şükela:  tümü | bugün
  • italyan usulu kuver. vitrinde bakarsın 5 euro, oturduğun anda hop mekanın insafına göre 7-10 euro. italya'da paradan tasarruf için en mantıklısı ya milletin yaptığı gibi barda ayakta yemek ya da alıp dışarda yemek.
  • zorunlu bahşişin italyancası."madem bu parayı veriyoruz, bari masaya konan tüm grissini'leri yiyelim" diye düşünmekten kendinizi alıkoyamazsınız. en güzeli pizzayı alıp parkta, nehir kenarında falan yemektir.
  • italya'da turistik bölgelerde daha sık geçirilen kazık. venedik'te en kalınlarını bulabilirsiniz. turistlerin değil, halkın daha çok gittiği yerlerde nispeten incedir. onu nasıl mı anlayacaksınız? kazık girdikçe öğreniyorsunuz başka yolu yok, yani bir nevi deneme acıtma yöntemi.
  • italayan garsonların gıcıklıgını cekmemek için daha fazlasının verılesı bır ödentidir. oturduguna oturacagına pişman ederler adamı. hele bide sadece içecek sipariş ettiysen sayıyorlar direkt anlamıyorsun. ee kafa atarsan sen basıyorsun bizim o nacizane türk usulu küfürleri.

    anladım ki akdenizin gectiği yerler pek iflah olmuyor bizim gibi avrupaymıs sokam avrupasına.
  • bizim kuverin signor trapattoni versiyonu. yemeğin yanında bi' şeyler getirdikleri için değil, sırf oturup yer işgal ettiğiniz için alınan ücret. italya'da kimi yerde hesabın belli bi' oranında, kimi yerde sabit tutarda alınmakla birlikte turistik yerlerde tercih sebebi olabilmek adına coperto almayan mekanlar da mevcuttur. ayrıca venedik san marco meydanında yer alan ünlü "caffè florian"da abartarak coperto dışında bi' de müzik parası alırlar. "bu ne kardeşim müzik filan yok ki burada" dediğinizde "beklerseniz 2 saat sonra başlayacak" cevabını alabilirsiniz.
  • nam-ı diğer kopartma. mekana gelenleri kaz görüp tüy kopartmadan türemiş olsa gerek. kopart kopart, coperto. bana da pek inandırıcı gelmedi. zerre bahşiş bırakmam coperto sonrası, ama masadaki kürdana kadar da kullanırım 2 euroyu çıkartabilmek için. 5 euro alan yerde tuzluk çalmak ideal olabilir.
  • genelde 1,5-3 euro'dur. italya'da odedigim en yuksek coperto verona'daydi, 7 euro. su bile icsen üstüne kisi basi 7 euro ekleyiveriyorlar.
  • italyancadan mot à mot çevrildiğinde "sarılı", "çevrili", "örtülü" anlamı çıkan kelime. günlük dilde ise kafe ve restoranlarda hesaba eklenen kuveri (bkz: cover charge) kast etmek için kullanılır. hikâyesi geçmişe dayanmaktadır. şöyle ki:

    ikinci dünya savaşı sırasında yeme - içme sektörü, savaşın hüküm sürdüğü her yerde olduğu gibi, doğal olarak italya’da da tam bir darboğaza girmiştir. insanlar çoğu zaman karınlarını bir somun ekmekle zor doyurabiliyorken, elbette onlardan bir de dışarıda bir şeyler yiyip içmelerini beklemek olmazdı. işletmeciler ise buna bir çözüm getirmek için şu formülü uygulamışlar ve demişler ki:

    “ey ahali, buyurun mekânlarımıza gelin. hiçbir şey yiyip içmek zorunda değilsiniz. evden istediğinizi getirin. burada birlikte yiyin. biz sizden sadece cüzi bir çatal - bıçak parası alırız. bu vesile ile hem bulaşık ve sofra kurma - kaldırma derdinden kurtulursunuz, hem de şu sıkıntılı günlerde sosyalleşmiş olursunuz.”

    italyan insanının yapısına da uygun olan bu teklif halkın çoğunlukla teveccühüne mazhar olmuş ve belki de birçok işletme zorlu savaş günlerini o sayede atlatabilmiş; insanlar hayata bir şekilde tutunabilmiştir.

    temiz ve ütülü bir masa örtüsünde açılan servisten ibaret olan, yani aslında çatal - bıçak parasını ifade eden bu kavram, çakal esnaflığın sadece bizim kültürümüze ait olmadığını da ispatlamaktadır bir yandan.

    zira o dönemin şartları çoktan geride kalmış olmasına rağmen, işletmeciler bunu gelenek adı altında sürdürmüş ve artık mekânlarından yiyip içen insanlardan da avanta gibi tahsilata devam etmişlerdir.

    dipnot: bu uyanıklık bana başka bir şeyleri hatırlattı ya neyse.

    (bkz: özel tüketim vergisi)

    sonuç olarak yoğunlukla halkın ve esnafın uğrak yerleri olan trattoria ve osteria’larda bu uygulama pek kalmamıştır ya da miktar itibariyle çok azdır. ancak turistik bir mekâna giderseniz, konumu ve ne kadar lüks olduğuna bağlı olarak değişen oranlarda bir coperto ödersiniz.

    hele “şöyle bir piazza san marco’ya karşı içkimi yudumlayayım” diyorsanız geçmiş olsun. sadece birazdan bayılacağınız coperto ile oturduğunuz masa ve sandalyenin işletmeciye geliş maliyetini çoktan çıkardınız…
  • coperto olmuş cart curt. nasıl italya tatili yapalım? kişi başı ödenen coperto ile istanbul'da insan karnını doyurur oldu.