şükela:  tümü | bugün
  • ing. teyid etme (onaylama) önyargisi. belli bir hipotezi deneylerle reddetmekten cok teyid etmeyi amaclayan arastirmacilarin önyargilari. secilim önyargisiyla (selection bias) yakindan alakali.

    insanlarin cesitli önyargilardan mustarip oldugunu iddia eden calismalarin da (ara: bias) onaylama önyargisindan ne kadar etkilenmis olduklari merak konusudur.
  • malesef her ulkede, her kulturde kurtulamadigimiz, kendimizi guvende hissettigimiz sosyal pozisyondur. amerika'daki cumhuriyetciler fox tv'yi seyredip obama'nin musluman oldugunu dusunur; ayni zaman diliminde turkiye'deki chp sempatizani cumhuriyet gazetesinin reklamlarina bakip anayasa degisikligine "evet" derse kadinlarin kara carsafa girecegini dusunur. bence bu rahat yerden insanin kendini cikarmasi ve diger gazetelere, televizyon showlarina, insanlarin goruslerine kulak vermesi gerekir. yoksa bulundugumuz yerden bir adim ileri gidemeyiz; hangi ulkede olursa olsun.
  • confirm ede ede kişilerin görüşleri hakkında overconfident* olmasına sebep olur.
    hatta ilgili görüşü benimsememize sebep olan ilk kanıt tamamen çürütülse bile fikrimizi değiştirmeyiz.

    bu tuzağa düşmemek için her zaman yeni data'yı bir de karşıt görüşün penceresinden değerlendirmeli, "haklı olabilecekleri bir husus var mı?" diye kendimize sormalıyız.
  • bu bias temelde 3 şekilde kendini gösterir:

    1- bilgi edinirken
    kendi görüşümüzü onaylayacak şeylere odaklanırız. dünya görümüzle çelişecek vakıaları görmezden geliriz.
    kendi görüşümüze uygun gazete/tv/yazar takip ederiz.

    2- yorumlarken
    (bkz: attitude polarization) (bkz: subjective validation)
    "zeki insanlar acaip şeylere inanır, çünkü akıllıca olmayan sebeplerle edindikleri inançları savunmada oldukça yeteneklidirler.*

    3- hatırlarken
    işimize gelen şeyleri, olayların işimize gelen ayrıntılarını hatırlıyoruz. hatta inançlarımıza göre hafızamızı eğip büküyoruz farkında olmadan.

    [wiki]
  • hastasıyım. dünyadaki bütün zalimliklerin savaşların ardında bu olduğu konusunda derin şüphelerim var. bak mesela dunwich'te yaşayan bir grup insanız mesela. sen diyorsun ki dagon en büyük tanrı bak altın madenimiz çalışıyor yediğimiz balık önümüzde yemediğimiz zaten hakkı amca, yemiyoruz ayıp, pörtlek gözlü kaygan derili bir eleman olarak elbet hak veriyorum sana. bir hüseyin emmi bir neriman teyze olsun hepimiz pörtlek göz hepimiz yüce dagon. sen mutlu ben mutlu. e ne oluyor dedektifin biri geliyor bakıyor halk bildiğin alyen'e bağlamış ona buna ağzı sulanır olmuş dagon yüce diyecek oluyorsun, gel abi bizden ol diyeceksin dayı topuklar götte çağırıyor devlet babayı kılıçtan geçirtiyor halkı. e niye o canıtın haliyle patrişya teyzeyle bir olup mülakat ederken cizıs krays adına bunlar ne menem şeylerdir diye kendi çaplarında basıyorlar confirmation bias'ı.

    edebi özürlüler için de oyunlardan örnek vereyim. oturdun bok gibi bir oyun oynadın mesela. trollük olmasın hakikaten kötü bir oyun atayım ortaya revelations 2012. bildiğin bok oyun. bakıyorsun koyuyorsun şapkanı önüne diyorsun ki aga bu nedir. böyle bir oyun nasıl piyasaya sürülür, nasıl para isterler bu adamlar utanmadan, steam bunu niye yayınlar. oyunu yayınlayan eleman kuzenine komşusuna sorup süper oyun di mi evet abi süper diye yanıt aldığı için böyle oluyor işte.

    dedim ya dünyadaki tüm kötü şeylerin altından çıkartabiliriz zorlarsak.

    not. bu entryden para kazanan hungry hippodur.
  • echo chamber ile beraber tüketildiğinde içinden çıkılamaz bir hal alır.
  • art arda patlayan ses kayıtlarına rağmen tutum ve kanaatlerini hala ve yazık ki değiştirmeme ihtimali olan vatandaşın, içinde bulunduğu halet-i ruhiyeyi muazzam bir şekilde tarif eden durum…

    (bkz: 24 şubat 2014 rte bilal erdoğan ses kaydı)
  • bu ve benzeri bias'lari daha iyi anlamak icin daniel kahneman'in "thinking, fast and slow" adli kitabinizi okumanizi tavsiye ederim.
  • güldü, verecek düşüncesinin temelinde yatan ön yargı.
  • cognitive biaslardan biridir. kisinin kendi inanc ve hipotezlerini dogrulayacak sekilde bilgi arastirmasi ve sonuc cikarmasidir. sosyal bir ornekle, ornegin, yeni tanistigim bir kisinin aldatmaya meyili var mi yok mu bir an once anlamak istiyorum. konuyu belli sorulara cekiyorum ve bu onceden belirledigim sorulara aldigimi sandigim tepkilere gore evet meyili var sonucu cikariyorum. halbuki benim gecmisten gelen deneyimlerim hipotezimi objektif olarak dogrulamama engel olmus olabilir. diger muhtemel aciklamalari gozden kacirmis olabilirim. belki de kisi komikli tepkiler vermek adina oyle konustu, olamaz mi? olabilir.

    frequency illusion da confirmation bias'la iliskilidir. yeni bir duruma gecildiginde, ornegin yeni bir kelime ogrenildiginde, yeni bir sarki duyuldugunda ya da yeni bir esya alindiginda, bir anda normalde olmadigi kadar siklikla bu durumun tekerrur ettigi hissiyati olusur. ornegin, yeni bir araba aldiginizda bir anda o arabayi baskalarinda siklikla gormeye baslarsiniz. bu ne yahu herkeste aynisi varmis diyebilirsiniz. ya da, mesela ben terkedildim diyelim. birden etrafimda elele tutusan, mutlu, sevimli, mic mic ciflerin sayinda bir artis olduguna yemin edebilirim. ha bu aslinda bu bir illüzyon iste. bias bunlar hep.

    ısbu entry de birtakim biaslar icermis olabilir.