şükela:  tümü | bugün
  • başlığa sığmadı "corona virüsü ve the contagion filmi arasındaki benzerlik" olacaktı. neyse

    nypost linki

    filmi izleyenler hatırlayacaktır salgın çin'de başlıyor ve bütün dünyaya hızla yayılıyor. ilk belirtilerde ülkeyi karantina altına alıyorlar.

    virüsün etkileri filmde yüksek ateş, solunum yetmezliği ve titreme şeklinde. ama o da ne? corona virüsünde de aynı belirtiler var.

    filmde virüs yarasadan bulaşıyor. sosyal medyada ilk çıkan haberlere göre de virüs yarasadan geçmiş ayrıca çinli yetkililer de virüsün hayvandan geçtiğini doğruladı.

    filmi izleyin olayların gelişmesi o kadar paralellik gösteriyor ki ulan acaba bu kadar tesadüf olabilir mi diyorsunuz.

    komplo teorilerine hiç kulak asmadım. bence dünya yuvarlak, aya gidildi ve 11 eylül planlanmamıştı.*

    ama bu acaba dedirtti. ayrıca virüsün ilk ortaya çıktığı pazarın 20 mil uzaklığında çin'in en büyük virology laboratuvarının bulunması da tüyleri bir zıplattı yani.

    bakalım neler olacak. eğer olaylar filmdeki gibi gelişmeye devam ederse sivas'ta 2200 rakımdaki yayla evime gidip 1 km çapında daire alanıma giriş yapanlara uyarı atışı yapıp radyodan gelen cılız sinyallerle haber almaya çalışıp çam fıstığı ve tavşan yemeği düşünüyorum. who nun dediği gibi "every country on its own."
  • her ne kadar akla ve mantığa uymasa da yıllardır yazılıp çizilen komplo teorilerini hatırlatan benzerlik.

    bir şekilde internette ya da kitaplarda okuduğumuz; dünyayı yöneten gizli güçlerin, kaynakların azalması sebebiyle nüfusu azaltmak için virüsler üreteceği, savaşlar çıkaracağı komplolarını hepimiz biliriz. bazen bu benzerlikler insanı şüpheye düşürüyor, kitaplar, dergiler ve filmler yoluyla ölümlere, zombilere, felaketlere önceden alıştırılıyoruz. bu elbette gerçek olmayabilir ama çok önceden konuşulan konuların birebir aynısının gerçekleşmesi insanda "acaba" sorusunu da beraberinde getiriyor.
  • hemen gidip izleyeyim filmi, bayılırım komploya !
  • ya bakin ciddi ciddi anlatiyorum. salgin hastaliklar hayvanlarla temas sonrasinda bulasan virusler bakteriler yuzunden baslayabilir, fact 1:
    zaten soyumuzun bir cok hastaliga karsi bagisik olma nedeni tarim devriminden sonra evcillestirilen ve ic ice yasamaya basladigimiz zamanlarda bize bulasan hastaliklarin bagisiksiz olanlarimizi oldurmus olmasi. hakeza, tarim toplumuna hic gecememis kizilderililerin cicek virsune bagisik olmamasi da bu yuzden. yani bugun yilan yediginde maruz kaldigin farkli viruse bundan 12 bin yil once domuz yediginde maruz kalmisti atalarin.

    fact2: eger bir bolgede insanlarin hayvanlarla ve diger insanlarla temasi yuksekse, o bolgede hijyen kurallarina da dikkat gosterilmiyorsa o bolge hastaligin uredigi dogal bir laboratuar gibidir, bakteriler ve virusler bulasabilmek ve evrilebilmek icin verimli bir ortam bulurlar.

    fact3: tarih boyunca bir cok salgin hastalik olmus ve bu hastaliklarin bir kismi nufusun ciddi bir bolumunu oldurmustur. hastaliklarin yayilmasinda kervanlar ve deniz seferleri ile yapilan ticaretin etkisi buyuktur.

    fact4: solunum yoluyla bulasan hastaliklar daha bulasicidir.

    simdi, yukaridaki fact'lerden yola cikarak bir salgin hastalik filmi cekecek ya da romani yazacak olsaniz, goktasiyla new york'a dusen uzayli bir virus senaryosu iceren fantastik bir roman yazmiyorsaniz bu yukaridaki 4 fact uzerine kurulu bir senaryo yazarsiniz. bu senaryoda hastalik cin'de veya hindistan'da baslar (1 ve 2) , ucaklarla dunyanin geriye kalanina yayilir (fact 3), hastalik oksurukle vb bulasir (fact 4)

    yani bunun nesini idrak edemiyorsunuz da salak salak komplo teorilerine meylediyorsunuz anlamiyorum. yani anliyorum aslinda, kendinizi akilli hissetmek hosunuza gidiyor ve gorulmeyeni gordugunuz sanrisi sizi iyi hissettiriyor. agzinizin tadini kacirmak istemem ama sizinle ayni gorulmeyeni goren epey bi milyon salak var. uzgunum.
  • herhangi bir salgında uygulanan normal bir prosedür olduğundan olağan dışı bir durum barındırmayan benzerliktir

    (bkz: #101226642)
  • adı üstünde bilim kurgu filmi.. bilimsel veriler alınıp kurgulanarak dramatize ediliyor.. gerçekleşmesi imkansız değil... işkembeden kurgu olsaydı evet büyük tesadüf sayılırdı... benzer şekilde interstellar filminde de izafiyet teorisi işlenmiştir.
  • the contagion filminde virüs, yarasa dışkısını domuzun yemesi ve ardından o domuzun servis edilirken şefin mikroplu ellerini üzerine silmesi ardından bir kadınla tokalaşıp o kadının da amerika'ya dönüşüyle salgına dönüştüğünü hatırlıyorum. (işe yaramayacak bilgi: kadın uzak doğuya gidiyor ve kocasını aldatıyordu. virüsü oradan getiriyordu)

    filmde de bu virüsün laboratuvar virüsü olduğu, dünya sağlık örgütü ve küresel ilaç firmalarının çıkarları için üretildiği, aşı ve ilaç üzerinden para kazanmak için salgın çıkarıldığını savunan bir şarlatan vardı. ve aşı karşıtlığı kampanyası yaparak kaos çıkarıyordu. iyileştim diyerek kendi hazırladığı ilacı pazarlıyordu. daha sonra gözaltına alınınca anlaşıldı ki, bu herife hiç virüs bulaşmamış ve hiç hasta olmamış. ancak bunu kabul etmeyen binlerce ahmak bu şarlatanın milyonlarca dolarlık kefaletini ödeyerek hapisten çıkmasını sağlıyordu.

    gerçekte de böyle olayların olmayacağının garantisi yok. bu virüste de aşı karşıtlığı yapılabilir, bulunacak tedaviyi ilaç firmalarının oyunu olarak görenler olacaktır.
  • çok spesifik bir benzerlik göremedim. ancak film oldukça iyiydi. mutlaka izlenmeli.
  • abidik gubidik teoriker üretmeyin (bkz: spanish flu)
  • virüsün yayıldığı coğraya haritası bile benzer :)