şükela:  tümü | bugün
  • gencebay'in batsin bu dünya mottosu ayarinda, latince bir ortaçag deyisi. modernlesmeyi bir nevi küfür olarak algilayan ortaçag düsünürünün, degisime çektigi set. türkçe'ye tam olarak degersiz dünya seklinde çevrilebilir. evet, geleneklerinden kopan dünya degerini yitiriyordu onlara göre.
  • novum testamentum'da anlatılmış olan crucifixion hadisesinde aslında isa'nın, peşinden gelecek öğrencilerinden istediği şeydir. isa onlardan "kendi çarmıhlarını taşımaları"nı ister. (örn. matta 10.38: "et qui non accipit crucem suam et sequitur me non est me dignus." [ http://biblos.com/matthew/10-38.htm ]; luka 9.23: "dicebat autem ad omnes si quis vult post me venire abneget se ipsum et tollat crucem suam cotidie et sequatur me." [ http://biblos.com/luke/9-23.htm ] diğerleri için bkz. #13301696) bu aslında contemptus mundi'dir, yani dünyevi olanı küçümseme, amor dei 'e ulaşma yani tanrı'nın sevgisinin peşine düşmedir. dünyayı hor görmeyip, mananın (isa'nın) peşinde koşmayanlar ise privatio dei konumuna düşerler, yani "tanrı'dan noksanlık". bu da tanrı'nın nefretinin sonucu olan cehennem'in kapısının aralanması demektir.

    işte bu durumda eski insanın önünde iki yol belirmiş oluyordu: ya contemptus mundi ya da contemptus dei. ya biri ya öteki hor görülecekti; ya dünyadan ya da tanrı'dan vazgeçilecekti. bana kalırsa türlü şaklabanlıklarıyla tümüyle profanlaşmış modern insan için çarmıh marmıh yoktur yük olarak taşınılası. onun taşıyabileceği tek yük, her daim geçmişe duyduğu özlemle karışık gelecekte dünyanın daha yaşanılabilir bir yer olacağına dair koflaşmış umududur. şüphenin evladı olan akıl çağı'nın yüzsüz piçleri, bu yeni duruma da ayak uyduramamış olduğundan kurtuluşu aklını iyi kullanan olarak gördüğü superman'ların eline bırakmıştır. bu yüzden artık önlerinde ne dünya var değerli olan ne de tanrı; tek olan ikisinin karışımı, çürük bir diş gibi kokan eylemsizlik eylemi!
  • manastır edebiyatına ait bir öğreti.bu düşünceye göre; hayat günahkârdır çünkü ilk günahın damgasını taşır. sonuç olarak aslolan nefis terbiyesiyle, çilecilikle ve fani şeyleri küçümsemekle gerçek hayata, öbür taraftaki hayata hazırlanmaktır.