şükela:  tümü | bugün
  • metal konserine gitmek.
  • sarılmak
  • kulaklığı takıp güzel bir müzik eşliğinde yürümek.
    çok güzel olduğunu biliyordum ama bu kadar özleyeceğimi bilemedim.
  • corana -> corona / korona
    özlenilen -> özlenen

    ayrıca söz dizimi olarak da nasıl tarzanca bir başlık lan bu. karantinadan türkçeniz de nasiplenmiş.
  • yürümek, bir cafede oturmak, kızımı parka götürmek, arabada camı açıp etrafı seyretmek, ailemi görmeye gitmek
  • benim açımdan sıralı tam listesi aşağıdaki gibi olandır:

    1-) sevdiklerine sarılmak
    2-) kapalı mekan, açık alan fark etmeksizin canlı müzik dinlemek - konser izlemek
    3-) birlikte veya yalnız farketmeksizin restaurant/cafe veya açık alanda bir şeyler yiyip içmek; ama özellikle yakın çevreyle bir barda/pubda gülmekten yorulacak noktaya getiren sohbetler edip bayılana kadar içmek
    4-) casual sex
    5-) denizle ilgili bilimum aktivite (denize bakmak, denize girmek, deniz havası solumak, denize karşı 2 tek atmak, denize karşı yemek yemek, denize karşı ve belki de denizdeyken çay-kahve-bira içmek, denize karşı sigara içmek* falan falan)
    6-) davul çalmak ve mümkünse grupla prova almak
    7-) bu liste bitmez; ama bir daha hem de hiç; ama hiç "x yüzünden yapmayı en çok özlenilen şey"ler tadında listeler yapmak durumunda kalmamak
  • spor salonunda ağırlıkların altına girmek.
  • yere ya da ne bileyim böyle sahil kenarı taşlarına vs pek oturmam. temiz gelmez vs. ama bazen gerçekten bazen amaan derim ne olacak ölecek miyim sanki derim ve yaparım.

    işte hiç unutmayacağım bir gün kordondaki sahil kenarındaki tahta oturaklara oturup ayaklarımı sahile uzatıp müzik dinlemiştim saatlerce güneş batana kadar ılık bir yaz günüydü. o gün hissettiğim özgürlüğü huzuru sakinliği size anlatamam o sadece bir his.

    işte en çok o anı özledim ben.

    bir de deniz kenarında kumlara uzanmayı yahut bir ormanda spor yapıp yerlere yatmayı zıplamayı koşmayı tepinmeyi.

    kirlenmeyi özledim ben.
  • lahmacun-ayran
    tenis
    çay-kahve
    seyahat