şükela:  tümü | bugün
  • inspiral carpets'ın bir albümü. ayrıca ukteyi veren arkadaşa selam olarak (bkz: cool as fcuk) (bkz: hayır aptal değilim)
  • (bkz: #72601478) numaralı entrysinden de anlaşılacağı üzere, kezbanlık kavramıyla ilgili sorunu olmayan yazardır. sanırım kamillikten şikayetçi. aksi halde, bir insan, kendi lügatında kabul ettiği bir kelimeyi kırk yılda bir kullanmış diye, niye bir başka yazarın nick altına kuru kayısı beyinli yazsın ki? üstelik tam da o eleştirdiği beyne sahipken?
    ara ara kişilik problemleri yaşayabilir insan elbette. yalnız bu derece kendini bilmemek ve başka birini, kendi yaptığın bir şeyden dolayı suçlamak ciddi bir psikolojik sorunun küçük bir emaresi gibi.
    edit: 55 entryi tek tek okudum, yillarimi verdim bu konuya desem, ciddiye alabilecek kapasitede bir yazar. 1400 küsur entrynin istatistiğini anlatıyor. yaklaşık 10 dakikamı ziyan etti ne yazık ki. çok gerekli işlerle uğraşmıyorum ama onlar arasında bile gereksiz görünmeyi başarabilmiştir kendisi.
    edit 2: kezban ve kamil kelimelerini olabildiğince az kullanan biri olarak, kendisi tarafından niye böyle saçma bir suçlamaya maruz kaldığımı pek anlayamadım açıkçası. kötü niyetten başka bir sebep yok ortada anlaşılan. asıl sorun o kötü niyetin kaynağı galiba. ilgi budalalığı, bu tarz hareketlere sebep olabiliyor sanırım.
  • nick altımda yazdığı paranoyak entrynin ardından, yok öyle bir şey dediğimde, siyah oje çıkarılmış, asetonlu pamuğa benzediğini düşündüğüm aklıyla, mesaj yazarak açıklama yaptı. "ilk defa böyle bir şey gelmişmiş başına , silecekmişmiş entrysini " nitekim sildi de. tabi asıl sebep kendi nick altını düşünmesi. 2 gün sonra, e seninki durıyor, silmezsen ben de canlandırırım, diye düştü yeşil yeşil yollara. bu ilgi budalaları böyle oluyor çünkü. herkes onun nick altına bakıyor sanıyor. bu zavallı tipler, 2 kuruşluk itibarlarıı için, doğru olmadığını bildiği şeyi tehdit unsuru bile yapabilir.
    yazdıklarımı silmememin nedeni, güven vermemesiydi karakter olarak. 55 entrysinin, neredeyse yarısı da başka yazarların nick altı olunca, insan ister istemez temkinli davranıyor böyle canlılara. tarz olarak, akvaryumun dibindeki çöpçü balıklar gibi bir şey. sadece onlar kadar faydalı değil.
    sen sessiz sedasız nick altlarına gerçek dışı ithamlar yaz, her gün nick altına bakmayan yazarlar, bir süre sonra farkedince de "haydi silelim" diye mesaj kutularını yeşillendir bol bol.
    sözlükte çok tuhaf insan gördüm ama bunun gibisi kolay kolay bulunmaz. (bu son cümleye sevinme ihtimali yüksek)
    edit: bilmediği özel hayatıma kadar dilini uzatmış bamya. herkesi kendi gibi niteliksiz sanıyor zaar. yalancı, kişiliksiz ve etrafa iftira saçan insanları hiç sevmedim, sevmeyeceğim ve özel hayatıma dahil etmem, merak etmesin ama illa hayatımdaki insanlarla empati yapacaksa, kendi yararına olur. insanlık öğrenir. gevşeklikten kurtulur.
    boş zamanlarda bile izlenmeyecek, düşük kalite, kötü senaryolu hollywood filmi karakteri gibi bir tip.
  • bazı kancıkların bamya demesiyle sandalyeden düşmüş yazar. yarrağım hakkında fikir edinmek isteyenler bir ara eve uğrarlarsa bamya mı patlıcan mı olduğunu yakından inceletebilirim. sonra müptelası olmak yok yalnız; düşük zekalı, takıntılı, despot kadınlara güzel olması şartıyla tek gece sabredebiliyorum. cinsel açlıktan 7/24 bu tarz zavallılara sabır gösteren soğan erkekleriyle beni karıştırmasınlar, zararlı çıkarlar.
  • bamyanın, kötü pişirildiğinde sümüklenen bir sebze olduğundan habersiz, tek hücreli canlıdır. kompleksleri su yüzüne çıkınca, deliriyor galiba bu sümüklü bamya.
    hakkımda yazdığı "sabahtan akşama millete, kamil, kezban der, hep o kelimelerin etrafında dolanır" şeklindeki entrysinin üstüne epey bir arama yaptı da, 1 tane buldu çok şükür sonunda, iftiracı kolpa. halbuki kendi kullandığı keban kelimesi için ne diyordu? kırk yılda bir! işte psikolojik sorun böyle bir şeydir. bu tip insanların kendilerinden ve başkalarından nefret etmeleri anlaşılamayacak şey değil aslında.
    söylediği hiçbir şeye inanmadığımı, diğer yazarlar hakkında yazdıklarının doğruluğunu da sorguladığımı kendisinin yazdığı ilk mesaja cevaben söylemiştim zaten. bir taraflarını yırtsa, sinirlendiremez artık şu seviyesizliklerinden sonra. kendisine saygısı olmayan bir insanın, bana saygı göstermesini bekleyecek kadar aptal değilim. aynı şekilde, çukurun dibindeki çöplüğünde, ruhu pislik içinde yaşar gider böyle tipler.
    bir de mesaj yazmaktan vazgeçmeli. böyle de yüzsüzlük, böyle de kompleks görmedim.
  • kudurmaktan ağzı köpüklerle dolmuş kancıkların "bon sonorlonmoyorom" demesine hem götüyle hem de sikiyle gülen yazar. tanımadığı bir erkekle tartışırken ağzından o erkeğin sikini düşürmeyecek açlıkta bırakılmış zavallıların hala aynı konular etrafında dönmesi beni çok eğlendiriyor. günlerdir sikimle ilgili konuşan aç kaşara "güzelsen gel, patlıcanı okşatayım." diye mesaj atmamda bir sıkıntı olmamalı. hayatındaki soğandan sıkılmış, gerçek bir erkek görmek istemek düşük zekalı, takıntılı, despot kadınların da hakkıdır. hayallerini gerçekleştirmek için tek bir şartımız var yalnız, güzel olacaksın. çirkinleri, şişkoları yatağıma almıyorum. başvuru dilekçenizde mayolu boy fotoğrafınızı eklemekten çekinmeyin. işlemler çok daha hızlanacaktır, göreceksiniz.
  • milletin nick altına ilkokul hatta anaokulu seviyesinde trolleme yazıları yazan bir gereksiz. işlem belli. basın engeli geçin. sözlüğün boku çıktı cidden.