şükela:  tümü | bugün
  • istabul'da faaliyet gösteren bir gönüllü toplum örgütü. (stk değil)

    500 gündür her gece 21:30 civarında, taksim / tophane / borazan sokaktaki dr.atsushi miyazaki evsizler evinde pişirdikleri çorbaları termoslara doldurup firûzağa camiinden yukarıya oradan gezi parkı civarına oradan istiklâl caddesindeki evsizlerin içini, bizim yüreğimizi ısıtan harika insanlardan oluşmuş gönüllü toplum örgütü.

    ilgilenenler için:

    evin adı (bkz: dr.atsushi miyazaki evsizler evi)

    (bkz: tophane evsizler evi)

    1. kat: emin ersoy (`istiklâl marşı şairi mehmet akif ersoy'un sokaklarda donarak ölen oğlu`)

    2. kat:yadigâr ejder (`yeşilçam'da kemal sunal ile ayı rollerini paylaşan sokaklarda ölen aktör`)

    3. kat:zeliha sönmez

    peşin edit: adresi tam öğrenip buraya yazacağım. 2.5 kilo mercimek marketlerde 4 lira. şefkat ve merhamet ise bedava. hadi bakalım.
    adres: firuzağa mahallesi borazan sokak no: 3
  • #corbadatuzunolsun
    etiketiyle sosyal medyada yer bulmuş bir konudur.
  • önemli bir işe imza atmaktalar. kendileri hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak isteyenler internet siteleri ve twitter adreslerine bir göz atabilirler.

    edit: sonradan fark edilen yazım hatası.
  • havalar gittikçe soğuyor ve bir kap sıcacık çorba sokakta yaşayan insanlar çok kıymetli. sadece istanbul'da en az on bin evsiz insan var. çorbada tuzun olsun, evsizler için çorba dağıtmaya, giysi toplamaya devam ediyor. ancak bu akşam gönüllü desteğine daha çok ihtiyaç var.

    çalışmalarda yer almak isteyen arkadaşlar buradaki formu doldurarak gönüllü olabilirler.
    senin de #corbadatuzunolsun
  • bu soğuk kış günlerinde, sokakta yaşamak zorunda kalan insanlar için canla başla çabalayan, tamamen gönüllülerden* oluşan bir topluluk. uzun süredir de bu çalışmalarını devam ettiriyorlar.
    yakın zamanda kışlık kıyafet bırakmak için beyoğlu'ndaki dükkanlarına gittim. oldukça organize görünüyordu. yine gönüllülerin çabasıyla toplanan kıyafetler, çocuk-kadın ve erkek olarak ayrılmış, güzelce asılmış ve katlanmış şekilde kullanıcılarını bekliyordu.
    günün belli saatlerinde, sokakta yaşayan insanlar gelip, isimlerini ve tc numaralarını bırakarak kıyafetleri alıyorlar. en erken 15 gün sonra tekrar gelebilecekleri için isimlerinin yanına tarih de yazılıyor. sadece o defterin düzeni bile işin ne kadar özenli yapıldığını anlatıyor.
    eğer gidip görmek, kullanmadığınız iyi durumdaki kışlık kıyafetlerinizi bırakmak isterseniz adresi: şehit muhtar mahallesi, süslü saksı sokak, no:18 beyoğlu. (dükkan saat 13.00-17.00 arası açık. araçla gittiğinizde yakındaki taksi durağında aracı bırakıp taşımak için gönüllü arkadaşlardan yardım alabiliyorsunuz. mutlaka dükkana çıkıp, ortamı görmenizi isterim.)

    eğer vaktiniz varsa, her akşam yapılan çorba dağıtımına da katılırsanız çok mutlu olacaklardır. eminim siz de mutlu olursunuz çünkü manevi tatmin, parayla satın alınamayacak kadar değerlidir. (hatta ayarlarsak belki bir akşam beraber gideriz)

    başkasına yardım etmek, biraz da kendi içimizdeki eksikliğe dokunuyor, onu biraz olsun tamamlıyor gibi geliyor bana. bir söz vardır "bir başkasının yaşamasına yardım etmeyen, yaşadığını bilemez" diye. yaşıyorum diyebilmek için bir fırsat size.
  • guzel ama oznel. kimse kimsenin hayrina birakilacak kadar degersiz degildir. nesnel cozumler uretilmeli.
  • an itibariyle cnnturk'te gördüğüm güzel insanlar. araştırıp daha çok bilgi veririm. hemen entry girmek istedim.
  • bugün gönüllü olarak "çorbada tuzun olsun" ekibine katıldım. çalıştığım iş yerinde para biriktirildi, yardımlar toplandı, bugün de yardıma ihtiyacı olan arkadaşlarımız, kardeşlerimiz, abilerimiz, ablalarımız için hep birlikte toplandık ve çorbada tuzun olsun ekibini ziyaret ettik.

    ilk olarak yemekler yapıldı, normalde hep tek çeşit yiyecek çıkıyormuş, o da sıcak bir çorba ve bir altın ekmek. bugün iki çeşit yemek vardı; çorba ve pilav. ilk önce hepsini güzelce paketledik, çorbalar kaselere dolduruldu, aynı şekilde pilavlar da öyle. bizimle beraber gönüllü yaklaşık yirmi kişi daha vardı, biz, gezi parkı tarafına gittik, bir kısım roma parkı'na, bir kısım ise istiklal caddesi'ne gitti. çok güzel ve çok duyguluydu, benim için de çok iyi bir deneyim oldu.

    her gün yemek dağıtıldığı için yardıma muhtaç bir şekilde bekleyen insanlar gezi parkı'ndaydı, ancak biz ilk önce maçka parkı'na kadar indik, orada da yardıma muhtaç insanlar vardı, çorbalarını, pilavlarını ve ekmeklerini verdik, teşekkür ettiler, bazıları ile sohbet etme imkanı bile bulduk, uyuyanların ise yanlarına bıraktık yemeklerini. daha sonra gezi parkı'na geçtik, gerçekten kalabalık bir topluluk bizi bekliyordu, ufağından büyüğünden.

    gezi parkı'na geldiğimiz zaman insanlar bizi direk tanıdı, hepsinin karnını bir güzel doyurduk, ilginçtir, evsiz, yardıma muhtaç, türkçe bilmeyen, ingilizce bilen insanlar da vardı aralarında, açlığın dili ve ırkı yoktu.

    bir gün yolunuz düşerse cihangir'e oraya mutlaka uğrayın.
  • minicik bir kızın çorbasını eline aldığında yüzünde oluşan muhteşem gülümsemede herşeyin donmasını istedim bugün.
    ne kadar evsiz var farkında bile değiliz. bu sadece bir çorba değil "seni görüyorum ve saygı duyuyorum" demek aynı zamanda. bunun sokakta yaşayan insanlara ne ifade ettiğini düşünmek için bile çorbada tuzun olsun'a gidilmeli, çorba dağıtımına katılmalı.
    kullanmayıp bir köşede bıraktığınız kıyafetlerin, kaldırımda uyumak zorunda kalanlar için ne kadar değerli olduğunu tahmin bile edemezsiniz. çok zor değil, en azından sıcak tutacak şeyler gönderebilirsiniz. belki madde bağımlısı bir genç daha az üşür ve daha az ihtiyaç duyar kullandığı her ne ise ona..