şükela:  tümü | bugün
  • bira gerçekten meksikalıların işi, yani o sert, alkol tadından başka bir bok tadı alınamayan, mide bulandıran, acı tadın bokunun çıktığı biralardan ne anlıyordum acaba demeye başladım. sertlikmişte, nonoş birasıymış da bilmem neymiş. ya arkadaş, konu kafa bulmaksa bokum gibi tadı olan o biralardan iki tane içeceksem bundan 4 tane içer öyle kafa bulurum. hepsi bu yani. severek içiyorum.
  • tartışmasız en iyi* bira.

    *en iyi derken piyasada satılan biraları kastediyorum tabi. belçika'nın bilmemne köyünde üretilen döktirinşken birasına ulaşamadığımız için yorum yapamıyoruz o konuda.
  • son fast & the furious filmi olan furious 7'da da adamımız dominic toretto'nun önceki filmlerde olduğu gibi güzelce bi reklamını yaptığı bira. adam müptelası çıktı iyi mi.

    bu arada önceki entryleri de okuyunca farkettim ki yıllar boyu fiyat artışı aşağıdaki şekilde olmuş:

    2004: 2.5 tl
    2006: 4.5 tl
    günümüz (2015): 6.5 tl

    şaka maka biranın da 10 tl oluşunu görcez bu gidişle.

    güncelleme: demangeaison adlı yazara teşekkürler, corona an itibarıyla (2019 başı) marketlerde 12 tl imiş. arada 10 sınırını geçmişiz haberimiz yok. bu gidişle 15'e varır bu meret.

    güncelleme 2: turkishammer bugün (2019 ağustos) marketten 16'ya aldığını bildirdi. nereye böyle?

    güncelleme 3: andromeda007 2019 biterken marketten 16.95'e aldığını belirtti. yuh artık.

    güncelleme 4: iş iyiden iyiye açık artırmaya döndü. seyrigueyrum, nisan 2021 itibarıyla 18.50 olarak bildirdi.
  • yazilmis en guzel siirlerden biri bu kapagin altinda kalmis. basligi kopurtmenin bana kismet olmasina cok sevindim; serefe!

    corona

    güz kendi yaprağını yiyor elimden: biz iki dostuz.
    zamanı ceviz kabuklarından ayıklayıp yürümeyi öğretiyoruz ona:
    zamansa dönüyor kabuğuna.

    aynada pazar,
    düşte uyunan uyku,
    ağızsa gerçeği söylemede.

    gözüm bir sevgilinin cinselliğine teşne:
    öyle bakışıyoruz,
    karanlık sözler ediyoruz birbirimize,
    haşhaş ve bellek gibi seviyoruz birbirimizi,
    uyuyoruz şarap gibi midye kabuğunda,
    bir deniz gibi ayın kanlı ışığında.

    penceredeyiz sarmaş dolaş,kendimizi seyrediyoruz sokaktan:
    vakt erişti, herkesler bilsin bunu!
    artık çiçek açma zamanıdır taşın,
    yüreğinse tedirginlik zamanı.
    zamanıdır, zamanı gelmenin.

    artık zamanıdır.

    paul celan
  • sise agzi uzun oldugu icin buradan tutulmasina inkan veren ve dolayisiyla elinin sicakligi ile sogumayan bira
  • eskiden miller bu statüdeydi, pahalıydı 33lüktü, tadı güzeldi ama kız birası gibi muamele görmekten kurtulamamıştı. şimdi corona aynı cefayı çekiyor, türk insanı biradan ne anlar, ver tombul bira benzeri ürün efesi içsin.

    ha bu fiyatlardayken içilir mi, asla. ama tadına, yoğunluğuna vs laf edenler kusura bakmasın biradan anlamıyorsunuz canlarım.

    (bkz: lager) (bkz: ale) (bkz: beer)
  • 35.5 cl şişesiyle gönlümüzde taht kurmuş delikanlı bira
  • latince "taç" anlamına gelen kelime. ingilizce karşılığı olan "crown" da bu kelimeden türemiştir. ayrıca güneşin partiküllerini uzaya saçtığı en üst tabakasına, yani tacına da bu ad verilmektedir.
  • http://i50.tinypic.com/903mmb.jpg

    latincede taç, çelenk anlamlarında olup göksel cisimlerin etrafında beliren, türkçede hale dediğimiz çemberi de betimlemiştir. haleye ingilizcede de corona denilebiliyor. biliciliğin ve kehanetçiliğin, yaşamın önemli bir parçası olduğu roma'da göksel corona'lar için de birtakım tarihî kayıtlar mevcuttur. örneğin apollonia'dan dönen imparator augustus roma'ya girdiğinde, güneş'in etrafında böyle bir corona oluştuğu anlatılır.

    eskiler doğanın; liderlerin, önemli adamların doğumlarındaki ve ölümlerindeki ya da yönetimdeki uğursuzluğu (marcus antonius/cleopatra egemenliğindeki mısır'da olduğu gibi) corona gibi birtakım fenomenlerle önceden bildirdiğine inanırdı. bu inanç yapısı kimi zaman astrologların, kimi zaman augurların, kimi zaman da simyacıların başını yakmıştır. ancak augustus örneğindeki corona, yıkımın ve uğursuzluğun değil, iyi günlerin, refahın göstergesidir.

    filosofumuz seneca, naturales quaestiones'te bu atmosfer olayını açıklarken, bu halkaların söz konusu göksel cisme yakın bir noktada oluşmadığının altını çizer. gerekçesi de şudur: güneş, ay ve diğer parlak yıldızların bulunduğu noktada ether'den başka bir şey olmasa gerek; oysa göksel cisimlerin ışıkları, parlaklığı havaya çarpar, çarpınca da ışık sahibi kaynağın (örneğin güneş'in) şeklini alır. bu yüzden corona'lar yani haleler çember şeklindedir. filosofun burada yaptığı benzetme şudur: etrafı çevrili su birikintisine, gölete, göle vb. taş atıldığında, ilkin dar olan ancak gitgide genişleyen bir halka dizisi oluşur, bu dizi suyun sınırlarına doğru uzadıkça kaybolur. aynı durum atmosferde de geçerli olmalıdır.

    ancak burada bir farklılık söz konusu. en tepede bahsettiğim eskilerin doğa fenomenlerini kâhin gözlüğüyle okumaları durumu corona'lar için de geçerlidir. corona'lardan bazıları herbir yana doğru genişleyerek ya da sönerek kaybolurken, bazıları sadece bir yöne doğru genişleyerek kaybolur. buna bağlı olarak romalı gemiciler (büyük ihtimalle önceki ve çağdaşları olan uluslardaki gemiciler de), corona'nın kaybolduğu yöne göre rüzgâr tahmini yaparmış. örneğin güneye doğru kaybolursa, bu, güney rüzgârının; kuzeye doğru kaybolursa, kuzey rüzgârının çıkacağına bir işaretmiş. günümüzde aradaki bağlantıya ilişkin ilmî veriler ne boyutta bilmiyorum; ancak eldeki edebî kayıtlar bu gemicilerin yanılmadığını söylüyor. biz yine de dilimizi ısıralım, bu eski "doğa okuması"nı ihtiyatla karşılayalım
  • markette şişesi 4.8 tl'den satılıyor. yani 6 tanesi 28.8 tl. hani evde içmek ucuzdu lan?

    bu fiyatlandırma ve vergilendirme politikası için:

    (bkz: yapımda ve yayında emeği geçen herkesin allah belasını versin)