şükela:  tümü | bugün
  • garbage bin de denilebilir ingilizce.
  • bilgisayarın kesinlikle yanında bulundurulması gereken
    emektar çöp konteynırıdır, zira ufak ebatlarda olanları bile
    mutfaga gitme zahmetinden kurtarır.
  • zeki alasya nın aslan bacanak filminde metin akpınarın kardeşine gizli gizli görünebilmek için içine saklandığı geçici çöp muhafaza ekipmanı.
  • istanbul ahalisinin unutmaya yüz tuttuğu çöp atma şeysi. bi ara her bi yerde vardı bunlardan ben çocukken, insanlar yine de gidip çöpleri sağa sola atarlardı ya da uyuzluğuna çöp kutusunun dibine atarlardı filan. sonra herhalde belediye fuzuli buldu bu kutuları hiçbir yere koymaz oldu, o yüzden artık çöplerimizi ceplerimize doldurup evlerimize taşıyoruz; tabi çoğu insan bu kadar tahammüllü olmadığı için eskisi gibi çöplerini sokağa atmaya devam ediyor.
  • bir plazma ekran fiyatına yaklaşık 2000 tanesi alınabilecek çöp atma hedesi. ankara metrosu içinde bulunan plazma ekranlardan 10 tanesi satılarak 20.000 adet çöp kovası ankaralıların hizmetine sunulabilir. çöplerimizi cebe doldurmaktan, çöp kutusu aramaktan usanıp eeh yeter be diyerek oraya buraya atmaktan kurtulunabilir.

    insanımız her ne kadar yere çöp atma eğilimli olsa da yine de çöp kutusu olsa, çöpünü çöp kutusuna atacak kadar bilinçlidir. dikkat ediniz, sokaklarda içinde çiçek bulunmayan beton saksılar, hafiften çukur olan ağaç dipleri, çeşitli kenar kuytu köşeler diğer yerlere göre daha çok çöp barındırır. insanımız içgüdüsel olarak çöp kutusuna benzeyen yerlere çöp atmaya daha çok yatkındır. eline geçeni yere atan öküzler ise istisnadır.

    metroya bimneden önce soğuk havadan dolayı akan burnumu sildiğim sümüklü mendilimi atacak yer bulamamış, şikayet etmek üzere ankara metrosu danışma bölümü'ne gitmiştim. "nereye atayım bu sümüklü mendili" şeklindeki soruma "dışarı çıkıp orada bir çöp kutusu bulun" şeklinde bir cevap verildi. metro içerisinde çöp kutusu bulunmamasının nedeninin ise "bomba ihbarı yapılırsa tek tek arayamayız. güvenlik amaçlı" olduğu söylendi. ben de kendilerine, en azından içi gözükebilen tepsi şeklinde çöp kutuları koymalarını önerdim. sallayan olmadı.

    nacizane diğer bir önerim ise; eğer illa ki çöp kutusu konulmayacaksa, aynı plazma ekranların birkaç tanesinin satılarak temizlik görevlilerinin maaşlarının arttırılmasıdır. yazık adamlara, helak oluyorlar temizlemekten.
  • büyük şehirlerde, bombaların potansiyel bırakılma yerleri olduğu için sayıları hızla düşen, bazı alışveriş merkezlerinde içi görülebilir delikli çöp sepeti kıvamında kullanıma sunulan, pek yakında var olanları da göremeyeceğimiz çevre koruma hedeleri.
  • belediyelerin sokaklara koymadığı, koysa bile ya çok az, ya da çok küçük hacimlilerini koydukları şey. içinin tıkış tıkış dolması, taşması, etrafının taşan çöplerle dolması şehrimize ayrı, apayrı bir güzellik ve estetik katar.
  • bodrum sokaklarında ve adliye koridorlarında bulunmayan şehir eşyası.
  • stockholm metrosundaki tren vagonlarinda bulunmayan kutudur.
  • hadi bomba atilir diye sokaga, metroya, koymadin diyelim ama bazi insanlarin evlerindeki tuvaletlerine israrla neden koymadigini merak ettigim cop haznesi. hadi tuvalet kagidini klozete attin diyelim sifonu cektin gitti. kadinlar regl gunlerinde ellerinde hijyenik ped ile mi cikacaklar tuvaletten, atmak icin baska cop kutusu mu arayacaklar evde?