şükela:  tümü | bugün
  • evet, dışarı çıktığımızda gördüğümüz ve belki de evimizin penceresinden baktığımızda da yakınımızda olan ve güven veren o şekil verilmiş metal nesne.

    dışarıda yürürken yanından geçersiniz ya, kendini belli eden o kesif yaşanmışlıkları anlatan kokuyu duyarsınız ve o an kendinizi varoluşun verdiği o derin sancının içinde kıvranırken hayal edersiniz. kokuları ayırt edemezsiniz belki, koku alma duyumuz o kadar gelişkin değil ama bilirsiniz, o kokuların içinde ne acılar ve belki de ne mutluluklar yatar. acıların da mutlulukların da aynı yere konulduğu yerdir çöp konteynerleri.

    evden çıkarken annemizin/eşimizin elimize tutuşturduğu "dur süleyman çıkarken şunu da at bari" diyerek elimize tutuşturduğu çöpleri attığımız ve yakınımızda olmasını bu sebeple de çok istediğimiz şeylerdir onlar.

    kim istemez ki evinin yakınında olmasını istemesin, en çok ihtiyacımız olan çöp konteynerlerini
  • (bkz: seni çöpe atacağım poşete yazık)

    bir insan çöp konteyneri görünce ne hissedebilir lan? aşk, sevgi, ihtiras, korku, şaşkınlık veya nefret hangisi yani? en maksimumu iğrenme olur yani.

    bir de kendime bakıyorum, his yokluğunda nefes alamayıp boğuluyorum. bu vaziyette çöp kutusuna en ufak bir his duysam sorun olmaz mı? evleneyim mi çöp konteyneriyle? çöp konteynerinin ana tarafından belediye de bir çöp kamyonu asar mı?
  • ah ki ah..!

    o eski ve kendine has, pas kokusuyla çöp kokularının karıştığı çöp bidonlarının artık olmadığının ayırdına yeniden varmak; karşılaşılan çöp konteyneri plastik içeren cinsten ise, duyulan doğadışılık hissi; karşılaşılan çöp konteyneri madeniyse, post-modern yazgısallığın metalik tınılarında yeniden karşılaşılan buruşmuşluk hissinin özfarkındalığının* yarattığı özyıkım ve üzerine gelen özkıyım hissi.* işte budur çöp konteyneri görünce duyumsananlar ve çağrıştırdığı birincil süredurum gerektiren durumdan dolayı, kapıcıların* neden olması gerektiğine dair içsel çıkarsamaların yeniden nüksedişinin kaçınılmaz ferahlığının berkitilmiş* paylaşımı!*
  • (bkz: ne sikilir bu) olmadığına eminim.
  • çöp atmak. ötesi yok.

    duygusal bağ kurulabilecek onca güzel ve anlamlı şey varken bir çöp konteyneri ile duygusal bağ kuramam sanırım.

    bu başlığa niye yazdım onu da bilmiyorum.
  • eğer yanından geçiyorsam içinden kedi fırlayacak diye hep tedirgin olurum.

    bazılarının korkusu palyaçodur ama benim fırlayan kediler ve akabinde gelen tizzz bir "miyaaaavvvvvv" çığlığı...
  • 'yakınından geçersem koku ağzıma kaçar' gibi düşünce.