şükela:  tümü | bugün
  • şirket yönetimi*.

    (bkz: kepenk açmak)
  • anlam olarak karsiligi sirket yonetimi olmayan, turkcesi kurumsal yonetisim olan, temelinde kurumlarin yönetimlerinin seffafliklari ve sirketi yonetenlerin sermaye sahiplerinin ve yatirimcilarin haklarini koruyan faaliyetlerde bulunmalari kavramlari bulunan isletmesel inceleme konusu
  • mülk (sermaye) sahibi ile mülkü yönetenler arasindaki iliskilerin nasil, ne sekilde ve hangi kontratlarla düzenlenmesi gerektigini inceleyen arastirma konusu.

    devleti bir sirket, vergi veren vatandaslari da o sirketin özsermayedarlari seklinde yorumladiginiz takdirde; sadece sirketleri degil, devletleri de ilgilendiriyor aslinda. sirketin ne kadar kücük veya büyük oldugundan cok; oyuna dahil olanlar acisindan en etkin ve en verimli yönetim sekli nasil olmali, bilgi asimetrilerinden* ve ahlaki zaaflardan (moral hazard) kaynaklanan sorunlar nasil bertaraf edilmeli gibi konulara kafa yoruluyor.

    (bkz: enron)
  • en son italyan parmalat'in da iflasiyla iyice ayyuka cikmis sirket yöntemi etigi hakkindaki tartismalara cözüm üretmekle alakadar akim...

    varolan doktrin bu akimi tam olarak sinirlandiramasa bile; çikis noktasini ceolarin kisisel menfaatlarini sirketinkinden, dolayisiyla da hissedarlarinkinden önde tutmalari olarak tesbit etmistir...
    imkanlarin müsterek kullanimi ile kar etme amaciyla olusturulmus bir platform olan sirket, yönetici güruhun elinde kuklaya dönebilmektedir...
    mesela isleyen sirketin karina ortaklik semalari arasinda en güzide olani stock options, ceolarin fazlasiyla istahini kabartmis ve sahte bilançolar, borcun gizlenmesi gibi yöntemlerle; audit firmalarinin da ortakligiyla sefafliktan ödün verilerek makyajli kar-zarar tablolari gösterilmistir...
    borsada yükselen degerler sirketin hisselerine tavan yaptirmis, akabinde çosan ceolar optionlarini kullanarak satin aldiklari hisselerle spekülatif etkiden faydalanip köseyi dönmüslerdir..

    yetmemis golden parachute gibi uygulamalar, sirketi kendi menfaatlari için batirma raddesine getiren ceolar için (bkz: jean marie messier) giderayak vurgun yöntemi teskil etmis, varolan sömürü sistemini upgrade etmeye yaramislardir...

    corporate governance gibi bir akim avrupa komisyonunun gündemine oturmakla kalmamis, uluslararasi muhasebe kurumlarinca yeni standardizasyonlara gidilmesine karar verilmis, büyük sirketlerin ise bu konuda ve sürdürebilir kalkinma gibi komsu mevzularda, güven verme amaçli koca raporlar hazirlatmalarina sebep vermistir...
  • corporate governance anlayı$ı, anonim ortaklıkların idaresinde ve faaliyetlerinde kar elde etme ve pay sahiplerine dağıtma ana unsuru ve amacını ta$ıyan geleneksel yapılarının yanında, pay sahipleri dahil tüm menfaat sahiplerinin haklarının korumasını ve bu çerçevede söz konusu menfaat grupları arasındaki ili$kilerin kurallarının düzenlemesini hedefleyen bir kavramdır..
  • türkçede yaygınlaşmaya başlayan kullanımı; (bkz: kurumsal yonetim)dir.
  • bu konuda faaliyet gösteren global corporate finance forum (gcgf) için;
    http://www.gcgf.org/
  • dr.yılmaz argüden'in keys to governance kitabı ile dünyaya katkıda bulunduğu kavram
  • kurumsal yönetişimin ana ilkeleri; etkililik, tutarlılık, şeffaflık, adil olmak, hesap verebilirlik, katılımcılık, sorumluluk vb.. ilkelerdir. bu ilkeleri uygulayacak olan yöneticiler ve yönetim kurullarıdır.

    şirket yönetimi, şirketi hissedarlar ve hissedar olmayan diğer paydaşlar adına yönetmekle sorumludur. tüm paydaşlarına güven veren kurumlar, daha sağlıklı, daha güvenilir, daha sürdürülebilir kurumlardır. bu güveni ve şeffaflığı sağlayabilmenin en etkin yolu ise kurumsal yönetişim kültürünü benimsemek, uygulamak ve içselleştirebilmekten geçer.

    kurumsal yönetişim, kurumlar için kapitalizmin getirdiği kar etme dürtüsü ve kişilerin içinde bulunan kişisel hırslardan tüm paydaşları korumaya çalışması ve bunu bir kurum kültür haline getirmesi açısından çok önemlidir.
  • yaptığım küçük bir araştırma sonucunda türkiye'deki hukukçuların pek de üzerine düşmediğini farkettiğim bir konu. hasan pulaşlı yıllar önce incecik bir kitap yazmış bu konuda. onu da ilk geldiğimde alacağım, yaklaşımını merak ettim hocanın.

    yahu bu aşırı zevkli bir şey. şirketler hukukunun ayrılmaz bir parçası. çok da sosyal bir mesele aynı zamanda.

    hayatımda çok az şeyi okurken bu kadar zevk aldım.

    bu ilgisizliğin sebebi belki de türkiye'de tam anlamıyla kurumsallaşmış şirket sayısının çok az olmasıdır. ama bilmiyorum yahu. üzücü.

    allah ömür ve çalışma azmi verirse bu konunun üzerine eğilmek gibi bir hayalim var.