şükela:  tümü | bugün
  • başlığı dikkat çekmesi için sansasyonel şekilde açtım ama komplo teorsinden bahsetmeyeceğim. bir grubun dünyadan sakladığı bir gerçek söz konusu değil sadece gözlerimizin önünde saklanan açık bir gerçek var *
    lütfen aranızda bu hastalığın ülkemize mart ayında girdiğine öncesinde türkiye'de olmadığına inananlar varsa buradan sonrasını okumasınlar.
    bu hastalığın öldürme oranı dsö'nin verdiği %3.6 değil. çok çok daha az. sebebi toplam gerçek hasta sayısı bilinmiyor. gerçek hasta sayısı çok çok daha fazla. sadece belirli semptomlar gösterip test edilen insanlar vaka sayılıyor. gerçek mortalitesi %0,05 civarında. yani 10binde 5. bu da coronayı mevsimsel gripten daha az ölümcül yapıyor. (daha az tehlikeli değil). `tv'de ve sosyal medyada verilen rakam ve istatistikler eksik olduğu için hiç bir anlamı yok.` sadece insanları korkutmaya yarıyor
    tam bir resim görmek için hastalığın yayılma döngüsünü tamamladığı bir topluluğun tamamını test edip çıkan rakamlara bakmalıyız. bunu görebileceğimiz tek yer japonya'da karantinaya alınan diamond princess gemisinde hastalığı yaşayanlar.
    hastalık 2 hafta gemide hiç bilinmeden yayılıyor. 3500 yolcu arasında 700 kişi corona pozitif çıkıyor. 6 ölüm var. pozitif çıkanlardan 350'si hiç bir semptom göstermiyor. gemideki 3500 kişi yaşlı ve riskli gruptan olduğu göz önüne alınıp çıkan istatistikleri dünya geneline yayarsak mortalite %0.05.
    kaynak yani 10binde 5. mevsimsel gribin mortalitesi 10binde 8. fark ise corona yayılması durdurulamaz bi yapıya sahip. korunmak için izole edilmiş fanuslarda yaşamak gerekiyor.
    dün sabah ismail küçükkaya programına çıkan profesör doktor "çin'in tespit ettiği her bir corona hastasına karşılık tespit edemediği 10 corona virüs hastası olduğunu açıkladı" diye açıklama yaptı. bu 10 kişi sıfır ya da çok az semptom gösterdiği için sağlık kurumlarına başvurmuyor. hastalığı yaymaya devam ediyor. kişisel yorumum çinliler hastalığı yenmediler, ingiltere gibi akışına bıraktılar.
    kaynak
    ayrıca bir italya gibi olmayacağız olmadık. başta dediğim gibi bu hastalığın avrupa'dan sonra türkiye'ye girmiş olması imkansız. şaka gibi ama ocak sonuna kadar wuhan'dan direk uçuş alan ülkeyiz. ve bu virüs ülkemize çok çok önce girdi yayıldı. belki 2-3 ayda toplumun yüzde 20'sine bile bulaşmış olabilir.
    (bkz: #103916490) en yakın arkadaşım doktor. son 2 ayda buna benzer yüzlerce hasta tedavi ettiğini söylüyor.
    o zaman neden italya gibi olmadık diyeceksiniz
    çünkü demografik yapımız çok farklı
    italya'nın yaş dağılımı
    ve bu da
    türkiye'nin yaş dağılımı
    italya'da nüfusun %22si 65 üstü. bizde ise %8'den az.
    ayrıca ilk defa coğrafya'nın kader olması işimize yarıyor. hijyen yaygın olmadığı için bağışıklık sistemimiz avrupa'dan daha güçlü.
    siz sormadan sorularınızı cevaplayayın:
    bu kadar panik niye?
    cevap: en çok reyting alan yayınlar felaket haberleridir. insanları ekrana kilitler medya için bundan daha iyi bir reyting kaynağı düşünülemez. dolayısıyla bilinçli bilinçsiz korkuyu körüklüyorlar.
    bir de sosyal medya fenomenlerimiz var. onlar için de bulunmaz bir ilgi kaynağı. gerisi de biziz. hiç bir bilgiyi kaynağını sorgulamadan her okuduğumuzu sorgulamadan yayıyoruz.
    rahmetli george carlin'in dediği gibi kaosu seviyoruz. entropy
    bu başlığı açma sebebim "panik yapmayın" demek değil. yanlış anlamayın. panik yayılıyor. dünya kaos ve entropi önünde diz çöküyor. ve biz ön koltukta seyrediyoruz. kemerlerinizi bağlayın.
    bize yaklaşmakta olan dertlerin en küçüğü corona. buna emin olun.

