarak bulunur bir tanesi hatta seçim şansım olursa mavalayı tercih ediyorum.

    4. tüp ürünler: yıllarca iki farklı markayı evire çevire kullandım: hem gramajları yüksekti, hem kapatıcılıkları ve kıvamları idealdi, niyeyse piyasadan kaldırılıp yerlerini kıvamsız fırçalılarına bıraktılar(bu işte touce eclat ın popülaritesinden kaynaklanan bir koku alıyorum ve bir kez daha kızıyorumzira çok severdim her ikisini de:lancome, estee lauder

    5. mineral ürünler: tamam sağlıklı filan belki ama, yani tam facia: uygulaması zor, sonucu sonuç değil. değmez paranıza emeğinize.

    6. modern ruj ürün: farklı bir yaklaşımla üretilmişler ama alışmamışlıktan ötürü kaçma duygusu yarattı bende başlangıçta. 20 yılın alışkanlığını değiştireceksem daha iddialı olmalı o ürün. gene de avene in couvrance serisindekinden memnun kaldım. dibine doğru kırılıyor ama işte.

    7. compact ürün : kapatıcı olarak tek geçeceğim ürün: estee lauder, kapatıcılığı çok güçlü, fırçası güzel, kıvamını altına biraz göz kremi sürerek ayarlayabiliyorsunuz ve uzun süre dayanıyor (hem sürünce/ hem satın alınca) iki renk olması avantaj.

    üzgün edit: malesef piyasadan kalkmış bu ürün, çok üzgünüm :(

    8. her buzdolabında olan ürün: kapatıcı değil, yardımcı üründür bu. sonucu da uzun değil: gün boyunca 2 saatte bir yağlı beyaz peyniri krem gibi sürüp bekletip yıkıyorsunuz, akşama daha az mor göz altlarınız oluyor. ama hem eziyetli, hem kokulu, hem zaman alıyor, hem de sonucu dayanıklı değil. bekarken yapmak daha kolaydı.

    sonuç: bu ürünler nasıl sunulursa sunulsun, illa parmaklarımızla dağıtıyoruz, koyun tüpe, fırça parasını düşün be ya.
  • yanli$ini sectiginizde göz alti morluklarini kapatmak yerine igrenc bir griye ceviren ve böylece gözalti bölgesini daha da dikkat cekici hale getiren ürün.

    bugüne kadar denedigim sayisiz concealer arasinda en memnun kaldigim bobbi brown corrector+creamy concealer kit ikilisiydi. sadece creamy concealer kullandigimda kapatici özelliginden pek memnun kalmasam da, önce corrector ardindan da concealer sürünce sonuc gayet tatmin edici oluyor.

    ama concealerinizin markasi ne olursa olsun, öncesinde ince bir kat turuncu mat ruj sürerseniz (evet, evet ruj) mükemmele yakin sonuc aliyorsunuz ve corrector'a vs de gerek kalmiyor. neden turuncu? cünkü malumunuz turuncu mavide tamamlayici renk vazifesi görür. böylece turuncu ruj gözalti morluklarini tamamen nötrler, üstüne de herhangi bir concealer sürdügünüzde o kötü gri gözalti görüntüsünden kurtulmu$ olursunuz.