    ayrıca her boka muhalefet olan çok bilmiş felaket tellalı yazarlara da einstein'den küçük alıntı bırakıyorum.
    sağlıcakla kalın ;)

    preedit: önlerine geleni yazar yapıp burayı çöplüğe döndürdükleri için sözlüğü uzun süre önce bırakmıştım ama bugün ortaya çıkan durumda yazmak vazife oldu. okuduğunuz için teşekkür ederim.

    posteditler:
    1- tartışmaya burada devam etmeyeceğim. takip etmek isteyenler, ilgilenenler sorusu olanlar buyrun lostballad
    2- okuduğunu anlamayan, tamamını okumadan ahkam kesen, linç etmeye kalkan, özelden tehdit eden susercıklar corona tehlikeli değildir demiyorum. panik ve korku corona'dan daha tehlikeli. örnek:istanbulda corona'dan korunmak için ispirto içip ölen 20 kişi
    3- yazdıklarım 3 aylık süreçte yüzlerce farklı kaynaktan okuyarak yaptığım çıkarımlar.
    4- "bu iş çok ciddi" diyen tüm sosyal medya fenomenlerinin .mına koyim. o'lum hayatta ciddi olmayan bi'şey mi var? türkiye'de hepimiz hayat mücadelesi veriyoruz hem de her gün. gelsin avrupa türkiye'de hayatta kalsın da göreyim.
    5- entry'imi ve başlığı silmezsem beni bulup s.kmekle tehdit eden susera adresimi gönderdim. gelebilirse canlı yayında buradan seyredesiniz mücadeleyi.

    kamu spotu: yemek, gıda vb ihtiyaçlar için yeteri kadar paranız varsa, işe gitmediğinizde patron arayıp kovmayacaksa, dükkanı açmayınca dükkan sahibi kapalı günleri kiradan düşecekse dışarı çıkmayın. #evdekalın
  • ee yani diyorsun ki çık gez? murat boz sen misin? geyik bir yana arkadaş haklı fazla abartıldı sanırım. diamond princess güzel örnek.
  • "hijyen yaygın olmadığı için bağışıklık sistemimiz avrupa'dan daha güçlü" mü? hem bilgi yanlış hem argüman saçma. ne alaka ya.

    edit: onlarca mesaj geldi. düzgünce fikir belirtenleri tenzih ederim ama ne meraklısınız ülkemize bok atmakta ya. oturduğum yerden bizim taharet musluğumuz var aga diye sallamıyorum. bunu söyleyince de hava atıyosun diyecekler ama avrupanın birçok ülkesini gördüm ve farklı yerlerde yaşadım. o kirli bu temiz diye bir şey yok. her kültürün temizlik anlayışı farklı. illa da ısrar ediyorsanız insan herkesi kendi gibi bilirmiş diyip kaçıyorum. isteyen kudursun ahahah.
  • helal yahu tamamı ile katıldığım durumun özeti, pardon geniş açılımı ...
  • hijyen konusunda, eve girince ayakkabı çıkarma, el yıkama, hatta üst değiştirme alışkanlığı yaygın olan milletiz o kadar da yermeyelim, ama sokağa tükürme, burun karıştırma, her gün duş almama, diş fırçalamama alışkanlıklarımız cidden büyük sorun ve evet tabiiki marttan önce gelmiştir virüs ülkeye hayal aleminde yaşamaya gerek yok. test yapmayınca yok saymayalım.
  • [https://pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/…atality&from_pos=3
    covid 19 fatalite oranı metaanaliz
  • en geç 1 yıl içinde, geriye baktığımızda, bu virüsün ne kadar abartılı bir şekilde büyütüldüğünü ve ne kadar büyük bir oyunun içine çekildiğimizi anlayacağız.
  • hastalık akciğerlerinize girip akciğer hücrelerinizi patlatıyor, bu arada bağışıklık sisteminize de sızabiliyor. eğer bağışıklık sisteminize sızarsa bu sefer hem virus hem bağışıklık sisteminiz akciğer hücrelerine saldırmaya başlıyor. bu yüzden solunum güçlüğü başlıyor.

    bağışıklık sisteminiz eninde sonunda bu virüse karşı olan savaşı kazanıyor ama felç bir hale geliyor.

    iste iyileşmeye başladığınız bu süreçte diğer bakteri ve virüsler vücudunuza girerse zaten yorgun olan bağışıklık sistemi bu yeni tehditlere karşı savaşamıyor ve ölüm kaçınılmaz oluyor.

    dolayısı ile karantina altında devamlı dezenfekte edilen gemide karadaki kadar çok bakteri olmadığı için ölüm oranının az olması kadar mantıklı bir sonuç yok.
  • (bkz: virusle ile) büyük resmi gördüm.
    verdim şukunu panpa
  • şu konuyla ilgili mantıklı düzgün cümleler kuran kim olursa inanasım geliyor cehalet lanet bir şey.